Sağlık Bakanlığı'na bağlı, başhekimini, doktorunu, sağlık personellerini bakanlığın atadığı Çekmeköy Devlet Hastanesi'ndeki insanların nasıl değersizleştirildiğini bizzat yaşayarak şikayetçi olmak istiyorum, ancak kimin umurunda olacağını bilemiyorum. Birçok ilden daha fazla nüfusa sahip, büyük bir İstanbul ilçesi olan devlet hastanesinin acil polikliniğine -acil olduğunu özellikle belirtmek istiyorum- kimse keyif olsun diye vakit geçirmek için gitmez. Bu büyük ilçenin Sağlık Bakanlığı devlet hastanesi acil polikliniğinde sadece iki doktor bulunuyor. Doktorlardan birinin kapısı kapalı, hasta bakmıyor; ancak tıp fakültesi mezunu olarak devletten yüksek maaş alıyor. Diğer doktorun yeni mezun olduğu çok belli; eli ayağına dolaşıyor ve doktorluğu bizim gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının üzerinde öğrenmeye çalışıyor. Tam olarak 63 dakikada sadece beş hastaya bakabildi; o hastaların durumu nedir, ne kadar fayda sağladılar bilemiyorum.
Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak devletimden sağlık hizmeti almak için devletimin hastanesinin aciline gidiyorum, gece geç saatlerde hasta olduğum için, ama sağlık hizmeti alamıyorum. Büyük bir hastane binasında çalışan yüzlerce personelin devletten maaş aldığı, asli görevleri ihtiyacı olan vatandaşa sağlık hizmeti vermek olan bu kurumda bir saatten fazla acilde bekleyip, üst üste sıra bekleyen vatandaşlarla birlikte hizmet alamadan ayrılıyorum. Çünkü buradaki gereksiz bekleme beni ve diğer insanları daha fazla hasta ettiğini fark ederek 184'e şikayet bildiriyorum. Beş dakika sonra Sağlık Bakanlığı bünyesinde maaş alan güven bey isimli operatör arıyor. İlk önce ne çabuk ilgilendiler diye sevindim, ancak arayanın tek savunması ve beni suçlar gibi 'yeşil alanda beklemede bir süre kısıtlaması yok' diyor ve bu cevapla inceleme karşısında benden teşekkür bekliyor, çünkü kazandığı maaşın helal olduğunu düşünmek istiyor. Ben bir Türkiye sevdalısı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bakanlıktan en düşük rütbeye sahip personeline kadar işini layıkıyla yapmayanlara hakkımı helal etmiyorum. Bir hasta acilde bekleme süresinin olmadığını, yani sonsuza kadar da bekleyebileceğini düşünüyorum.
Bir hasta olarak gittiğim devlet hastanesinde görevini layıkıyla yapmayan başhekim, Tıp Fakültesi mezunu olarak çalışıp ortalama üzerinde maaş alarak vatandaşımızı hiçe sayan, değersizleştirenlere hakkımı helal etmiyorum. Bunları hiçbir yetkilinin okuyacağını ve konuyu inceleyeceğini, vatandaşa değer vereceğini sanmıyorum.
Yorumlar