Tügva Kampta Yaşanan Sağlık Krizlerinde Yetersiz Müdahale Ve Sorumsuzluk

TÜGVA doğa kampına on beş kız yeğenimi gönderdik. 25 Temmuz 2025 gecesi, yeğenimden birinin başında kene olduğu söylenmiş ve saçını karıştırmaya başlamışlar. Keneyi kopardıklarını söyleyip panik yaratmışlar, ardından 'Bu sayı kaç, beni tanıyor musun? ' gibi sorularla daha da paniğe sürüklemişler. Yeğenim kriz geçirmeye başlamış, nefes darlığı ve baş dönmesi yaşamış. Hemen ardından beni görüntülü aradılar, kamptan 'l** kriz geçiriyor, görüntüyü kapatmayın, ilk yardım çağırın' dedim. Ancak başlarındaki hocalar 'Bunun için ilk yardımı meşgul edemeyiz' dediler. Yeğenim çok sık nefes aldığı için bilinç kaybı ve baygınlık yaşamaya başladı. Hala görüntülü konuşmadayken 'Çabuk ambulans çağırır mısınız? ' dedim. Yeğenim çok kötü durumdaydı. İlk yardım görevlisi bana 'İzin veriyor musunuz? ' dedi. 'Hanımefendi, ne izni? Kızımın halini görmüyor musunuz? Ambulans çağırın ya da sakinleştirici yok mu? ' dedim. 'Var ama uygulamaya yetkimiz yok' dediler. Neyse ki ambulans geldi.
Yeğenim kamptan 40 dakika uzaklıktaki hastaneye götürüldü. İlk müdahale yapıldı, serum ve sakinleştirici verildi. Ben tekrar kampa dönmesini istemedim, İstanbul'dan yola çıktım, geliyorum dedim. 15 yaşındaki iki kız çocuğunu o hastanede yalnız bırakıp kampa geri dönmüşler. Bu olaylar yaşanırken, 1500 kızdan sorumlu olan Ze**EP Mi** Ka**man (19 yaşında), kampta yaşanan olaylar ve hastane sürecinden sonra en son geldi. Ben İstanbul'dan gelip kızlarıma sahip çıktım. Hastanede olan diğer kızımız A**e N**r k** ise denizde yüzerken kayaya çarpmış, diz kapağı şişmiş ve enfeksiyon kapmış. Ona da 'Şimdi hastaneye gidersek röntgen falan bir gün sürer, İstanbul'a gidince çektirirsin' denmiş. 'Bari acısını dindirecek bir şey verin' demiş, 'Git çadırdan buz al' demişler. Onu da Li** k**ç'u hastaneden almaya gelince muayene ettirdim. Dizinde çatlak ve enfeksiyon çıktı. Yazıklar olsun TÜGVA'ya, yazıklar olsun sorumlulara. Jandarmayı çağırdım ve hepsinden şikayetçi oldum. 1500 kızı koydukları kampa elimi kolumu sallayarak girdim, kimsenin haberi bile olmadı. Kızlarımızı güvenip gönderdiğimiz yere bakın. Konuşma üslupları ve davranışları da yanlıştı. Hepsinden şikayetçiyim. Daha anlatmadığım çok şey var, Allah'a havale ediyorum.






