Babam 11 Ocak sabah 6.30’da nefesinin sıkışması şikayeti üzerine ambulans ile Bilkent Şehir Hastanesi’ne götürüldü. Bilkent Şehir Hastanesi’nde acilde akciğerlerde sıvı birikmesi, böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği olduğu, ayrıca şeker hastası olduğu için akşam üzeri acil kırmızı alana alındı ve sorunlar başladı. Yemek vermiyorlar; ilaçlarını sabah akşam getirip takip ediyoruz. Doktor müsaade ettiği sürede güvenlik eşliğinde girip çıkıyoruz. Bilinci açık, yeme‑içme faaliyetini normal yapabildiği halde su bile vermiyorlar. Kardiyoloji uzmanları anjiyo önerdi fakat kesin çözüm olmadığını, böbreklerin diyaliz aşamasına geleceğini söyledi. Biz anjiyo istemedik, sadece antibiyotik tedavisi yaptıklarını söylediler. Başka servise alınmasını ısrarla istedik; göğüs ya da enfeksiyon servisi çünkü enfeksiyon değerleri de yüksek. "Yer yok, bekliyoruz" diyerek ilgilenmediler. 15 Ocak gece saat 2’de babamla telefonla görüştük; morali bozuk, "Beni çıkarın" diye isyan etti. Sabah ilaçlarını vermek üzere bir gittik, babamın bilinci kapanmış, kollarındaki bütün serum, tansiyon ve cihaz kabloları çıkmış, ayağının biri sedyeye sıkışmış, kıpkırmızı, sonda çıkmış, ensesine kadar üstü başı sırılsıklam, idrar içinde. Belli ki saatlerdir kimse yanına uğramamış, ağzından dişleri çıkmış. "Eşime entübe edeceğiz" demişler. Ben "Bu ne hal, adam gece sağlamdı" deyince, anjiyo istemediniz, kalp zorlanıyor, o yüzden bu halde" diye ikna etmeye çalışıyorlar. Babam resmen boğazlanıyormuş gibi ses çıkarıyor, kimse yanına uğramamış. Saatlerce bütün aletler çıkmış, haberleri yok; ıslaklık yüzünden donmuş, ölüyor olsa bile o pisliğin içinde terk edilmiş gibi bırakmışlar. Tepki gösterince başına üşüştüler; aletleri takıp serumları bağlayınca bir saat içinde babam kendine geldi, bilinci açıldı, entübe edecekleri adam canlandı. Kardiyoloji genel yoğun bakıma çıkardık, bakalım orada nasıl olacak?
Bilkent Şehir Hastanesi Acil Servis Kırmızı 2 alanında yapılan muamelenin insan haklarına ve hasta haklarına aykırı olduğunu belirtmek isterim. Hastamıza uygulanan bu muamele, personelin insana ve insan hayatına verdikleri değeri göstermektedir. Bu tür yaklaşımlar hasta yakınlarının moralini bozmakta ve sinirle farklı davranışlara yönelmesine sebep olmaktadır. Hasta bakımını takibini yapamıyorlarsa, yakınlarından biri içeri alınmak suretiyle ihtiyaçları karşılanabilir.
Hasta hakları ihlali ile ilgili inceleme yapılmasını ve sorumlu personel hakkında yasal işlem yapılmasını talep ediyorum.
Yorumlar