17.02.2026 tarihinde Ankara Bilkent Şehir Hastanesi kadın doğum aciline öğlen saat 12:30 civarında başvurdum. Acildeki kadın doktor oldukça sakin ve anlayışlı davrandı, açılmam az olduğu için eve gönderildim. Aynı gün saat 21:30 civarında tekrar kadın doğum acile gittim, bu kez doktorlar değişmişti. Muayenemi yapan doktor, “Elimi mi kıracaksın, ben bu Elle para kazanıyorum, aç artık.” şeklinde ifadeler kullanarak beni son derece rencide etti.
Ardından yatışım yapıldı ve kadın doğum 2b servisine çıkarıldım. Burada ultrason ve çatı muayenem yapıldı, bu bölümde ilgilenen kişi gayet insani ve saygılı davrandı. Daha sonra odaya alındım ve ara ara açılmama bakıldı. Gece 00:17’de oğlum dünyaya geldi. Doğum anında bir anda yaklaşık 10 kadar doktor ve ebenin odaya girmesiyle, “Aç, çabuk aç, açmazsan nasıl doğuracaksın.” tarzında sözlerle üzerimde ciddi bir psikolojik baskı kuruldu. Sadece bir kadın doktor elimi tutup beni sakinleştirmeye çalıştı, onun desteği olmasa o gece orada psikolojik olarak tamamen çökeceğimi hissediyordum.
Doğum sırasında bir doktorun elinde makas gördüğümde epizyotomi mi olacağını sordum, başımdaki erkek doktor ise “Başka şansı var gibi, bir de sorguluyor.” diyerek beni iyice gerdi. Doğumun hemen sonrasında başlayan dikme işlemi yaklaşık 1 saat sürdü, korkudan kaç dikiş atıldığını bile soramadım. Bu sırada bebeğim diğer yatakta uzun süre ağlamasına rağmen, oradaki hiç kimse bebeğimle ilgilenmedi, sakinleştirmeye dahi çalışmadı.
Doğum sonrası dikişlerimin yarattığı ağrı ve acı günlerce bana hayatı zindan etti. Normal doğumun iyi olduğu söylenmesine rağmen, ben doğum sonrası süreçte dikiş acısından adeta kıvrandım. Şu an doğumun üzerinden 47 gün geçti, ancak yeni yeni toparlanabiliyorum, hâlâ hassasiyet devam ediyor ve yaşadığım travma nedeniyle kontrole dahi gidemiyorum.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi kadın doğum acil ve doğumhane bölümünde görev yapan ilgili doktor ve ebelerin, özellikle doğum anındaki üslup ve yaklaşımları nedeniyle incelenmesini ve benzer durumda olan hiçbir annenin böyle bir psikolojik baskı ve saygısızlık yaşamaması için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyorum.
Yorumlar