LÖSEV’in Yıllık Yardım Sözünü Dört Ayda Kesmesi Ve Şeffaflık İsteği
2024 yılının Aralık ayında B-ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) teşhisi aldım. Bu süreçte iki kür kemoterapi, ardından radyoterapi gördüm ve allojenik kemik iliği nakli oldum. Tedavi sürecim boyunca yüzlerce kez Ankara’ya gidip gelmek zorunda kaldım ve hem sağlık hem de ulaşım-maddi anlamda oldukça yıpratıcı bir dönem yaşadım.
LÖSEV’e yaptığım başvuru sırasında, bana bir yıl boyunca nakdi yardım verileceği beyan edilmesine rağmen, bu yardım yalnızca dört ay ödendi ve dördüncü aydan sonra hiçbir gerekçe belirtilmeden tamamen kesildi. Sağlanan dört aylık toplam yardım zaten masrafların yanında son derece yetersiz kalmışken, hiçbir açıklama yapılmadan desteğin durdurulması beni hem maddi hem manevi olarak çok zor durumda bıraktı.
Şu an hastalığım nüksetti ve yeniden kemoterapi almaya başladım, ikinci nakil sürecine hazırlanıyorum. Bu koşullarda tekrar yardım talebiyle başvurduğumda, LÖSEV’in resmi numarası üzerinden WhatsApp’la benden bazı belgeler istendi. İstenen tüm belgeleri eksiksiz şekilde iletmeme rağmen mesajlarıma geri dönüş yapılmadı. Müşteri temsilcileri defalarca “size dönüş yapacağız” demelerine rağmen bir ay boyunca hiçbir şekilde aramadılar, WhatsApp üzerinden yazdığım mesajlar da görülmesine rağmen cevapsız bırakıldı. Yaklaşık bir ayın sonunda ise, benim defalarca aramam ve ısrarlarım sonucunda sadece “uygun görülmedi” ifadesiyle bilgi verildi.
Hastalığı nüksetmiş, ikinci kez nakil sürecine giren bir hasta olarak nakdi yardıma “uygun görülmeme” gerekçemin ne olduğunu bilmek istiyorum. Bir yıl boyunca verileceği söylenen yardımın neden sadece dört ayla sınırlı bırakıldığını, yardımın hangi kriterlere göre değerlendirildiğini ve bu kadar ağır bir tedavi sürecindeyken neden destek dışı bırakıldığımı LÖSEV’den açık ve net bir şekilde açıklamalarını talep ediyorum. Eğer benim durumumdaki bir hasta dahi uygun görülmüyorsa, bağışların kimlere ve hangi ölçütlerle aktarıldığı konusunda da şeffaf bir bilgilendirme ve ayrıca haftalarca geri dönüş yapılmamasının ve bu sürede ciddiye alınmamamın nedenleri hakkında da açıklama bekliyorum.
Sürecin aydınlatılması ve karşılıklı anlayış içinde yürütülmesi istenmesi adı altında arandım bugün LÖSEV tarafından. Yaşananları birebir aktarmış olmama rağmen kendini genel merkezden "üst yetkili" olarak tanıtan bayan tarafından hoş olmayan tehdit suçlamalarını açıklamam istendi. Kimseyi tehdit etmediğimi, yalnızca bir iki aydır uzatılan sürecin sonunda yaşadığım olumsuzlukların çözüme kavuşması için şikayet oluşturduğumu söylesem de personelin ilgisiz ve suçlayıcı tutumunu araştırmak yerine hastayı sesle bastırarak kurumsal bir üslupla hesap sormaya çalıştıklarını fark ettim ve görüşme çok uzun sürmedi zaten. Bana kargoladıklarını söyledikleri belgelerde hala elime ulaşmadı.
Şikayetim sonrasında kurum tarafından tarafıma dönüş yapılmıştır. Ancak çözüm odaklı bir yaklaşım sergilenmek yerine, telefonda konuşan kurum yetkilisi kadın çalışan tarafından "Personelimizi tehdit ettiğinize dair not düşülmüş, aslı nedir? " şeklinde asılsız ithamlarla üzerimde psikolojik baskı kurulmaya çalışılmıştır. Dahası, şikayet ve denetim hakkım adeta yok sayılarak tarafıma "LÖSEV zaten devlet kurumu değil, biliyorsunuz değil mi? " gibi son derece kurumsallıktan uzak bir ifade kullanılmıştır. Kanser hastası bir birey olarak; nüks durumunda başvuruların işleme alınmaması, aylarca muhatap bulunamaması, ancak public şikayet oluşturulduğunda iletişim kurulup arandığımda ise asılsız "tehdit" suçlamasıyla sorgulanmaya çalışılmam kabul edilebilir değildir. Süreçte görevini layıkıyla yapan çalışanları tenzih etmekle birlikte; hastanede veya evde bakım sürecindeki aksaklıklara sebebiyet veren ilgisiz çalışanlar ve yetkisini aşarak şahsıma asılsız ithamda bulunan yetkili hakkında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve LÖSEV Yönetim Kurulu nezdinde gerekli dilekçe başvurularını başlatıyorum. Ayrıca şahsıma yöneltilen asılsız suçlamalar ve kişilik haklarıma yapılan saldırı sebebiyle manevi tazminat ve idari soruşturma haklarımı saklı tutuyorum.



