TOKİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yaklaşık üç yıl önce duyurulan “İlk Evim İlk Arsam” projesinde, özellikle müşterek arsa başvurularında ikamet şartı kamuoyuna açıkça vurgulanmıştır. e-Devlet üzerinden yapılan başvurularda ve resmi açıklamalarda, Anadolu Yakası’nda ikamet edenlerin Anadolu Yakası için, Avrupa Yakası’nda ikamet edenlerin ise kendi yakaları için başvuru yapacağı ve tahsislerin de bu doğrultuda olacağı yönünde güçlü bir beklenti oluşturulmuştur.
Ancak aradan geçen süre sonunda, kurada hak sahibi olan pek çok kişi, 27.04.2026 tarihinde gelen SMS’ler ile tahsis edilen arsaların, başvuru sırasında belirtilen veya anlaşılan ikamet yakasından tamamen farklı bölgelerde olduğunu öğrenmiştir. Anadolu Yakası’nda ikamet eden ve bu şartla başvuru yapan birçok hak sahibine, İstanbul Avrupa Yakası’nda, özellikle Silivri Büyükçavuşlu gibi ikamet ve sosyal yaşam alanlarına oldukça uzak bölgelerden yer tahsisi yapıldığı görülmektedir. Bu durum, başvuru sahiplerinde ciddi bir mağduriyet, güvensizlik ve hayal kırıklığı yaratmıştır.
Vatandaşlar, ikamet ettikleri yakaya göre başvuru yapmış, aile, iş ve sosyal hayatlarını bulundukları yakaya göre sürdürürken, tamamen farklı bir yakadan, şehir merkezine ve günlük yaşamlarına uzak noktalardan arsa tahsisi ile karşı karşıya kalmıştır. Bu tablo, proje tanıtımlarında ve başvuru ekranlarında oluşturulan beklentiyle örtüşmemekte, kamu kurumlarının duyurduğu şartlara güvenerek hareket eden binlerce kişiyi fiilen zor durumda bırakmaktadır.
Birçok hak sahibinin şikayet ve tepkilerine rağmen, tahsislerin gerekçeleri, hangi kriterlere göre yapıldığı ve ikamet yakası ile tahsis bölgesinin neden bu kadar uyumsuz olduğu konusunda yeterince şeffaf, net ve tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır. Başvuru sahipleri, e-Devlet ve resmi kanallarda yer alan bilgilerle sahadaki uygulama arasındaki bu çelişki nedeniyle kendilerini aldatılmış ve hakları haksızlık edilmiş hissetmektedir.
“İlk Evim İlk Arsam” projesine, ikamet şartı ve “kendi yakasında arsa” vaadiyle güvenerek başvuran hak sahipleri adına, özellikle Anadolu Yakası’nda ikamet ederken Silivri Büyükçavuşlu gibi Avrupa Yakası’ndaki bölgelere yönlendirilen tüm mağdurlar için, tahsislerin ikamet yakasına uygun şekilde yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Bu mümkün değilse, en azından sürecin tüm detaylarıyla şeffaf biçimde açıklanmasını, mağduriyet yaşayan hak sahiplerine alternatif çözümler sunulmasını ve projede vaat edilen şartlarla fiili uygulama arasındaki farkın giderilmesini istiyoruz.
Başvuru numaralarını ve kura sonuçlarını gösteren belgeler, çok sayıda vatandaş tarafından görsel ve doküman olarak paylaşılmakta olup, ilgili kurumların bu kayıtlar üzerinden durumu kapsamlı biçimde inceleyerek, binlerce hak sahibinin mağduriyetini giderecek adımları bir an önce atması beklenmektedir.
Yorumlar