26 Mayıs günü saat 17.00’den itibaren Ankara Bilkent’teki Ankara Şehir Hastanesi Acil Servisi’nde yaşadığım durumu paylaşmak istiyorum. Acilde ortam son derece gürültülüydü, bir odada herkes bağırıp çağırıyor, insanlar uykularından uyanıyor, tuvalet ise birkaç adım mesafede olmasına rağmen sürekli kötü kokuyor ve kokudan durulmuyordu.
Acilde doktorların tavrı da son derece umursamazdı. Doktorun kim olduğu bile belli değildi, kiminle görüştüğümü anlayamadım. Doktorun yanında kırmızı üniforma giyen, uzun sarı saçlı, gözlüklü bir kadın vardı, nasıl bir görevde olduğu belli olmayan bu kişi de oldukça saygısız bir tavır içindeydi.
Serum takılı haldeyken tuvalete gitmem gerektiğini söylediğimde, “var tuvalet” denip geçiştirildim, bana refakat edilmesi gerektiğini belirtmeme rağmen kimse ilgilenmedi. Buna rağmen arkadan başka hastaları hasta bakıcıların kendilerinin götürdüğünü gördüm. Yani bazı hastalara yardım edilirken, bana hiçbir destek verilmedi ve tamamen kendi halime bırakıldım. Serum bitmesine, kanın geri gelmesine rağmen de yine kimse ilgilenmedi, içeri kimseyi almıyorlar, ama hastayla ilgilenilmediğini bizzat yaşadım.
Acil serviste hem fiziksel ortamın düzeltilmesini hem de çalışanların hastalarla iletişimi ve ilgisi konusunda ciddi bir düzenleme ve denetim yapılmasını talep ediyorum. Bu şekilde ilgisiz ve saygısız bir ortamda, hele ki acil gibi hassas bir birimde, hastaların bırakılmasını kesinlikle kabul etmiyorum.
Yorumlar