Anahtar Teslim Sonrası Altyapı Sorunları Ve TOKİ Çalışanlarının Kaba Tutumu
Tuzla 577 Konut TOKİ projesinde anahtar teslim anından bu yana yaklaşık iki haftadır TOKİ çalışanlarının tutumundan ve altyapı sorunlarından dolayı ciddi rahatsızlık yaşıyorum. Anahtarımızı zaten oldukça geç teslim aldık, buna rağmen teslimden sonra da bozuk altyapı ve çeşitli fiziksel sorunlarla ilgilenilmedi. Hayatımda ilk defa Şikayetvar’a yazıyorum; amacım sadece kendi mağduriyetimi değil, ileride TOKİ’den hak kazanacak insanları da bekleyen zorlukları anlatmak.
Site içinde sürekli su boruları patlıyor, neredeyse her gün birileri şantiyeye gidip şikayet etmek zorunda kalıyor. Evi geç teslim etmelerine rağmen dört altyapıdan dördü de problemli durumda. Evdeki bazı değerli eşyalar ve bölümler kırık; bunları söylediğimizde ise “birkaç ay sonra bakarız” denilerek geçiştiriliyoruz. Evi teslim ettiklerinde çalışanların tuvaleti kullanıp büyük abdestlerini olduğu gibi bırakmış olmaları, bunun aylarca o şekilde kalmış olma ihtimali ve kimsenin eve girip kontrol etmemiş olması kabul edilebilir bir durum değil. Bizlere kırmızı halı serilip özel muamele yapılmasını beklemiyoruz, ancak şu anki süreçte resmen aşağılanıyoruz.
Sahadaki yetkililer ve çalışanlar süreci yönetirken kaba ve ilgisiz davranıyor, sanki biz bu evleri silah zoruyla ellerinden almaya çalışıyormuşuz gibi bir hava estiriyorlar. Geç teslimle ilgili farklı açıklamalar yapılıyor ve bu konuda da güven kırıcı bir şekilde çelişkili bilgiler veriliyor. Buna rağmen hiç çalışmayan asansörlere, toplanmayan çöplere ve çözülmeyen altyapı problemlerine karşın hem aidatları hem de aylık konut ödemelerini eksiksiz olarak almaya devam ediyorlar.
Şantiyenin önüne görevlendirilen kişinin tavrı da son derece rahatsız edici. Soru sorduğumuzda yüzümüze bile bakmadan, her seferinde “içeride kimse yok” diyerek başından savıyor. Buna karşılık yönetim ise her defasında “şantiyeye gitmeniz lazım” diyerek bizi oraya yönlendiriyor. Şantiyeye gittiğimizde ise sanki yanlışlıkla bir karargaha girmişiz gibi, “ne işin var burada” dercesine bakışlar ve rahatsızlığını açıkça belli eden bir tavırla karşılaşıyoruz. Tüm bu tablo sebebiyle TOKİ’nin bu projede görevlendirdiği kişilerin seçiminin nasıl yapıldığını, bu iletişim ve hizmet anlayışının nasıl kabul edilebildiğini gerçekten merak ediyorum.
Açıkçası bu durum biraz “kimi kime şikayet ediyoruz” duygusu da yaratıyor, TOKİ’nin de birçok şeyin farkında olduğuna eminim. Yine de bu sürecin böyle devam edebileceğini öngörerek, ileride TOKİ’den ev çıktığı için sevinecek kişilerin yaşadığımız deneyimlerle heveslerinin aşırı kırılmaması için en azından neyle karşılaşabileceklerini bilmelerini istiyorum. Evet, deprem ülkesinde dört duvar arasına sahip olabilmek büyük bir nimet; ancak şartlar ne olursa olsun hâlâ insanız ve insanca muamele görmeyi hak ediyoruz.

















