Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Ortopedi Heyetinde Yaşadığım İlgisizlik Ve Doktor Davranışları
Az önce Bilkent Şehir Hastanesi heyet ortopedi ve travmatoloji odasından çıktım ve aldığım 300 mg antidepresanın etkisiyle konuşmaları gayet uysalca dinleyip, 'tabii tabii' deyip kapı dışına çıkınca kendi kendime 'hakkını helal etsin artık' dedim. Şırnak'ta içme suyu döşemek için açılan çukura zırhlı araçla düşmemin ardından yaklaşık 10 senedir dizimde ağrıyla yaşıyorum. Muayene eden doktorun hangi basamakta olduğu bilinmez, bacağımı evirip çevirdi ve topallayarak odadan çıktım. Adama PRP yaptırdım, soruşturma açtılar diyorum; adam ise 'ben yok, yağ aldırdım, yok tırnağımı çektirdim ama yine de çalıştım' diyor. Bana göre Bilkent Şehir Hastanesi bu doktora bir madalya takmalı, tamam, aferin, en çalışkan doktor sensin. Ama ben 5 gün sabah 8 akşam 7, 5 gün akşam 7 sabah 8 çalışıyorum. 105 kiloyum, kaslıyım, üstümde bir de çelik yelek ve silah olunca 140 kilo oluyorum. Eee, bu bacak ne yapsın 12-13 saat ayakta durunca? Ve arkadaş bunları deyip saat 3'te 'mesai bitti' dedi ve arkadaşlarıyla çıkıp gitti. Tabii maalesef doktor olunca mesai 10'dan 3'e kadar, 2 saatte yemek arası... Sonra 'ben yağ aldırdım, çalıştım' olur.
Acilen bütün doktorların giriş çıkışları ve işe gelme günleri kontrol edilmeli. Madem çalışmayı öğütlüyor, kendisi de kurallara uygun şekilde çalışmalı. 18.12.2025 saat 14.50'de ortopedi heyet odasında duran ilgili doktordan şikayetçiyim. PRP yaptıracakmış da aynı gün çalışacakmış. Yap PRP'yi kendine, ben seni ayağa dikeyim, çelik yelek ve silahla bakalım kaç dakika dayanıyorsun. Tabii efendim, davulun sesi uzaktan hoş geliyor. Bu bile hastaya mobbing sayılır aslında. Mobbingten dava açmadığımız için üst perdeden konuşuyorlar ya, neyse...



















