Şehirlerimizin çevresinde yer alan sanayi ve endüstriyel tesislerin, usule aykırı baca ve filtrasyon sistemleri nedeniyle yıllardır ciddi hava kirliliğine yol açtığını, özellikle 2025 yılı kış döneminde bu durumun zirve yaptığını üzülerek gözlemliyorum. Düzce’de Kaynaşlı otoyolu güzergahındaki tesisin adeta kara tren lokomotifi gibi yoğun duman ve gaz saldığı, Bolu’daki çimento tesisinin Bolu ve çevresini zehir bulutlarıyla kapladığı, Ankara’ya yüksek tepelerden bakıldığında ise şehrin üzerini kaplayan yoğun bir zehir bulutunun net şekilde görülebildiği halde bu durumun görmezden gelindiğini düşünüyorum.
Bu tesislerin baca ve filtrasyon sistemlerinin kim tarafından, ne sıklıkla ve nasıl denetlendiği konusunda kamuoyuna açık ve şeffaf bir bilgilendirme yapılmaması ciddi bir endişe kaynağıdır. Düzce, Bolu ve Ankara başta olmak üzere bu şehirlerde yaşayan insanların soluduğu havanın sağlıklı olmadığı açıkça ortadayken, bu durumun uzun vadede halk sağlığı üzerinde telafisi mümkün olmayan zararlara yol açmasından kaygı duyuyorum.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan ve ilgili çevre denetim birimlerinden, Düzce (özellikle Kaynaşlı otoyolu güzergahındaki tesisler), Bolu’daki çimento tesisi ve Ankara çevresindeki sanayi tesisleri üzerinde sıklaştırılmış ve etkin denetimler yapılmasını talep ediyorum. Çevreyi kirleten, filtrasyon sistemlerini usule uygun kullanmayan, insanlarımızı zehirleyen her türlü tesis için ağırlaştırılmış idari ve hukuki yaptırımların uygulanmasını ve gerekli görülen durumlarda bu tesislerin faaliyetlerinin durdurulmasını istiyorum.
Şehirlerimizin ve vatandaşlarımızın sağlığının, ekonomik çıkarların önüne konulması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle, ilgili tesislere yönelik denetim sonuçlarının şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını, çevre ve hava kalitesi standartlarına uymayan hiçbir işletmeye müsamaha gösterilmemesini ve gelecekte benzer ihlallerin önüne geçecek kalıcı denetim mekanizmalarının oluşturulmasını bekliyorum.
Yorumlar