Çam Sakura Şehir Hastanesi Nefes Darlığının Sebebini Bulamadılar
18–30 Mayıs 2026 tarihleri arasında annemi Çam ve Sakura Hastanesi acil servisine götürdükten sonra hiponatremi tanısıyla dahiliye servisinde yatarak tedavi gördü. Ancak annemin en baştan beri belirttiğimiz nefes darlığı şikayeti hiçbir şekilde geçmedi, buna rağmen bu durumun nedenini bulamadan ve bize net bir açıklama yapamadan taburcu ettiler.
Bayram tatiline denk gelen bu süreçte sadece hiponatremi tedavisine odaklanıldı, annemin nefes darlığı ve güçsüzlük şikâyetlerinin sebebi “bulunamadı” denilerek adeta görmezden gelindi ve tüm ısrarlarımıza rağmen hastanede tutulmayıp taburcu edildik. Defalarca dile getirmemize rağmen nefes darlığı için derinlemesine bir inceleme yapılmasını, gerekirse ilgili branşlara yönlendirilmesini rica ettik, ancak bu taleplerimiz dikkate alınmadı.
Taburcu edildikten iki gün sonra annem fenalaştı ve ambulansla Beylikdüzü Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada daha kapsamlı bir hastaneye gitmesi gerektiği, diğer hastanelerle görüşmeler yapıldığı ancak yer bulunamadığı için beklemek zorunda olduğumuz söylendi. Bunun üzerine annemi özel ambulansla yanıma, Konya’ya getirmek zorunda kaldım. Konya’da üniversite hastanesinde Guillain -Barré sendromu teşhisi konuldu. Diyafram kasını tutan, nörolojik ve ilerleyici bir hastalık olduğu, bu yüzden geç kalındığı ve tedavilerin bu gecikme nedeniyle etkili olamadığı tarafımıza bildirildi. Sonuç olarak annemi kaybettik.
Çam ve Sakura Hastanesi dahiliye bölümünde görevli hekim ve ekibin, annemin nefes darlığının sebebini bulamadıkları gibi, bunu ortaya çıkarmak için yeterli çabayı göstermediklerini, şikayetlerimizi ciddiyetle ele almadıklarını düşünüyorum. Eğer taburcu edilmeyip tatil bitiminde nörolojiye sevk edilse, ıvıg ya da plazmaferez gibi tedaviler zamanında başlanabilseydi, annemin bugün hâlâ yaşıyor olma ihtimalinin yüksek olduğu söyleniyor. Bu ihtimalin varlığını bilmek, bizim için tarifi mümkün olmayan bir acı ve büyük bir hayal kırıklığıdır.
Bu süreçte yaşadığımız çaresizliği ve kaybımızı, benzer durumların başka hastalar ve yakınları tarafından yaşanmaması için paylaşıyorum. Hastanenin bu konuda gerekli iç incelemeyi yapmasını, ihmale yol açan süreçlerin gözden geçirilmesini ve benzer vakalarda daha dikkatli, ilgili ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmesini bekliyorum.







