Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Serviste Tedavi Gecikmesi Ve Hekimin Küçümseyici Hakareti

Hastamız *****, 02.10.2026 tarihinde Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine getirilmiştir. Yapılan ilk tetkiklerde CRP (enflamasyon/iltihap) değeri 141 mg/L, lökosit (wbc) değeri ise 0.61 k/uL olarak tespit edilmiştir. Bu tablo, bağışıklık sisteminin ağır derecede baskılandığını ve ciddi bir enfeksiyon varlığını açıkça göstermesine rağmen, hastamız acil serviste yaklaşık bir gün boyunca herhangi bir tedavi veya tıbbi müdahale uygulanmaksızın adeta kaderine terk edilmiştir.

03.10.2026 tarihinde yapılan tekrar tahlillerinde, hiçbir etkin tedavi başlanmaması ve açık ihmal sebebiyle hastamızın klinik tablosu ağırlaşmış, CRP değeri 359.77 mg/L gibi son derece tehlikeli bir düzeye fırlamış, trombosit ve lökosit değerleri ise daha da düşmüştür. Buna rağmen süreç ciddiyetine uygun yönetilmemiş, hastamız ancak k*** Devlet Hastanesinde yer olmaması gerekçesiyle Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir.

Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde yatmakta olan ağır durumdaki hastamıza burada da zamanında, düzenli ve protokollere uygun bir tedavi uygulanmamıştır. Acil bölümünde görevli Dr. *****ve ilgili sağlık personelinin bariz ilgisizliği, hastanın durumuna zamanında müdahale etmemeleri ve tedaviyi başlatmaktan kaçınmaları üzerine defalarca açıklama talep ettik, tedavinin başlatılması için ısrar ettik, tartışma yaşamak zorunda kaldık ve ancak yoğun baskımız sonucunda zorla birkaç serum takılması sağlanabilmiştir. Buna rağmen “Biz işimizi zaten biliyoruz, çok soru soruyorsunuz” şeklindeki ifadelerle hem küçümsendik hem de saatler boyunca etkin bir tedaviden mahrum bırakıldık.

Ağır enfeksiyon ve febril nötropeni riski taşıyan bir hastanın acil serviste tedavisiz, takipsiz ve sahipsiz bırakılması, tıp etiğiyle de meslek sorumluluğuyla da bağdaşmayan, hastanın hayatını doğrudan tehlikeye atan son derece vahim bir ihmaldir. Hastamızın ağır durumu nedeniyle sonda takılması talebimiz dahi ciddiye alınmamış, doktor “tamam” demesine rağmen gerekli evrak saatler boyunca doldurulmamış, bu basit işlem bile sürüncemede bırakılmıştır.

Hastamızın tedavisi olması gerektiği gibi başlatılmadan, yalnızca oyalayıcı söylemlerle “Doktor sizin yanınıza gelecek” denerek bekletildik; buna rağmen ertesi gün sabah saat dörde kadar tek bir hekim tarafımıza gelmemiş, ne düzgün bir bilgilendirme yapılmış ne de sorumluluk üstlenilmiştir. Sadece bizim ısrarlı sorularımız üzerine hemşire tarafından “sizi sevk edeceğiz” denilmiştir. Bu süreçte ne gerçek bir muayene yapılmış ne de hastanın ağır durumu ciddiyetle ele alınmıştır. Yaşadıklarımız, “ölsek gitsek kimsenin umurunda değil” duygusunu bize fazlasıyla hissettirmiştir. Üstelik yalnızca bize değil, kimsesiz ve başka hastalara da son derece kaba ve duyarsız davranıldığını bizzat gözlemledik.

Dahası, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde yatan hastamızın tedavisini düzenli ve zamanında uygulamayan Dr. **** durumu sorduğumuzda, mesleki sorumluluğuna ve hekimlik etiğine tamamen aykırı biçimde bize karşı son derece onur kırıcı ve saygısız bir üslupla “Bana işimi öğretmeyin, gidin buradan, t****” ifadelerini kullanmıştır. Ağır kanser hastası bir yakın için dakika saydığımız bir anda, hem tıbbi anlamda ihmal edilmemiz hem de bu şekilde hakarete uğramamız bizim açımızdan kabul edilemez ve affedilemez bir durumdur. Hastamız bu kadar ağır durumdayken hem tıbbi ihmal hem de insan onurunu zedeleyen bu tutum nedeniyle Dr. *** hakkında özellikle ve ısrarla şikayetçiyiz.

Talebimiz, görevini ağır şekilde ihlal eden, hastamıza zamanında gerekli tıbbi müdahaleyi başlatmayarak sağlık durumunun kötüleşmesine ve hayati riskinin artmasına neden olan ilgili acil servis hekimleri ve sorumlu sağlık personeli hakkında derhal kapsamlı bir idari ve hukuki soruşturma başlatılmasıdır. Kamera kayıtları, nöbet çizelgeleri ve e‑Nabız tetkik geçmişi titizlikle incelenerek, hem tıbbi ihmal hem de tarafımıza yöneltilen bu açıkça onur kırıcı ifadeler nedeniyle sorumluluğu bulunan herkes hakkında en ağır idari yaptırımların uygulanmasını talep ediyoruz.

