z* C*'nin Gelinlik Provasındaki Eksik Düzeltmeler Ve Kaba Tutumu
En özel gününüzün rezil olmasını istiyorsanız, üstüne bir de “siz provaya gelmediniz”, “siz söylemediniz” gibi ithamlarla suçlanıp düğün stresinin içinde ağlamak ve tartışmak istiyorsanız; evet tek tercihiniz Sincan’daki z* C* Olabilir. Arkadaşım şubat ayında mayıstaki düğünü için anlaştı. Kendileri düğüne yakın zamanda prova için çağıracaklarını söylediler. Ancak düğün yaklaşmasına rağmen bir türlü çağırmadılar. Arkadaşım aradığında da “Sizin gelinliğin fazla işi yok, 2-3 günlük işi var, biz sizi çağırırız.” diyerek sürekli geçiştirdiler. Arkadaşım defalarca arayarak kendini zorla provaya çağırttı. Provada düzeltilmesini istediği yerleri özellikle belirtti. Cuma günü fotoğraf çekimi vardı. Önce saç ve makyaj yapıldı. Gerçekten o ana kadar her şey çok güzeldi. Ancak sıra gelinliği giymeye gelince şok olduk. Arkadaşımın provada belirttiği yerlerin hiçbirisi yapılmamıştı. Gelinliğin yakasının bir tarafı kayık yaka gibiyken diğer tarafı düz duruyordu. Gelinliğin alt tarafı yamuk kesilmişti. Arkadaki düğmeler eksikti. Hatta gelinliği giydirdikten sonra kendi çalışanları bile “Burası yapılmamış.” diye panik olmaya başladı. Tam bu sırada z* C* Geldi. Önceden yapılması gereken şeyleri 3-4 kişi telaşla düzeltmeye başladı. Gelinlik kızın üstündeyken biri iğne-iplikle dikiyor, biri silikonla danteli adeta yama yapar gibi yapıştırıyordu. Bu sırada fotoğraf çekim saati yaklaşmıştı. Ben de artık dayanamayarak “Ne yapıyorsunuz? Şu hale bakın, resmen yamalık gibi yaptınız” dedim. Bunun üzerine z* C* Bir anda sesini yükseltmeye başladı. Bu işi bana mı öğretiyorsunuz? Ben senelerdir bu işi yapıyorum. Siz gidin oturun başımızda beklemeyin. Dedi. Ben de “İyi ki senelerdir yapıyorsunuz, şu gelinliğin haline bakın.” deyince bu sefer arkadaşımın provaya gelmediğini söyleyip onu suçlamaya başladı. Oysa arkadaşım sürekli arayarak kendini zorla provaya çağırttı. İnsan hayatının en özel gününün en özel parçası olan gelinliğin provasına neden gitmesin? Akıl var mantık var z* C? Bu tartışmanın ortasında arkadaşımın gözleri doldu, ağlamaya başladı. Daha fazla üzülmesin diye orada sustum. Ama insanların en özel gününü bu kadar stresli ve kötü hale getiren bir yerin bilinmesini istiyorum. Çekim sonrası yarınki kına için bindallıyı almaya gittik. Kabinde bindallının iç elbisesinin fermuarının bozuk olduğunu fark ettim. Kendilerinin bunu söyleyip çözmesini bekledim ama hiçbir şey demediler. Sonra çalışanlardan biri diğerlerine sessizce “Fermuar bozuk, ne yapacağız? ” diye konuşunca ben de durumu söyledim. Verdikleri cevap ise “Üstündeki parçayı çıkarmayacaksa iç elbisenin bozuk olması önemli değil.” oldu. Neyse tekrar uzamasını istemediğimiz için yapılmasını istiyoruz artık yarın alırız diyerek oradan ayrıldık. Ama ertesi gün fermuar hâlâ yapılmamıştı. Yoğunluktan unutmuşuz saç makyaj yapılana kadar diktirelim dediler. Arkadaşım Tamam dedi kuaför bölümüne geçti. Arkadaşım ilk anlaşma sırasında özellikle “Yanımda bir nedime olabilir mi? ” diye sormuştu. “Bir köşede hazırlanabilir.” diyerek kabul etmişlerdi. Ben başka ilçeden valizimle arkadaşımın yanına gittim. Kına günü bana “Bugün nedime alamıyoruz, çıkmanız gerekiyor.” dediler. Arkadaşım “Ben bunu önceden sordum, arkadaşım uzak yoldan geldi.” demesine rağmen asla yardımcı olmadılar. Bari üzerimi değiştirebileceğim bir yer önerin ya da sadece elbisemi burada giyineyim dedim, onu bile kabul etmediler. Elimde valizle dışarı çıkıp makyaj yapacak ve en önemlisi kıyafetimi değiştirecek yer aramak zorunda kaldım. Arkadaşım çok mahcup oldu onlar yüzünden tekrar modu düştü. Ve düğün günü… Gelinlikte yine sorunlar vardı. Düğün salonunda gelin odasında, gelinliğin yırtık ve problemli yerlerini kendi elimle dikmek zorunda kaldım. İlk görüşmede müşteri çekebilmek için verilen sözler, güler yüz ve ilgi; ödeme alındıktan sonra tamamen bitiyor. İnsanların en özel gününde moral bozmakta gerçekten üstlerine yok.



