Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

Yoğun Bakımda Ölümcül Tıbbi İhmal Ve Hatalı Müdahaleler

Babam S********* D****’ı 2 Nisan günü saat 18.30 civarında Antalya Şehir Hastanesi Nöroloji yoğun bakıma 112 ile götürdük. Düzenli kullanması gereken ilaçları olmasına rağmen tetkik yapılacak denilerek bu ilaçlar verilmedi. Yaklaşık bir saat sonra tetkikler yapıldı, kan alındı, film ve tomografiler çekildi ancak nörolojik tedavi zamanında ve olması gerektiği gibi uygulanmadı. İlaçlarının verilmemesi ve geç müdahale nedeniyle babamın gözlerimizin önünde beyin kanaması geçirdiğini düşünüyoruz.

Bu süreçte tedavi emirlerini veren doktor Z*** E*** Ö******’di. Babam 13 gün nörolojik tedavide kaldı, kan sulandırıcıların fazla verildiğini, pıhtı açılmadığı için beyninde defalarca tıkanma ve kanama yaşandığını, kan şekeri ilacının da verilmediğini düşünüyoruz. Ardından kafatası açılarak ameliyat edildi, entube edilip komaya sokuldu ve bir daha uyanamadı.

Yoğun bakımda hemşirenin aspirasyon yaparken ciddi hata yaptığını gördük. Entube ve komada, kendi nefesini kontrol edemeyen bir hastaya rağmen oksijen cihazı çıkarılıp acele ve dikkatsiz, üstelik yeterli oksijen desteği sağlanmadan aspirasyon yapıldı; tüm işlem yanımda gerçekleşti. Kanlı köpüklü sekresyon geldi, yüzü kızardı, akciğer ve kalbine zarar verdiği söylendi. Oysa babamın son derece ağır ve hassas durumu biliniyordu, buna rağmen daha yavaş, kontrollü ve özenli bir müdahale tercih edilmedi. Sonrasında hipoksi gelişti, organları zarar gördü, saatlerce kontrol edilmedi, nemlendiricisi verilmedi ve akciğer sıkışmasına bağlı kalp krizi geçirerek 00.55’te vefat etti. O anda dilinin kökünden dışarı çıktığı, yüzünün hipoksiyle morardığı çok ağır bir tablo yaşadık.

Yoğun bakımın son saatlerinde ihmal daha da belirgin oldu. Babamın hayati ilacının yaklaşık 8 saat boyunca verilmediğini, ardından ağır nefes darlığı ve göğüste sıkışma ile kalp krizi geçirdiğini öğrendik. Müdahale sırasında göğsüne yapılan baskılarla akciğerleri iyice sıkıştı, kulak zarının bile zarar gördüğü söylendi. Babam ölüm refleksi verirken bile hemşire cihazı bırakmadan sert müdahaleye devam etti. “Kurtaracağız” denilerek yapılan bu kontrolsüz ve hassasiyetten uzak işlemlerin durumu daha da kötüleştirdiğini, özellikle A**** isimli görevlinin hoyrat bir yaklaşım sergilediğini düşünüyoruz.

Bu süreçte sadece tıbbi ihmal değil, insan onurunu zedeleyen davranışlara da maruz kaldığımızı düşünüyoruz. Bazı doktor ve hemşirelerin babamla ve durumu ile alaycı bir tavır sergilediğini, yaşlı olmasının ve ağır durumunun ciddiye alınmadığını, babama bir insan gibi değil adeta “cihaza bağlanmış bir nesne” gibi davranıldığını, yaşam hakkının fiilen elinden alındığını hissediyoruz. Bir ara başka hastaneye sevkten bahsedilip vazgeçilmesi, ardından sadece cihaza bağlı tutulması bizi ötanazi benzeri bir yaklaşımdan endişelendirdi. Kanındaki enfeksiyonun akciğerlerine geçtiği, başlangıçta sağlam olan akciğerlerinin cihaz ve bakım yetersizliği nedeniyle enfeksiyon geliştirdiği söylendi. Kullanılan cihazların ve yoğun bakım imkânlarının yetersiz olduğunu düşünüyor, bu nedenle Sağlık Bakanlığı’ndan da denetim ve cihaz yetersizliği açısından şikayetçiyim.

Tüm bu ihmaller nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduk, hasta hakları birimine ve sabim 184’e şikayet ettik. Buna rağmen içimiz hâlâ çok yanıyor ve babamın bu şekilde hayatını kaybetmesini kabul edemiyoruz.

Başta tedavi emirlerini veren doktor olmak üzere, ilgili tüm doktor ve hemşireler hakkında idari ve hukuki soruşturma başlatılmasını, ihmali ve kusuru olan herkesin cezalandırılmasını, hastanenin ve yoğun bakım süreçlerinin detaylı şekilde denetlenmesini talep ediyorum. Ayrıca babamın yaşlı olmasına rağmen insanca ve onurlu bir tedavi alamadığını, yaşam hakkının ihlal edildiğini ve bir insan yerine adeta cihaz gibi görüldüğünü düşündüğüm için sorumlulardan manevi tazminat talep ediyor, hem hastane hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde gerekli tüm yasal işlemlerin yapılmasını istiyorum.

Yorumlar

Benzer Şikayetler