Savcı Katibinin Tersleyici Davranışı Ve Açıklama Eksikliği
2025 yılında telefonuma gelen bir mesajdaki bağlantıya tıklamam sonucunda dolandırıldım ve bu olayla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda soruşturma başlatıldı. Dosyamın savcısı A**** O*** D*****’dır. Olayın ciddiyeti ve mağduriyetimin büyüklüğü nedeniyle soruşturmanın gidişatını öğrenmek ve sürecin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini anlamak için defalarca savcılık kalemini aradım.
Ne var ki savcının katibiyle yaptığım görüşmelerde, bir vatandaş ve mağdur olarak bilgi alma hakkımı kullanmama rağmen tersleniyor, azarlanıyor ve net, açıklayıcı hiçbir bilgi alamıyorum. “Sürekli arıyorsunuz” şeklinde fırça atılması, soruşturma dosyamla ilgili en temel konularda dahi tatmin edici yanıt verilmemesi beni hem insan olarak hem de mağdur sıfatıyla son derece rahatsız etmektedir. Bir kamu görevlisinin, özellikle de adliyede görev yapan bir personelin vatandaşa bu şekilde yaklaşması kabul edilebilir değildir.
Bu süreçte savcı kaleminde yaşadığım sorunları ve tarafıma karşı sergilenen üslubu ilgili mercilere bildirdim ve Adalet Bakanlığı’na bizzat şikayetçi olacağım bilgisini de açıkça ifade ettim. Buna rağmen dosyamla ilgili süreç hakkında hâlâ net, doyurucu bir bilgilendirme yapılmaması mağduriyet duygumu artırmaktadır.
Ayrıca bir vatandaş olarak suç unsuru taşıdığını düşündüğüm çeşitli sosyal medya paylaşımlarını ve benzeri içerikleri gördükçe CİMER ve ilgili merciler üzerinden düzenli olarak ihbarda bulunmaktayım. Bazı müracaatlarımda bu ihbarlar işleme alınıp ilgili kurumlara iletilirken ve süreç başlatılırken, bazı başvurularımda ise yalnızca “doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunun, şahsen şikayetçi olun” denilerek resen hiçbir işlem yapılmamaktadır. Aynı nitelikteki suç unsuru paylaşımlar hakkında yaptığım başvuruların bir kısmı işleme alınırken bir kısmında sadece “savcılığa başvurun, şikayetçi olun” denmesi, uygulamada ciddi bir çelişki olduğu izlenimini yaratmakta ve vatandaşın ihbar mekanizmasına olan güvenini zedelemektedir.
Son olarak CİMER’den aldığım yanıtlarda başvurularımın 5690 sayılı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi Yönetmeliği’nin 5/2-a maddesi uyarınca “yargı faaliyeti kapsamında olduğu, bu nedenle işleme alınmayacağı ve müracaatın yargı makamlarına yapılması gerektiği” yönünde özet bir cevap verildiği belirtilmektedir. Ancak ben zaten bazı konularda savcılığa başvurmuş, bazı konularda ise bir vatandaş olarak suç unsuru taşıyan paylaşımları ihbar etmiş durumdayım ve CİMER’in bu ihbarları önceki yıllarda olduğu gibi ilgili mercilere ileterek etkin şekilde takip etmesini beklemekteyim.
Tüm bu nedenlerle, özellikle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yürüyen dolandırıcılık soruşturmam kapsamında savcı katibinin tarafıma karşı olan tersleyici ve azarlayıcı tutumunun incelenmesini, ilgili personel hakkında gerekli idari inceleme ve işlemlerin yapılarak somut adımlar atılmasını, mağduriyetim ve dosyamla ilgili olarak tarafıma açık ve net bilgilendirme yapılmasını talep ediyorum. Ayrıca CİMER aracılığıyla yaptığım suç unsuru ihbarlarımın hangi kriterlerle işleme alındığının tarafıma açıklanmasını, Yönetmelik hükümlerine atıf yapılarak başvuruların doğrudan “savcılığa gidin, şikayetçi olun” denilerek sonuçsuz bırakılması yerine vatandaşın ihbarlarının tutarlı, etkin ve sonuç doğuracak şekilde değerlendirilmesi için gerekli adımların ivedilikle atılmasını istiyorum.














