Bilkent Şehir Hastanesi Personeli Hastalara Cam Şişeyle Saldırıyor
24.05.2014 tarihinde saat 09:30 sularında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Hastanesi bölümünde doktorumuzun isteği üzerine kan vermek için sıraya girdik. Sıramız 129 idi. 128'inci sıradan sonra sıra ilerlemeyip herkes kendi başına bankolara girmeye başladı. Eşim N***** K**********, bankoda görevli olan memura neden sıranın bozulduğunu ve işlemediğini sordu. İsmini vermeyen, yaka kartı takmayan, 50-60 yaşlarında, 1.70 boylarında, göbekli bir şahıs yüksek sesle ve uygun olmayan bir üslupla 'sıra mıra yok, fiziksel sıra kim kimin önüne geçerse' dedi. Eşim, şahsın üslubu ve cevabı karşısında şoke oldu. 'Biz ilk kez kan vermiyoruz, kan alma noktalarının üzerinde yanan numaralar ne anlam taşıyor?' diye sorduğunda eşime 'Sen yönlendirilmek istiyorsun, seni yönlendireyim mi?' dedi. Kadın, kucağında hasta kızımızla neye uğradığını şaşırdı. 'Üslubuna dikkat et, insanlarla böyle konuşma, numaratörleri görmüyor musun, orman kanunlarıyla mı işlem yapacağız?' dediğimde, masanın üzerinde bulunan cam şişeyle bana saldırmaya teşebbüs etti. İnsanlar araya girerek son anda engellediler. 'Öldürmeye teşebbüs' diyorum çünkü saldırı başarıya uğrasaydı, en iyi ihtimalle sakat kalırdım. Çocukların en hassas olduğu noktada gerçekleşen bu saldırı tüm çocukları kötü etkiledi, kızımda travma oluştu. Sabahından beri titreyerek ağlıyor ve Addison hastası olan kızım, o stres ve korkuyla adrenal kriz geçirdi. Olay yerine gelen güvenlik amiri olduğunu söyleyen O**** Bey'den şahsın ismini defalarca sormama rağmen söylemeyeceğini bildirdi. Şikayette bulununca kimliğimi istedi. Ben de şahsın isim ve soy ismini söylememesi durumunda vermeyeceğimi bildirdim. Aynı bankoda görev yapan, 40-50 yaşlarında, kıvırcık saçlı, yaka kartı takan fakat isminin üzerini kasıtlı olarak sticker emojilerle kapatan bir hanımefendiden görev arkadaşının ismini sordum, 'Söylemeyeceğim' dedi. Yaka kartı takmamanın ve takılan yaka kartında ismin üzerini kapatmanın suç olduğunu, suç işleyen birini korumanın da suç olduğunu bildirdim. 'Sıra bana mı geldi, git istediğin yere şikayet et' cevabını aldım. Yüce devletimden talebim, kamera kayıtları ve ses kayıtlarını inceleyerek böyle bir kişinin çocuklarımızın en stresli olduğu noktada nasıl istihdam edildiğinin değerlendirilmesi ve suçluyu koruyan ilgili kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasıdır. Eşime ve bana hakaret eden, beni öldürmeye teşebbüs eden ve tehditler yağdıran, kızıma travma yaşatan ve adrenal kriz geçirmesine sebep olan bu şahıs hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını, kamu vergisiyle maaş alıp kamuya kötü muamele yapan bu kişiden şikayetçiyim.












