Qnet'in E-Ticaret Sistemi Hakkında Endişelerim Ve Yetkililere Bildirimim!
Qnet adlı oluşumun, e-ticaret adı altında insanları oyaladığını ve işleyişinin kanunlarla paralel gözükse de insanları gizli bir şekilde ülkenin çeşitli noktalarında topladığını düşünüyorum (beni Ankara'ya çağırdılar). Sözde resmi bir iş ve iş görüşmesi gibi konuşulup, daha sonra “e-ticaret yapıyoruz” denilerek ürün satın almam istendi. Sonrasında ise bu ürünleri alacak kişileri bulmam ve yeni katılımcılar getirmem beklendi.
Bu şekilde, ilk girenlerin daima kazandığı; sonradan katılanların ise belli bir insan sayısı bulana kadar uğraştığı, piramit şeklinde bir sistem olduğunu gözlemledim. Herkesin iki kişi getirdiği ve bu kişilerin de iki kişi bulup getirdiği bu yapının, sekiz ayın sonunda hiçbir şey yapmadan kazanç elde edeceği hayaliyle insanlara umut verildiğini düşünüyorum. Gençlerin takım oluşturmak için bu sistemin anlatımlarını ezberlediğini, ardından yeni gelenlere eğitim adı altında günlerce anlattığını ve kafa karışıklığı oluşturmak için e-ticaret genel bilgileriyle sadece para kazanacaklarına inandırılmaya çalışıldığını gözlemledim.
Daha önce benzer bir oluşumu internet üzerinden iş ararken Muğla/Konacık İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bizzat giderek ihbar etmiştim. Aynı şekilde Ankara’daki bu kişileri jandarmaya bildirdim; ancak emniyet güçlerinden herhangi bir geri dönüş alamadım. Bu kişilerin sistemlerini kullanıp, bir noktada insanların mağdur olup paralarını kaybettikten sonra mı incelenmesi gerektiğini sorguluyorum.
Merhaba, QNET satış ve pazarlama sistemi şeffaf, yasalara uygun, kişilere gelir kazancı sunmayan, üyelik sistemi üzerinden gelir vaadi olmayan bir doğrudan satış sistemidir. Bağımsız Temsilcilerimiz ürün tanıtımı ve pazarlamasına aracılık eder, firma adına satış yapmazlar. Faaliyet gösterdiğimiz alan itibariyle, doğrudan satış sektöründe Alım satım ilişkisi alıcı ile firma arasında kurulur. Faturayı da satıcı olarak firma alıcı adına düzenler bu sebeple temsilci bu neticede gerçekleşen ürün satışından komisyon elde eder, bu gelir vergiye tabi tutulur vergi yükümlülüğü ödendikten sonra kişinin hakkettiği kazanç ödenir. Qnet Promosyon kişilere üyelik başvurusu aşamasında en şeffaf ve doğru bilgiyi sunmaktadır. Üyelik formlarımızda gelir vaadi olmadığı, ilkeler ve prosedürlere (kazanç planında) nasıl komisyon geliri elde edileceği, etik kurallar her şey sunulmaktadır. Qnet’e başvuran kişilere ilgili birimlerinizin tüm detayları izah edebilir yetkinlikte olduğunu iletmek isteriz. Şirketimiz Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun başta olmak üzere tüketici mevzuatının ve Türk Hukukunun diğer tüm yasal düzenlemelerinin kaidelerine uygun faaliyet göstermektedir. Aynı zamanda şirketimizin faaliyet ve işlemleri Gümrük ve Ticaret bakanlığı tarafından da denetlenmekte olup, usulüne uygun şekilde faaliyetimize devam etmektedir.
Peki bu işleyişinize, sisteme katılan kişilere bankada çalışan tanıdık memurlarınız aracılığıyla kredi çıkmayanlara bile kredi onayı verdirip tatil paketi sattığınızı da ekliyor musunuz? Yoksa böyle bir şeyi hiç yapmadığınızı mı savunuyorsunuz? O tatil paketlerini krediyle alan, hiçbir şeyden haberi olmayan gençlerin neden buraya gelip şikayet yazdığını niye söylemiyorsunuz? Sözde bağımsız temsilcileriniz neden insanları kredi kullanmaya zorluyor? Yeni gelen kişilere, "sıfır sermayeyle kazanç elde ediyorsunuz" derken, neden sonrasında krediler olmadan bu sistemde ilerleyemediklerini fark etmelerini sağlamak için açık davranmıyorsunuz? Gerçekte sıfır sermaye diye bir şey yoksa, neden bu yalanı sürekli tekrar ediyorsunuz? Her söylediğiniz çelişkili vaatle bu insanları nasıl ikna edip kullanıyorsunuz? Gerçekleri sonradan öğrenen insanlar, hem maddi hem manevi olarak büyük zararlara uğruyor. Siz ise bu mağduriyetleri "kişisel sorumluluk" diyerek geçiştiriyor, arkanızda bıraktığınız insanların hayatlarını görmezden geliyorsunuz. Teoride şeffaflıktan, etik kurallardan ve yasal denetimlerden bahsetseniz de, sahadaki uygulamalarınız bu söylemlerle örtüşmüyor. İnsanlar sistemin doğasını tam anlamadan, "pasif gelir", "finansal özgürlük" gibi yanıltıcı vaatlerle sisteme dahil ediliyor ve sonrasında borç yüküyle baş başa kalıyor. Gerçek şeffaflık, temsilcilerin değil, sisteme katılan mağdurların yaşadıklarıyla ölçülür. Kağıt üzerinde her şey yasal görünse de, sahadaki manipülatif yönlendirmeler, özellikle genç ve ekonomik açıdan savunmasız bireylerin sistemde borçlandırılarak kullanılması, bu sistemin ne kadar etik olduğunu sorgulatıyor. Bir yapının yasal olması, onu adil ya da vicdani yapmaz aksine ismi ne olursa olsun; insanların umutlarıyla oynayıp onları borca sürükleyen her sistem, sonunda geride sadece mağduriyet bırakır.





Dostum, yazdıklarının aynısı kardeşimin başına geldi ne yapsam etsem çocuğu getirtemedim psikolojik baskı ve manipüle ile beynini yıkamışlar beş kuruş para kazandığı yok memleketine dönmesi için bir türlü ikna edemedim 7 aydır orada şu Eren diye bir çocuk var uzun uzun yazmış aynı bu şekilde başarı vaatlerini ezberlemiş cümleleri bana anlatıp anlatıp duruyor bir de kardeşim hiç olmadığı kadar yalan söyledi bana ne yapacağımı bilmiyorum...