AYT Sorularındaki Ölçme Hataları Ve Adil Değerlendirme İsteği
21.06.2026 tarihinde uygulanan YKS kapsamında yapılan AYT oturumunda, soru kitapçıklarında yer alan bazı soruların bilimsel ve ölçme-değerlendirme ilkeleri açısından ciddi hatalar içerdiğini düşünüyorum. Özellikle Fen Bilimleri Testi’indeki 40. Biyoloji sorusunda ksilem ve floem dokularının ortak özellikleri sorgulanmakta, ancak hem akademik botanik literatürü hem de MEB müfredatı dikkate alındığında “mekanik destek sağlama” ve “hücre çeperlerinde sekonder kalınlaşma” öncüllerinin her ikisi de doğru kabul edilmelidir. Bu durum soruyu çift cevaplı hale getirmekte ve ölçme güvenirliğini açıkça zedelemektedir.
Ayrıca Matematik Testi’indeki 23. Soruda grafik yorumlama üzerinden adaylardan, genel YKS müfredatında yer almayan ve yalnızca Fen Lisesi müfredatında bulunan Rolle Teoremi veya Ortalama Değer Teoremi bilgisini kullanmaları beklenmiştir. ÖSYM’nin kendi ilkeleri gereği, müfredat dışı kabul edilebilecek bu tür kavramların kullanıldığı sorularda ilgili tanım ve bilgilerin soruda verilmesi gerekirken, bu yapılmamış; buna rağmen sorunun iptal edilmesi yerine yalnızca cevap anahtarının değiştirilmesi yoluna gidilmiştir. Bu uygulama adil puanlama ilkesini zayıflatmaktadır.
2026 yılına gelinmişken ve ÖSYM tarafından her bir sorunun defalarca kontrol edildiği defaatle ifade edilmişken, milyonlarca öğrencinin geleceğini belirleyen tek bir AYT oturumunda bu kadar temel nitelikte hatalar görülmesi kabul edilebilir değildir. Bir tek sorunun bile binlerce adayın sıralamasını etkilediği bir sınavda bu tür hatalar telafi edilemeyecek hak kayıplarına yol açmaktadır.
Bu nedenle başta Fen Bilimleri Testi’indeki 40. Biyoloji sorusu olmak üzere, şaibe taşıyan tüm soruların bağımsız ve yetkin akademik kurullar tarafından tekrar ve titizlikle incelenmesini, hatalı olduğu tespit edilen soruların ivedilikle iptal edilmesini ve tüm adaylar için adil, şeffaf bir puanlama düzenlemesi yapılmasını talep ediyorum. Genel olarak tüm adayların emeğinin ve geleceğinin tartışmalı sorularla riske atılmaması için bu süreçte şeffaf, bilimsel ve hakkaniyetli bir yaklaşım bekliyorum.















