Kredi Biten DASK Poliçemin Otomatik Yenilenmesi Ve Haksız Tahsilat İadesi Talebi
2019 yılında konut kredim sona ermiş olmasına rağmen Allianz tarafından düzenlenen DASK poliçemin yıllardır otomatik olarak yenilenmiş olduğunu ve son olarak 26.09.2026 tarihinde hesabımdan tahsilat yapıldığını öğrendim.
Konu hakkında Allianz ile iletişime geçerek itirazımı ilettim ve tarafıma CAS-14320069-R9D4M0 numaralı kayıt oluşturulduğu bilgisi verildi. Ancak bugün itibarıyla ilk tahsilat tarihinin üzerinden 9 gün geçmiş olmasına rağmen tarafıma herhangi bir somut sonuç, açıklama veya çözüm sunulmuş değildir.
İtirazım DASK sigortasının varlığına değil; konut kredim 2019 yılında sona ermiş olmasına rağmen poliçenin yıllarca otomatik olarak yenilenmeye devam etmesine, kredi sonrasında tarafımdan yeniden onay alınmamasına, otomatik yenilemenin nasıl sonlandırılabileceği konusunda yeterli bilgilendirme yapılmamasına, son tahsilat nedeniyle hesabımın eksi bakiyeye düşmesine ve 9 gündür süren inceleme sonucunda halen somut bir değerlendirme paylaşılmamış olmasına ilişkindir.
Ayrıca Allianz’tan 2019 yılından günümüze kadar düzenlenen tüm DASK poliçelerimin, aynı döneme ait tüm tahsilat kayıtlarının, otomatik yenileme talimatına ilişkin kayıtların ve tarafıma gönderildiği belirtilen SMS ve bilgilendirme kayıtlarının tarafıma iletilmesini talep ettim. Ancak bugüne kadar herhangi bir kayıt paylaşılmamıştır.
Hesabımın eksi bakiyeye düşmesi nedeniyle kendi kaynaklarımdan hesabıma para aktarmak zorunda kaldım. Bu nedenle yalnızca poliçe primi değil, alternatif değerlendirebileceğim bir tutarı kullanmak zorunda kalmam nedeniyle de mağduriyet yaşamaktayım. 9 gündür devam eden süreçte halen “inceleme devam ediyor” dışında bir açıklama yapılmamış olması ciddi bir memnuniyetsizlik yaratmaktadır.
Artık inceleme bilgisinden ziyade somut bir sonuç ve açıklama bekliyorum, poliçemin ve otomatik yenileme sürecinin gözden geçirilerek haksız tahsilatların iadesini ve talep ettiğim tüm kayıtların tarafıma iletilmesini istiyorum.
Bugün hem Allianz hem de Yapı Kredi tarafından telefonla arandım. Allianz tarafından yapılan açıklamada, DASK yenilemelerine ilişkin talimatın banka tarafından iletildiği ve bu nedenle konunun Yapı Kredi ile çözülmesi gerektiği ifade edildi. Yapı Kredi tarafından yapılan açıklamada ise konut kredisi kullanımı sırasında otomatik yenileme talimatı verildiği ve bu nedenle yapılabilecek bir işlem bulunmadığı belirtildi. Ancak her iki kurumun açıklaması da beni tatmin etmemiştir. Benim itirazım DASK sigortasının varlığına değil, konut kredim 2019 yılında sona ermiş olmasına rağmen yaklaşık 7 yıl boyunca poliçenin otomatik olarak yenilenmeye devam etmesine ve bu süreçte müşterinin güncel tercihinin hiçbir aşamada yeniden sorulmamasınadır. Bugün itibarıyla ortaya çıkan tablo şudur: Allianz sorumluluğun bankada olduğunu, Yapı Kredi ise yıllar önce verilmiş bir talimat nedeniyle sürecin devam ettiğini söylemektedir. Ancak müşteri olarak yaşadığım mağduriyeti sahiplenen, çözüm öneren veya telafi sunan bir taraf göremiyorum. Bugün itibarıyla sürecin üzerinden 10 gün geçmiştir. Yapılan açıklamaları kabul etmiyorum ve konunun benim açımdan kapanmadığını özellikle belirtmek istiyorum.
Bugün Allianz'tan tarafıma yazılı dönüş yapıldı. Ancak ilginç olan şu ki, 11 gündür anlattığım konu ile verilen cevabın bir ilgisi bulunmuyor. Benim talebim: 2019 yılı sonrasında, tarafımdan yeniden açık onay alınmadan gerçekleştirilen DASK yenilemelerinin ve bu yenilemelere ilişkin tahsilatların incelenmesi, mağduriyetimin giderilmesi ve yapılan tahsilatların değerlendirilmesidir. Allianz'ın verdiği cevap ise özetle: "Poliçenizi iptal etmek istiyorsanız dilekçe gönderin." İyi bir denemeydi ancak mesele bu değil. Ben geçmiş poliçelerimin iptalini talep etmiyorum. Ben, yıllardır devam eden otomatik yenilemeler nedeniyle tahsil edilen ücretlerin ve bu sürecin sonuçlarının değerlendirilmesini talep ediyorum. Yaklaşık 11 gündür aynı konuyu anlatmama rağmen, Allianz'ın halen sorulan soruya değil başka bir soruya cevap veriyor olması, sürecin gerçekten incelenip incelenmediği konusunda da soru işaretleri yaratmaktadır. Bugüne kadar Allianz'ın yaklaşımı "talimat bankadan geliyor", Yapı Kredi'nin yaklaşımı ise "kredi kullanırken talimat verilmiş" şeklinde olmuştur. Ancak iki kurumun da açıklamaları mağduriyetin neden oluştuğunu anlatmakta, mağduriyetin nasıl giderileceğine ilişkin herhangi bir çözüm sunmamaktadır. Bu nedenle verilen son cevabı yeterli, açıklayıcı veya çözüm odaklı bulmuyorum. Talebim değişmemiştir: 2019 yılı sonrasında, tarafımdan yeniden açık onay alınmaksızın gerçekleştirilen tüm DASK yenilemelerinin ve bu yenilemelere ilişkin tahsilatların yeniden değerlendirilmesini ve ücret iadesini talep ediyorum.
