Ameliyat Sonrası Beklentiler ve Yaşananlar
Bir Hayatın Sorumluluğu: Doktorun Vicdanına Bir Soru
Ben, 15 yaşında bir genç. 10 yaşımdayken, geleceğe umutla bakmam gerekirken, gözlerimdeki şaşılık nedeniyle ameliyat masasına yatırıldım. Bana, bu ameliyatın gözlerimi düzelteceği, daha iyi göreceğim ve en önemlisi, insanların gözlerine çekinmeden bakabileceğim söylendi. Ama olmadı. Ameliyatı gerçekleştiren doktor E*** F**********, bana daha iyi bir hayat vaat ederken, tam tersine, beni daha büyük bir karanlığa itti.
Ameliyat sonrası beklenen iyileşme gerçekleşmedi. Tam aksine, gözüm daha da kötüleşti, şaşılık daha da belirginleşti. O günden sonra aynaya her baktığımda, insanların gözlerinin içine her dikildiğimde, doktorumun bıraktığı izleri taşıdım. Arkadaşlarımla konuşurken göz temasından kaçtım. Özgüvenim, çocukluğum, rahatça sosyalleşme hakkım elimden alındı.
Sayın Dr. E*** F**********,
Acaba her gece başınızı yastığınıza koyduğunuzda, içiniz rahat bir şekilde uyuyabiliyor musunuz? Bir çocuğun hayatında onarılmaz bir iz bırakmanın vicdani yükü omuzlarınızda değil mi? Tıbbi hatalar olabilir, ancak onları düzeltmek için bir çaba sarf etmek de doktorluk mesleğinin bir gereği değil midir? Ben bu yükü her gün taşırken, siz sorumluluğunuzu hatırlıyor musunuz?
Ben şimdi 15 yaşımdayım ve bu durumla yaşamaya mecbur bırakıldım. Ama benim tek istediğim, sesimi duyurmak ve benim gibi başka çocukların aynı kaderi yaşamamasını sağlamak. Çünkü doktorluk, yalnızca ameliyat yapmak değil, hastalarının hayatlarını iyileştirmekle yükümlü bir meslektir. Ve ne yazık ki, benim hayatım bu yükümlülüğün yerine getirilmediği bir örnek olarak kaldı.
Arda Yusuf K*******






