Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Kardiyoloji Servisinde Ciddi İhmal Ve Saygısızlık

12 Nisan akşam saatlerinde Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi kardiyoloji servisine, 112 acil üzerinden Galataport istikametinde yaşadığım rahatsızlık nedeniyle giriş yaptım. Kalp kapakçığımda iltihap şüphesiyle yatışım gerçekleştirildi. Ancak hastaneye giriş yaptığım andan itibaren, özellikle kardiyoloji servisi ve ilgili personelin yaklaşımı hem insanlık dışı hem de son derece ihmal içerir nitelikteydi.
Acil girişim yapıldıktan sonra kan alma ve damar yolu işlemleri için yaklaşık üç saat bekletildim. Hasta karşılama bölümünde tek kişi çalıştığı ve adeta canından bezmiş gibi davrandığı için bana karşı son derece umursamaz ve saygısız bir tavır sergiledi. Doktorlar kalp kapakçığında iltihap nedeniyle yatışımın yapılacağını söylemesine rağmen, hasta karşılama için bir saatten fazla beklemek zorunda kaldım. Bekleme süresini sorduğumda ise “Bir kişi var, ne yapalım, bekleyeceksin, bizim de işimiz var” şeklinde çıkışıldı.
Kardiyoloji servisine alındıktan sonra, 13 Nisan sabahı kalp doktoru odaya geldiğinde ağrılarımdan dolayı uyku halinde olmama rağmen ne olduğu ile ilgili sorduğumda, alaycı bir üslupla “Otobüsten indik” şeklinde cevap verdi ve bu ciddiyetsiz tavrının ardından bir daha odaya dönüp durumumla ilgilenme gereği bile duymadı. Odaya ikinci kez dahi gelip “Neyin var, nasılsın, şikâyetlerin devam ediyor mu? ” gibi temel hekim sorularını sormadı, tamamen ilgisiz kaldı.
Stajyer hemşireler ve görevli hemşireler de benzer şekilde ihmalkar davrandı. Damar yolumun şiştiğini sabah saatlerinde açıkça söylememe rağmen, akşama kadar kayda değer bir müdahale yapılmadı, sadece buz verilip geçiştirildim. Ayağımda karıncalanma başladığını defalarca ifade etmeme rağmen, hemşireler “Sabah doktora haber vereceğiz” demekle yetindi; ancak doktor saatler geçmesine rağmen ne odaya geldi ne de durumumla ilgilendi.
Benim refakatçim olmadığını, annemin vefat ettiğini ve tek başıma olduğumu bilmelerine rağmen, odaya sessizce girip ben uyurken çıkmaları, beni bilgilendirmemeleri ve kontrol etmemeleri başlı başına bir skandaldır. O an kalbim dursa ya da acil bir durum gelişse, tepki veremeyecek halde olabileceğim ortadayken, bu kadar başıboş bırakılmam kabul edilemez. “Aşkın Bey iyi misiniz? ” diye sormak dahi çok görülmüştür.
Şu an hâlâ hastanede yatışım devam etmektedir ve bu şikayetlerim, özellikle kalp doktorunun ihmali, stajyer hemşirelerin duyarsızlığı, hemşirelerin genel ilgisizliği ve hasta karşılama biriminin saygısız tavırları ile doğrudan ilgilidir. Tıbbi tedavinin içeriğinden ziyade, alaycı üslup, ilgisizlik, ihmal ve insan hayatını hiçe sayan yaklaşım nedeniyle ağır mağduriyet yaşıyorum. Bugüne kadar hasta hakları birimine veya hastane yönetimine resmi bir başvuru yapmadım; ancak yaşadıklarımın boyutu nedeniyle idari ve hukuki tüm yolları kullanmayı düşünüyorum.
Hastanede bulunduğum süre boyunca yaşananların tamamının kamera kayıtlarıyla tespit edilebileceğini, bu kayıtları avukatım aracılığıyla talep ederek, başta ilgili kalp doktoru olmak üzere görevli hemşireler, stajyer hemşireler ve hasta karşılama birimi hakkında toplu şekilde idari inceleme ve yaptırım uygulanmasını talep ettiğimi açıkça belirtiyorum. Ayrıca bu süreçte ihmali bulunan tüm sorumlu kişiler hakkında gerekli soruşturmaların başlatılmasını, müfettiş görevlendirilmesini ve hasta hakları çerçevesinde tarafıma resmi bir açıklama yapılmasını istiyorum.
23 yaşında, kalp problemi olan, refakatçisi olmayan bir hastanın bu şekilde arka plana atılması, görmezden gelinmesi ve alaycı tavırlarla karşılanması hiçbir şekilde kabul edilemez. Hipokrat yemini etmiş olması gereken doktorların ve sağlık personelinin, meslek etiğine ve insan hayatına bu derece kayıtsız kalması vicdanlara sığmamaktadır. Yaşadığım bu ağır ihmalkarlığın resmi olarak kayıt altına alınmasını, sorumlular hakkında derhal işlem yapılmasını ve benzer durumların başka hastaların başına gelmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyorum.

