Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Üstad Bilgili Tecrübeli
Bilkent Şehir Hastanesi'nde annem yoğun bakımdan sonra 6. kat kardiyoloji bölümüne yatırıldı. Bölüm şefi gelecekmiş. Üslubu çok kırıcı. Y Bey beni azarlayarak eko çekilirken dışarı çıkardı. Şef bir ziyaret yapacakmış. Ziyarette kimseyi istemezmiş. Ama annem 91 yaşında, kendisini ifade edemez. Y Bey dışarıda bekleyin, biz sizi çağırırız, bir şey soracak olursak dedi. Ya benim soru sorma hakkım ne olacak? Annemin sağlığı hakkında endişeliyim. Girdim bölüm şefiymiş A Bey'in yanına. Hocam, annemin ciğerleri çok sık su topluyor, siz üstatsınız, belki bana önerebileceğiniz bir şeyler olur dedim. Ne biliyorsun üstat olduğumu, konuşmanızı hiç beğenmedim. Biz burada herkese bakıyoruz dedi. Ne demek istedi anlamadım. Biz bakmıyorsunuz demedik. Hasta yakınının, hastanın saygı görme hakkı vardır. Azarlama cüret ve cesaretini nereden aldığınızı bilmek isterim. Hasta yakınları acılıdır, kaygılıdır, bir de siz üzemezsiniz. A Bey, seni hiç sevmedim. Allah bir daha karşılaştırmasın. Siz beni hemşirelerin, doktorun önünde, size hiçbir kaba sözüm, hakaretim olmadığı halde, üstat dedim diye beni azarlayamazsınız, rencide edemezsiniz. Ben sizin oğlunuz değilim. Hastane de sizin değil.
Ve ben birbirinden değerli, bilgisiyle tecrübesiyle davranış modeli ve üslubu, merhameti ile çok değerli nice doktorlar tanıdım. Hepsine saygı ve selamlarımı sunuyorum. Sizler olmasanız bizim halimiz ne olur. Dolu başaklar tüm sağlıkçılarımızla birlikte sizleri seviyoruz.
Sn. Sef sen hiç hakketmediğim halde 91 yaşındaki kalp hastası bir annenin yanında visitte evladını azarlayamazssin.
Hastalar yakınları sizin kum torbanız değil.

