Süreç devam ederken çok önemli olduğunu düşündüğüm yeni bir detayı fark ettim. Bugüne kadar hem Allianz hem de Yapı Kredi tarafından bana yapılan açıklamalarda, DASK yenilemeleri hakkında SMS ile bilgilendirme yapıldığı belirtilmektedir. Ancak tarafıma gönderilen SMS'i tekrar incelediğimde, mesaj içerisinde; • Sigortalanan konutun adresi, • İl veya ilçe bilgisi, • Hangi taşınmaza ait olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi, bulunmadığını gördüm. Mesajda yalnızca poliçe numarası ve prim tutarı yer almaktadır. Bu durum benim açımdan son derece önemlidir. Çünkü benim halen aktif konut kredisi devam eden ve içinde yaşadığım bir başka konutum bulunmaktadır. Bu nedenle yıllardır gelen DASK yenileme bildirimlerini doğal olarak aktif kredisi devam eden evime ait rutin yenilemeler olarak değerlendirdim. Bugün öğrendiğim ise söz konusu poliçenin farklı bir şehirde bulunan başka bir taşınmaza ait olduğu yönündedir. Eğer SMS içerisinde adres veya en azından taşınmazın bulunduğu il bilgisi yer almış olsaydı; • Poliçenin hangi eve ait olduğunu anlayabilecektim, • Farklı bir sigorta şirketi ile çalışıp çalışmayacağıma karar verebilecektim, • Bulunduğu şehirdeki sigortacım üzerinden işlem yapabilecektim. Ancak yalnızca poliçe numarası bulunan bir SMS'in, birden fazla taşınmazı bulunan bir müşteriyi yeterli şekilde bilgilendirdiğini düşünmüyorum. Bu nedenle "müşteriye SMS gönderildi" savunmasını yeterli bulmuyorum. Benim itirazım DASK'ın varlığına değil; 2019 yılında sona eren konut kredim sonrasında yaklaşık 7 yıl boyunca devam eden yenileme ve tahsilat sürecine ilişkin bilinçli tercih yapma imkanından fiilen mahrum bırakılmış olmamadır. Bugün itibarıyla ne Allianz ne de Yapı Kredi tarafından mağduriyetimi giderecek somut bir çözüm sunulmuş değildir. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğim.
Bugün itibarıyla ilk tahsilat tarihinin üzerinden 16 gün geçmiş bulunmaktadır. Bu süre içerisinde Allianz ve Yapı Kredi ile çok sayıda telefon görüşmesi gerçekleştirdim, e-posta yazışmaları yaptım ve çeşitli platformlar üzerinden konuyu takip etmeye çalıştım. Ancak bugün gelinen noktada hâlâ mağduriyetimi giderecek somut bir çözüm sunulmuş değildir. Daha da dikkat çekici olan husus, her başvurum sonrasında "konunuz takip edilmektedir", "inceleme devam etmektedir", "gelişmeler tarafınıza bildirilecektir" şeklinde standart dönüşler almama rağmen ortada herhangi bir sonuç bulunmamasıdır. Süreç boyunca sürekli olarak "müşteriye SMS ile bilgilendirme yapıldı" savunması yapılmaktadır. Ancak tarafıma gönderilen DASK yenileme SMS'ini tekrar incelediğimde mesaj içerisinde; • Konut adresi, • İl veya ilçe bilgisi, • Hangi taşınmaza ait olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi, bulunmadığını gördüm. Mesaj yalnızca poliçe numarası ve prim tutarını içermektedir. Bu durum benim açımdan son derece önemlidir. Çünkü benim aktif konut kredisi devam eden ve içinde yaşadığım başka bir konutum bulunmaktadır. Bu nedenle gelen bildirimi doğal olarak o konutla ilişkilendirdim. Oysa sonradan öğrendiğim üzere yıllardır yenilenen poliçe farklı şehirde bulunan başka bir taşınmaza aittir. Şunu sormak istiyorum: Birden fazla taşınmazı bulunan bir müşterinin, içerisinde adres bilgisi dahi yer almayan bir SMS'ten hangi eve ilişkin işlem yapıldığını anlaması nasıl beklenmektedir? Eğer tarafıma gönderilen bildirimlerde taşınmazın adresi veya en azından bulunduğu şehir belirtilmiş olsaydı, konuya yıllar önce müdahale edebilir, farklı bir sigorta şirketi ile çalışmayı tercih edebilirdim. Bu nedenle "SMS gönderildi" açıklamasını yeterli ve şeffaf bir bilgilendirme olarak kabul etmiyorum. 16 gün geçmesine rağmen halen somut bir çözüm sunulmamış olması ciddi bir müşteri memnuniyetsizliği yaratmaktadır. Talebim değişmemiştir: 2019 yılı sonrasında, tarafımdan yeniden açık onay alınmaksızın gerçekleştirilen yenilemelere ilişkin tahsilatların iadesini talep ediyorum. 16 gündür gerekçe dinliyorum. 16 gündür çözüm bekliyorum.












