Çorum-Ankara'da Sık Değişen Hız Limitleri Sürücüleri Zor Duruma Sokuyor
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olan Çorum–Ankara güzergahında ve genel olarak Türkiye’deki birçok yolda uygulanan hız limitleri nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bu yolları keyfi gezinti için değil, işimize, toplantımıza, hastaneye, ailemize ve randevularımıza zamanında yetişebilmek için kullanıyoruz. Gün içinde zaten zamanla yarışırken, bir de yolda ceza yememek için ayrı bir stres yaşamak zorunda kalıyoruz.
Çorum–Ankara yolunda bir noktada hız limiti 110 km/s iken, birkaç yüz metre sonra 70 km/s’ye, ardından 50 km/s’ye düşüyor ve kısa süre sonra tekrar 110 km/s’ye çıkıyor. Bu kadar sık ve ani değişen hız limitlerini takip etmek sürücünün dikkatini yoldan alıp sürekli hız göstergesine yönelmesine neden oluyor. Birçok noktada hız sınırını açık ve yeterli şekilde gösteren levhalar da bulunmadığı için hangi hız sınırında olduğumuzu anlamak için telefon ya da navigasyona bakmak zorunda kalıyoruz. Bir yandan telefon kullanmak yasak denilirken, diğer yandan hız limitini öğrenebilmek için sürücü adeta telefona mecbur bırakılıyor. Bu sistem güvenliği artırmak yerine dikkati dağıtıyor ve vatandaşı cezaya sürüklüyor.
Normal şartlarda yaklaşık iki saatte gidilebilecek Çorum–Ankara yolunu, ceza korkusuyla üç, hatta üç buçuk saatte gitmek zorunda kalıyoruz. Bir taraftan yetişmemiz gereken yere zamanında varmaya çalışırken, diğer taraftan “Burada hız limiti kaç, az önce 110’du şimdi 70 mi oldu? ” endişesiyle araç kullanıyoruz. Mevcut uygulama vatandaşı iki seçeneğe zorluyor: Ya bütün ani hız değişikliklerini takip edip saatlerce yolda kalacaksınız ya da trafik akışına uyup biraz hızlandığınız anda radar veya ortalama hız cezasıyla karşılaşacaksınız. Bu durumda hem ceza yemeden hem de zamanında yetişerek yolculuk yapmak neredeyse imkansız hale geliyor. Uzun süre düşük ve sürekli değişen hızlarla araç kullanmak sürücüyü yoruyor, sıkıyor ve dikkat kaybına neden oluyor. İnsanlar keyif için hız yapmıyor, işine ya da acil işine yetişmeye çalışıyor; ancak kazandığımız para peş peşe gelen trafik cezalarıyla geri alınıyor ve vatandaş güvenli sürüşten çok nerede ceza yiyeceğini düşünür hale geliyor.
Çorum–Ankara güzergahında izin verilen en yüksek hız 110 km/s ve bu yaklaşık 68 mil/saat ediyor. Dünya genelinde benzer özellikteki bölünmüş yol ve otoyollarla kıyaslandığında bu hızın zaten düşük olduğu görülüyor. Buna rağmen hız limiti sık sık 70’e ve 50’ye çekilerek yolculuk daha da uzatılıyor. Sadece Çorum–Ankara arası değil, Türkiye’nin birçok farklı güzergahında da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Ortalama hız denetimi, ani hız düşüşleri ve sık yerleştirilen radarlar yüzünden vatandaş, devletin belirlediği sınırların içinde en küçük hatada hemen cezayla karşı karşıya kalıyor.
Devlet büyüklerimizin ve üst düzey yöneticilerin resmi araçlar, eskort eşliğinde ve farklı seyahat koşullarıyla yolculuk yaptığı için sıradan bir vatandaşın yaşadığı bu ceza baskısını ve sürekli tetikte araç kullanma zorunluluğunu birebir hissetmediğini düşünüyorum. Trafik kurallarına elbette karşı değiliz; can güvenliği için kuralların olması gerektiğini biliyoruz. Ancak talebimiz, hız limitlerinin yolun gerçek şartlarına göre yeniden düzenlenmesi, 110’dan çok kısa mesafede 70’e veya 50’ye düşen anlamsız geçişlerin kaldırılması, uyarı levhalarının artırılması ve denetimlerin ceza kesmekten ziyade gerçekten güvenliği sağlamak amacıyla yapılmasıdır.
Vatandaş olarak devletimizi karşımızda değil yanımızda görmek istiyoruz. İki saatlik yolu ceza korkusuyla üç buçuk saatte gitmek istemiyoruz ve bu yaşananların tüm sürücüler tarafından görülmesini, duyulmasını ve dikkate alınmasını istiyoruz.













