Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Üroloji Servisinde Ağrı Kesici Yokluğu Ve Hastane İhmali

84 yaşındaki babam A** Ş**’ın böbrek kanseri olduğunu Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Üroloji Servisi’nde öğrendik. Yaklaşık 20 gün boyunca bu hastanede tetkikleri yapıldı, ardından bizden biyopsi istendi ve 11 Şubat 2026 günü öğleden sonra biyopsi yapıldı. Yaşlı olduğu için bir gece müşahede altında tuttular ancak o gece bizim için tam bir kabusa dönüştü.
Babam kanser olduğu için ağrısı ve acısı çok fazlaydı. Akşam saatlerinde hemşirelerden rica ettim, çok küçük ve çabuk biten bir serum taktılar fakat hiçbir faydası olmadı, babamın sancısı gece boyunca dinmedi. Sabaha doğru tekrar gidip bir ağrı kesici daha yapmalarını istediğimde hemşire “ağrı kesici yok, kalmadı, yapamayız” dedi. Koca şehir hastanesinde ağrı kesici kalmamasına inanamadım. Nöbetçi doktorla görüşmek istedim, kapısına gittim ama kimse kapıyı açmadı, ortada bir muhatap bulamadım.
Babam sabaha kadar acılar içinde kıvranırken yan yatakta yatan hastanın da sondası çıkmıştı, refakatçisi yardım istediğinde hemşire “siz takın, bu bizim işimiz değil” diyerek ilgilenmedi. Hemşirelerin ellerinde telefonlarla internette gezindiklerini, hastalarla hemen hiç ilgilenmediklerini kendi gözümle gördüm. O gece gerçekten kendimizi Allah’a emanet kalmış gibi hissettik.
Tüm bu yaşananların ardından babamı 2 Mart 2026 tarihinde başka bir hastanede kaybettim. Bu kadar ağır hastaların yattığı bir serviste bu ilgisizlikten, umursamazlıktan ve temel ağrı kesiciye bile ulaşamamaktan dolayı derin bir üzüntü ve öfke içindeyim. Bu serviste görev yapanların Hipokrat yemini ettiklerini hatırlamalarını, yaptıkları ve yapmadıkları her şeyin insan hayatına dokunduğunu düşünmelerini istiyorum. Yaşadığımız bu ihmal ve ilgisizliğin araştırılmasını ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyorum.










