Bilfen Okulları Müdürün İhmali Ve Okulun Cevapsızlığı Kızımın Sağlığını Tehdit Ediyor
Kızım yaklaşık 5 yıldır Kayseri Bilfen’de eğitim görüyordu ve 99,16 başarı puanına sahip, derslerinde son derece başarılı bir öğrenciydi. Ancak bu süreçte maruz kaldığı zorbalıklar ve okul idaresinin, özellikle de okul müdürünün sorumsuz ve kayıtsız tavırları nedeniyle Haziran 2026’da kızımı okuldan almak zorunda kaldım.
Bir önceki sene kızım okul tuvaletinde başka bir öğrenci tarafından boğazlandı. Bu olay sonrasında okul müdürü, bu tür öğrencilerin bir sonraki yıl kaydını yenilemeyeceklerini söyleyerek beni darp raporu almaktan vazgeçirdi. Ancak ertesi yıl aynı öğrencinin kaydının devam ettiğini gördüm. Bu yıl da üç farklı öğrenci, kızımın dolabına farklı zamanlarda hakaret içerikli yazılar yazdı. 1 tanesi yazdığını öğretmenine itiraf etti, bu yazıları idare ile ve okul müdürüyle paylaştığımız halde, müdür hiçbir yaptırım uygulamadı, özür dahi dilemedi ve haksız tarafı savunmaya devam etti.
Kızımın sağlığı bozuldu, gördüğü zulüm sebebiyle yüzünde egzamalar oluştu.
Genel merkezden yoğun ısrarlarımız sonucunda iki müfettiş gönderildi. Fakat bu müfettişler hazırladıkları raporu yaklaşık altı aydır bizimle paylaşmadılar ve bu konu ile ilgili hiçbir şekilde bizimle irtibata geçmediler. Açıkçası haklı olduğumuzu bildikleri için geri dönüş yapmadıklarını düşünüyorum. Okula gittiğimizde “önce çocuğun psikolojisi önemli” gibi söylemlerle kurumsal ve şeffaf bir görüntü vermeye çalışsalar da, aslında “önce para” anlayışının ağır bastığını yaşadıklarımızdan çok net ve ağır bir şekilde öğrendik.
Kızıma düzenli şekilde zulüm eden üç öğrencinin, kardeşleriyle birlikte okul açısından ciddi bir maddi gelir anlamına geldiğini, bu nedenle de toplamda 6 öğrencinin çıkarının tek bir çocuğun hakkından daha önemli görüldüğünü anladım. Okul için 6, 1' den her zaman büyüktür yeter ki para gelsin.
Aynı sebeplerle kızımın en yakın arkadaşı da okuldan ayrıldı. Çocukların yaşlarının küçük olması nedeniyle hukuki yaptırım olmayacağı düşüncesiyle o veliler dava açmadı ve bize de aynı yolu tavsiye ettiler. Okul müdürü de bu durumu bildiği için bu tür olaylara sanki müdahale ediyormuş gibi görünse de gerçekte hiçbir somut adım atmadı. İşin ilginç yanı bu tip olaylarda telefonla konuşuyoruz; kabahatlerini kabul etmedikleri gibi bir de biz suçluymuşuz gibi dinlemeden sürekli konuşuyorlar. Bunu yaparken de hiç utanmıyorlar. Bu nasıl bir rahatlık ben anlam veremiyorum.
Tüm bu yaşananlar sonucunda kızımı Kayseri Bilfen’den almak zorunda kaldım. Buna rağmen hukuki haklarımı sonuna kadar aramaya ve süreci takip etmeye kararlıyım. Okul yönetiminin ve genel merkezin, özellikle müdürün çocuklara uygulanan bu zorbalıklar ve kendi ihmalleri konusunda hesap vermesini, benzer mağduriyetlerin başka öğrencilerin başına gelmemesi için gerekli adımların atılmasını istiyorum.