Gelişme

3 Ekim 19:28

Hastamız Havva Çetin, 4. Evre kanser tanılı, durumu son derece ağır bir hasta olmasına rağmen 02.10.2026 tarihinde Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne getirildiği andan itibaren kabul edilemez bir ihmal ve duyarsızlıkla karşılaşmıştır. İlk tetkiklerde CRP (enflamasyon/iltihap) değeri 141 mg/L, lökosit (wbc) değeri 0.61 K/uL olarak tespit edilmesine rağmen, yani bağışıklık sistemi neredeyse yok denecek kadar baskılanmış ve enfeksiyon değeri yüksek çıkmış olmasına karşın acil serviste yaklaşık bir gün boyunca hiçbir tedavi veya tıbbi müdahale uygulanmadan adeta kaderine terk edilmiştir. 03.10.2026 tarihinde yapılan tekrar tahlillerde ise, bu sorumsuz bekletme ve tedavisiz bırakılma süreci sonucunda hastamızın durumu belirgin şekilde ağırlaşmış; CRP değeri 359.77 mg/L seviyesine fırlamış, trombosit ve lökosit değerleri daha da düşmüştür. Buna rağmen acil bölümünde görevli Dr. Zümrüt Pınar ve sağlık personeli hastamızla ilgilenmemiş, duruma zamanında ve etkili şekilde müdahale etmemiş, tedaviyi başlatmak için en ufak bir çaba göstermemiştir. Ağır enfeksiyon ve febril nötropeni riski taşıyan böyle bir hastayı acil serviste tedavisiz ve takipsiz bırakarak hayati tehlikesini bile bile artırmışlardır. Tarafımızdan defalarca durumu anlatarak müdahale ve tedavi talep edilmesine rağmen, ilgisiz ve üstten bakan bir tavırla “Biz işimizi biliyoruz, çok soru soruyorsunuz” gibi cümleler kurulmuş, buna rağmen saatlerce tek bir anlamlı adım atılmamıştır. Hastamızın hayatı söz konusuyken bile ciddi bir umursamazlık sergilenmiş, ancak yoğun baskımız ve tartışma yaşamak zorunda kalmamız üzerine zorla birkaç serum takılması sağlanabilmiştir. Bu yaklaşım mesleki dikkatsizlik sınırını aşarak açık bir şekilde görev ihmaline ve insan hayatını hiçe saymaya dönüşmüştür. Hastamızın genel durumu bu kadar ağırken sonda takılması talebimiz dahi ciddiye alınmamış, Dr. Z*** P*** “tamam” demesine rağmen doldurması gereken evrakları bile günlerdir tamamlamamış, bu nedenle hastamız gereksiz yere saatlerce bekletilmiştir. “Doktor yanınıza gelecek” denmesine rağmen ertesi gün sabah saat 04.00’e kadar ne gelen bir doktor olmuş ne de gerçekten sorumluluk alan bir sağlık personeli ortaya çıkmıştır. Hastamızın yanında beklerken kendimizi tamamen sahipsiz, yok sayılmış ve değersiz hissettik. Sorduğumuzda ise sadece “Sizi sevk edeceğiz” gibi geçiştiren, içi boş ve netlikten uzak cümleler kurulmuş; ne doğru dürüst bilgilendirme yapılmış ne de hastamızın hayati riskine uygun bir aciliyetle hareket edilmiştir. Açıkça söylemek gerekirse, ölsek gitsek bile kimsenin umurunda değilmişiz gibi bir tavırla karşılaştık. Üstelik gördüğümüz kadarıyla yalnızca bize değil, kimsesiz veya sahipsiz görülen başka hastalara karşı da aynı umursamaz, ilgisiz ve insan onurunu zedeleyen bir yaklaşım sergilenmektedir. Bu, bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi için utanç verici bir tablodur. Hastamızın tedavisini başlatmayan, ağır enfeksiyon tablosunu bile bile görmezden gelen, görevini açıkça ihmal eden ve hastaların yaşam hakkını hiçe sayan ilgili acil servis hekimleri ve sorumlu sağlık personeli hakkında derhal idari ve hukuki soruşturma başlatılmasını talep ediyorum. Kamera kayıtlarının, acil servisteki hasta izlem notlarının ve e-Nabız tetkik geçmişinin ayrıntılı şekilde incelenerek bu ağır ihmal ve sorumsuzlukta payı olan herkes hakkında en ağır yaptırımların uygulanmasını istiyorum. Benzer bir ihmalle başka hastaların hayatının da riske atılmaması için bu olayın üzerinin asla örtülmemesini, somut ve caydırıcı adımlar atılmasını bekliyorum.

Yorumlar

Benzer Şikayetler

Video Şikayetler

Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi Yemek Yemek İsterken Aç Kalıyoruz!

Sakarya EğitimAraştırma Hastanesi Yemek Yemek İsterken Aç Kalıyoruz!

Profil fotoğrafı
Aygül
Sakarya Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Sorumsuzluğu

Sakarya Eğitim VeAraştırma Hastanesi Sorumsuzluğu

Profil fotoğrafı
Ali

Öne ÇıkanKonular