Fizyomer Sorumsuz Bir Kliniktir

Fizyomer pişmanlıktır. Devletin verdiği ücretsiz yılda bir kez, bir aylık fizik tedavi hakkınız bulunmaktadır. Bunlar, hastaları kayıt altına aldıkları için siz unutsanız bile tedaviniz bittikten bir yıl sonra sizi arayarak ısrarla tekrar tedavi olmanızı istiyorlar, tabii ki 580 TL muayene ücretini ödeyerek. Randevunuz hemen ayarlanıp gidiyorsunuz. Doktor, daha önceden kaydınız bulunduğu için hastalığınızın ne olduğunu biliyor. Yanlış ve kısa süren bir muayeneden sonra size bir aylık fizik tedavi önerildiğini söylüyorlar. Buraya kadar her şey normal görünüyor ama işin aslı hiç de öyle değil. Sonra size bir kağıt imzalatıyorlar ve planlama adı verilen bir birime yönlendiriyorlar. Daha sonra kantine gidip, elektrot adı verilen bir şey satın alıyorsunuz (zorunlu). Kantin dediğimiz yer pazar yeri gibi; domates, salatalık, meyve, sebze ne ararsanız var ve bunların hastane sahibinin serasından getirilip satıldığını öğreniyorsunuz. Tedaviniz başlıyor. Fizyoterapistler olağanüstü gayretli olmalarına rağmen çok çalıştırılmaktan dolayı yorgun bir şekilde size sadece yirmi dakika tedavi adı altında, herkesin evde de birinin yardımıyla yapabileceği şeyler yaptırıyorlar. Sonra on dakika boyunca bisiklet adı verilen bir alete oturup, ya elle ya da ayakla çeviriyorsunuz. Bitince bir ses çıkıyor ve fizyoterapistiniz daha önce ya yatağınızın altına ya da kendi bildiği bir yere sakladığı tens cihazı adı altında bir aleti, daha önce size aldırdıkları elektrotlarla el, kol veya bacaklarınıza takıp hemen başka bir hastaya bakmaya gidiyor. Neden bunları sakladıklarını sorduğunuzda ise 'Bunlar yeterli sayıda değil,' yanıtını alıyorsunuz. Zaman zaman bu konuda sizlerin duyabileceği şekilde tartıştıkları da oluyor. Ve tüm bu tedavi gibi görünen aslında tamamen hastane sahibinin istekleri doğrultusunda yapılan işlemler karşısında devletten adınıza bir ay için yaklaşık yirmi bin TL alındığını öğreniyorsunuz. Bir terapist, günde sadece on sekiz-yirmi dakika başınızda durarak tedavi etmeye çalıştığı hastane benzeri bir klinik sahibinin devletten aldığı parayı ben hesaplayamadım. Yüzde doksan hastaların durumu aynen böyledir. Bir başka önemli husus ise, bir aylık tedavisi biten hastalara ESOGÜ hastanesinden kendileri randevu alarak tedavilerini uzatmaya çalıştıkları, ESOGÜ'den uzatma alamadıkları zaman ise çevre illere göndererek tedavi sürecini uzattıkları belgelerle mevcuttur. Bu şikayetimin daha detaylısını Sağlık Bakanlığı'na yapacağımdan şüpheniz olmasın.