14.05.2026 tarihinde Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Acil Servisi’nde yaşadığım süreçle ilgili olarak, acil serviste görevli hekim, güvenlik personeli, hasta hakları birimi ve sorumlu idari personelin tutum ve davranışlarından dolayı şikayetçiyim. Hipertansiyon ve taşikardi hastasıyım, düzenli olarak kalp ve tansiyon ilaçları kullanıyorum. Daha önce aynı hastanenin kardiyoloji yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüm ve tarafıma 10 günlük iş göremezlik raporu düzenlendi. Sağlık durumum ve risklerim hastanenin kendi kayıtlarında da mevcuttur. Aynı hastane hakkında daha önce CİMER üzerinden şikayet oluşturmama rağmen başhekimlik ya da hastane yönetimi tarafından tarafıma herhangi bir dönüş yapılmadı ve kurum içinden hiçbir çözüm mekanizması işletilmedi. Tüm iletişim yalnızca CİMER sistemi üzerinden kaldı. 14.05.2026 tarihinde acil servise başvurduğumda ayaklarımda ciddi uyuşma ve yürümekte zorluk şikayetim vardı. Kardiyolojik geçmişimi, epikriz raporumu ve iş göremezlik raporumu sunmama rağmen yeterli tıbbi değerlendirme yapılmadan kan sonuçlarımın temiz olduğu söylenerek “bir şeyin yok” denip süreç yüzeysel şekilde sonlandırılmaya çalışıldı ve mevcut sağlık riskim dikkate alınmadı. Görevli hekim, nöroloji için randevu almam gerektiğini sert ve uygun olmayan bir üslupla ifade etti. Acil servise kontrol ve şikayetlerim nedeniyle başvurduğum bir durumda, gerekli tıbbi yönlendirme yapılmadan başka hastaneden randevu almam gerektiğinin söylenmesi, sağlık hizmetine erişimimi zorlaştırdı. Kan tahlili sürecinde de bana yalnızca el yazılı bir kağıt verildi, barkod ve işlem adımları doğru şekilde açıklanmadı. Bu nedenle gereksiz beklemeler yaşadım ve bazı işlemler tekrar etmek zorunda kaldım, bu da hem zaman kaybına hem de mağduriyetime neden oldu. Süreç içinde güvenlik personeli tarafından müdahale edilerek nöbetçi idari birim odasına götürüldüm. Burada görüştüğüm idari personel ve hasta hakları birimi, “memnun değilseniz başka hastaneye gidebilirsiniz” şeklinde bir yaklaşım sergiledi. Bu ifade kamu hizmeti anlayışı ve hasta hakları ile bağdaşmayan, hastayı dışlayıcı ve sorumluluktan kaçan bir tavırdır. Hasta hakları birimi ile yaptığım görüşmede herhangi bir çözüm üretilmedi, şikayetimin kayıt altına alınmasına rağmen sonrasında tarafıma geri dönüş yapılmadı. Bu durum, hastane yönetiminde sistematik bir ilgisizlik ve duyarsızlık olduğunu düşündürmektedir. Gece boyunca hastane içerisinde hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi mağduriyet yaşadım ve yaşanan tüm bu olayların hastane kamera kayıtlarında mevcut olduğuna inanıyorum. Ayrıca hastane genel hijyen koşullarının yetersiz olduğunu, özellikle tuvaletlerin temizliğinin ciddi şekilde ihmal edildiğini gözlemledim. Kullanım alanlarında hijyen kurallarına uygun olmayan kirlilik bulunması, hasta ve refakatçilerin sağlığı açısından ek bir risk oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerle, 14.05.2026 tarihli acil servis başvurum kapsamındaki muayene sürecimin, ilgili hekimin tıbbi yaklaşım ve iletişim tarzının, güvenlik personelinin müdahalesinin, hasta hakları birimi ve idari personelin tutumunun, önceki şikayetlerime rağmen hastane yönetimi tarafından geri dönüş yapılmamasının ve hijyen–temizlik standartlarının idari yönden ayrıntılı biçimde incelenmesini talep ediyorum. Kamera kayıtlarının muhafaza edilerek gerekli idari soruşturmanın başlatılmasını, süreç sonunda tarafıma yazılı olarak bilgilendirme yapılmasını istiyorum. Ayrıca bu konuyla ilgili tüm yasal haklarımı kullanacağımı ve gerekmesi halinde adli mercilere başvuracağımı beyan ediyorum.












