Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Sezaryen İle Gebelik Sonlandırma Mecburiyeti
6. ayıma girmek üzereydim. Yüksek tansiyon sebebiyle gebelik sonlandırma yapmak istediler. Hastaneye gider gitmez beyin kanaması, felç, hayati organlarımı kaybetme gibi riskleri sürekli bana saydılar. İlaç verip düşürelim dediler, kabul etmedim. Yoğun bakıma gittim, iki gün aç susuz hamile halimle orada yattım. Sonra bana tansiyonumun normal olduğunu söyleyip servise çıkardılar. Yediğim ilaçlar ve serumları sayamadım. İki dakikada bir tansiyon ölçüyorlardı ve beni strese sokuyorlardı. Peş peşe ilaçlarla benim ruh sağlığımı bozdular. Karanlığa hapsettiler, tam 1 hafta hiç ışık açılmadı. Her gelen kişi kötü şeyler saydı bana. Ebelerin ve stajyerlerin kötü davranışları hâlâ gözümün önünde. Kimseyi odadan çıkarmayıp ses yapmayın deyip bağırıyorlardı. Koridorda ama kendileri sabaha kadar gülüyordu. Bebeğin suyu bitince artık sonlandırmayı kabul etmek zorunda kaldım. 15. günümde 11 kilo vermiştim hamile halimle. Her yerimi deldiler, kan ala ala mahvettiler beni. 1 yıl olacak hâlâ elim kolum mosmor. Doğumhane katına indiğimde ebeler bana 'Çocuğuna nasıl kıyarsın, kalbi atıyor' demezler mi, benim psikolojim yerle bir oldu. Beni o güne kadar bebek ölecek diye ikna etmeye çalıştılar. Bir bayan doktor karnımı yumrukladı 'Bu çocuk ölmüş' diye. Allah onun elini kırsın. Sonra sezaryenle bebeği aldılar, 'Biz bebek mezarlığı bakıyoruz' dediler. Bebeğim doğup ağlamış, 21 haftalık 400 gramlık haliyle. Sonra onu hemen başka hastaneye sevk ettiler. Minicik bedeniyle hiç yaşamayacak, doğumda ölecek dedikleri 400 gramlık el kadar bebek 6 gün tutundu hayata. Ve hiç annesini göremeden. Annesi de onu görebilmek uğruna ne savaşlar verdi. Tedaviyi reddettim, çıkarmadılar. Gidip göreyim bebeğimi. Tansiyonum 13-14'te kaldı. Az bir yükselse kırk tane serum, sonda, kan alma; aklımı aldılar o hastanede. Sıkıntısız ilerlediğim hamileliğim, başka hastaneye gidiyorduk, özele her şey yolundaydı. Ama oraya gittiğim gün beni psikolojik olarak öldürdüler. Aynı şekilde dışarıda araba içinde bekleyen eşimi de. Kafamın yanına bir kalp grafiği ölçen alet koydular, sesi hâlâ kulağımda. Sesini kapatmalarını istiyordum, geri bile dönüp bakmıyorlardı. Annemi duymamazlıktan geliyorlardı. Psikolojimi bozdu o hastane benim. Allah'tan tek dileğim, bana bu kötü anıları yaşatanlara aynısını yaşatması. Karnıma yumruklayan o ellerin kırılmasını gözümle görürüm inşallah.



Neden çıkmadınız nihai olarak siz sorumluluk alıp çıkabilirsiniz kimse sizi zorla tutamaz