İstanbul Eczanesi (Yalova) Personelin Kaba Tavrı
13.08.2026 günü saat 23:00’ten sonra şiddetlenen böbrek ağrım, buna eşlik eden mide bulantısı ve ateş nedeniyle hastaneye başvurdum. Böbrek taşı düşürüyordum ve verilen ilaçları almak için Yalova Merkez’de bulunan İstanbul Eczanesi’ne gittik. Eczanede ciddi ağrı içinde, iki büklüm halde oturdum ve ilaçlar hazırlanırken arkadaşım yanımdaydı.
Eczanedeki personel kutunun üzerine kullanma talimatını yazarken, arkadaşım refleks olarak “tok mu? ” diye sordu. Bunun üzerine personel kutuyu kaldırıp sert bir tavırla “anlayabiliyor musunuz? ” dedi. Okuma yazmanız vardır herhalde demek istedi. Ardından, “daha açıklayıcı yazmama gerek var mı” benzeri bir ifade daha söyledi. Fiziksel durumum çok kötü olduğu için cevap verip tartışmaya girecek hâlim yoktu; aksi takdirde bu üslup rahatlıkla kavgaya dönüşebilecek seviyedeydi, o derece gereksiz kışkırtıcıydı.
Arkadaşım ve ben sağlık personeliyiz. Ağrılı hastalarla çalışıyoruz. Onların ajite olduklarını biliyor, kaba ya da mızmız olabileceklerini aklımdan çıkarmam. Üstüme alınmam. Eczacı arkadaş, iki hafta önce geç kalan ve köpek gibi hizmet edeceksiniz diyerek dakikalarca bağıran hastama gösterdiğim sakinliği hatta güvenlikten onu sakınmaya çalıştığımı görse eğitim almış olurdu.
İstanbul Eczanesi’nde karşılaştığım personel ise, gösterdiğim profesyonelliğin binde birini dahi sergileyemeyecek düzeydeydi. En olağan bir süreci bile yönetemeyip, hastaya laf sokma ve üstten konuşma çabası içine girdi. Sağlık sektöründe çalışan birinin, hele ki hastayla birebir iletişim halinde olan eczane personelinin, bu denli saygısız ve kışkırtıcı bir dil kullanmasını kabul edemiyorum.
İstanbul Eczanesi yetkililerinden, özellikle nöbetçi olduğu saatlerde görev yapan bu personel hakkında gerekli uyarı ve eğitimlerin verilmesini, hastalarla iletişim konusunda ciddi bir farkındalık kazandırılmasını ve benzer bir durumun başka hastaların başına gelmemesi için önlem alınmasını talep ediyorum. Kendileri hastaneye uğrasın, bekleme alanında otursun ve hastalarımızla iletişimimizi gözlemlesin.
Kendisinden bizzat ikimize de özür almadan yazılarımı geri çekmeyeceğim.





