Cumhurbaşkanlığı Yıllardır Başvurumla İlgilenmiyor
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) 2026 yılında bir çete ile ilgili olarak başvuru yaptım. Başvurumda yaşadığım mağduriyeti ve endişelerimi ayrıntılı şekilde anlattım, ancak bugüne kadar başvurumla ilgili hiçbir somut geri dönüş veya sonuç alamadım.
Bu kadar ciddi bir konuda yaptığım başvurunun yanıtsız kalması, hem güvenlik açısından hem de adalet duygum açısından beni ciddi anlamda rahatsız etmektedir. CİMER üzerinden yaptığım başvurunun gerçekten incelenmesini, gerekli araştırmanın yapılmasını ve tarafıma açık, net bir bilgilendirme yapılmasını istiyorum.
Şikayetvar üzerinden yazdığım şikayetlerde de benzer şekilde kendimi ifade etmeye çalışmama rağmen, sürecin ilerlemediğini ve sorunuma çözüm üretilmediğini görüyorum. Hem CİMER başvurumun akıbeti hem de bu tür başvuruların gerçekten dikkate alınıp alınmadığı konusunda bilgilendirilmek ve mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum.
Gelişme
Yaklaşık 1 yıldır Diyarbakır Yenişehir’de ailem ve özellikle erkek kardeşim, çok büyük olduğunu düşündüğüm bir çetenin psikolojik baskısı ve tehdidi altındadır. Bu süreçte kardeşimi madde bağımlısı yapmaya çalıştıklarını, tehdit ve şantajla baskı altında tuttuklarını düşünüyorum. Ailem ve kardeşim için can güvenliği endişesi yaşıyorum.
Bu durumla ilgili olarak Diyarbakır Emniyeti’ne, jandarmaya ve CİMER’e defalarca başvuru yaptım, 15 Mart tarihinde de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden koruma talebimi açıkça ilettim. Buna rağmen yaklaşık 1 yıldır nereye başvurduysam olayın üzerinin kapatılmaya çalışıldığını, şikayetlerimin ciddiye alınmadığını ve bazı görevlilerin bu çetelerle adeta iş birliği içindeymiş gibi davranmasından dolayı büyük bir güvensizlik yaşadığımı belirtmek istiyorum.
Başvurularım sırasında hem emniyetten hem jandarmadan hem de bu çetelerden farklı kanallardan tehdit edildiğimi hissediyorum. Yetkililerle yaptığım görüşmelerde ise çoğunlukla “bir şey çıkmaz, bekleyin, kardeşiniz bir suç işlesin” şeklinde oyalayıcı ve beni çaresiz bırakan ifadelerle karşılaştım. Elimde bu süreçle ilgili deliller ve resmi başvuru numaralarım bulunmaktadır, gerekli görülürse ilgili makamlarla paylaşmaya hazırım.
Devletten ve ilgili kurumlardan talebim, erkek kardeşimin kimler tarafından tehdit ve şantaj altında tutulduğunun etkin şekilde araştırılması, kardeşimin ve ailemin can güvenliğinin sağlanması, bu çeteler ve iş birliği içinde olduğunu düşündüğüm kamu görevlileri hakkında derhal kapsamlı ve tarafsız bir soruşturma başlatılmasıdır. Uzun süredir korunmadığımı ve yalnız bırakıldığımı hissettiğim bu sürecin artık ciddiyetle ele alınmasını ve somut adımlar atılmasını istiyorum.
Diyarbakır’da faaliyet gösteren fuhuş ve uyuşturucu çeteleriyle bazı kamu görevlilerinin iş birliği içinde olduğundan endişe ediyorum. Özellikle emniyet müdürlüğü ve ilçe jandarma birimlerinin bu yapılarla bağlantılı olabileceğine dair ciddi şüphelerim ve buna ilişkin elimde deliller bulunmaktadır. Erkek kardeşimin bu çetelerin elinde olduğunu, iki kız kardeşimin ve cezaevinde bulunan abimin de hayatlarının tehlikede olabileceğini düşünüyorum. Ailem için çok ciddi endişe duyuyorum ve kendi güvenliğimden de korkar hale geldim. Sayın Cumhurbaşkanım, Diyarbakır’daki bu çeteler her kimlerle bağlantılıysa, hakkımda ve ailem hakkında derhal gerekli koruma tedbirlerinin alınmasını, bu çetelerin ve onlarla iş birliği içinde olduğu iddia edilen kamu görevlilerinin ivedilikle ve tarafsız bir şekilde soruşturulmasını, elimdeki delillerin güvenli biçimde teslim alınarak değerlendirilmesini arz ediyorum. Yaşadığım çaresizlik ve duyduğum korku sebebiyle psikolojik olarak çok kötü durumdayım ve kendime zarar verme noktasına geldiğimi belirtmek zorunda hissediyorum. Benim ve ailemin can güvenliği sağlanır, iddialarım ciddiyetle incelenir ve gereği yapılırsa yaşamak için bir umudum olacağına inanıyorum. Bu başvurunun acil olarak ele alınmasını, gerekli tüm adımların atılmasını ve gelişmeler hakkında tarafıma bilgi verilmesini talep ediyorum.















