25.11.2025 tarihinde, sabah saat 10.00–11.00 arasında İzmir Şehir Hastanesi Poliklinik 5 binasında bulunan Türk Kızılayı kan bağışı noktasında son derece ciddi ve kabul edilemez bir durum yaşadık.
Arkadaşım m** e** h** (Geçici Koruma Kimlik No: 992***484), aynı gün ameliyata girecek bir hastaya acil olarak kan bağışlamak için başvuruda bulundu. Türkçe bilmediği için yanında tercüman olarak ben vardım. Adım t*** m***, Geçici Koruma Kimlik No: 998933***. Arkadaşımın Türkçe bilmediğini, tüm soruları ve tıbbi bilgileri eksiksiz şekilde tercüme edebileceğimi açık ve net bir şekilde ifade ettim.
Doktora, hastanın durumunun acil olduğunu, başka bağışçı olmadığını ve benim de yakın zamanda kan bağışı yaptığım için tekrar bağış yapamayacağımı belirttim. Buna rağmen kan bağışı noktasında görevli olan doktor, sadece arkadaşım Türkçe bilmediği için bağışı kesin olarak reddetti ve benim tercüman olarak destek olmamı da kabul etmedi. Doktorun adını bilmesem de bu kararın kendisi tarafından net bir şekilde ifade edildiğini belirtmek isterim.
Sadece dil bilmediği için bir kişinin kan bağışının engellenmesi, özellikle bir hastanın hayatı bu bağışa bağlıyken, hem Türk Kızılayı’nın eşitlik ilkelerine hem de sağlık hizmetlerinde tercüman desteğinin kullanılmasına tamamen aykırıdır. Bu yaklaşım, hem bağışçı adayını hem de acil ihtiyaç sahibi hastayı mağdur eden son derece yanlış ve ayrımcı bir uygulamadır.
Bu olayı Türk Kızılayı’nın resmi internet sitesi üzerinden ayrıca şikayet olarak ilettim. Yaşanan bu hukuka ve etik ilkelere aykırı uygulamanın detaylı şekilde incelenmesini, sorumlu personel hakkında gerekli idari adımların atılmasını ve benzer durumlarda dil engeli nedeniyle hiçbir hastanın ve bağışçının mağdur edilmemesi için açık, yazılı ve bağlayıcı bir prosedür oluşturulmasını talep ediyorum.
Yorumlar