Türk Metal Sendikası’na bağlı olarak Motherson’da çalışıyorum. Yapılan toplu sözleşme sonrası, aynı istasyonda, aynı işi, aynı tempoda yapan çalışanlar arasında inanılmaz bir maaş uçurumu oluştu. 2024 Ocak girişli bir çalışan olarak şu an yaklaşık 42.000 TL alırken, 2023 sözleşmesinden yararlanan ve benden sadece birkaç ay önce işe giren çalışanlar aynı işi yaparak yaklaşık 63.000 TL maaş alıyor.
Aramızda sadece 2–3 aylık giriş farkı olmasına rağmen yaklaşık 20.000 TL gibi bir fark var. Bu tutar bugün bir evin kirası, bir ihtiyacın taksiti, part‑time çalışan bir insanın aylık maaşı demek. Aynı fabrikada, aynı istasyonda, aynı coğrafyada, aynı ekonomik koşullarda, aynı kira ve yaşam giderleriyle yaşarken bu kadar büyük bir farkın ne hakla ve hangi adalet duygusuyla savunulduğunu gerçekten merak ediyorum.
Çalışanlara “greve çıktık, başardık, kazandık” gibi söylemlerle pembe bir tablo çizilirken, fiili durumda insanları bu kadar açık bir maaş adaletsizliğine mahkûm etmek kabul edilemez. İnsanlar hayatlarında bir şeyler düzelecek, alım güçleri artacak diye iki yıl boyunca en asgari düzeyde maaşla sözleşmeyi bekledi, ama sonuçta ortaya çıkan tablo budur.
Devletin uyguladığı enflasyon düzeyinde bile doğru dürüst bir ücret artışı yapılmazken, Eylül ayından beri biz çalışanlar enflasyonun altında kalan ücretlerle çalıştırıldık. Toplu sözleşme herkesi ilgilendirmesi gerekirken, aynı işi yapan işçiler arasında bu kadar büyük ve haksız bir gelir uçurumu yaratılması hem hakkaniyete hem de sendikacılık anlayışına aykırıdır.
Bu nedenle, Türk Metal Sendikası’ndan ve ilgili taraflardan, aynı işi yapan çalışanlar arasındaki bu maaş farkının giderilmesini, 2024 Ocak girişli veya sonrasında işe giren çalışanların da 2023 sözleşmesinden yararlananlarla benzer seviyeye çekilmesini ve oluşan mağduriyetin giderilmesini talep ediyorum. Sendika aidatlarımızdan kesilen her kuruşun da bu haksız düzeni sürdürmek için değil, bu adaletsizliği düzeltmek için kullanılması gerektiğini hatırlatmak istiyorum.
Yorumlar