17 Mart 2026 günü saat 11.20’de Adana Şehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz polikliniğinde Prof. Dr. *** randevum vardı. Polikliniğe gittiğimde ***hoca yoktu, muayeneyi iki asistan doktor yürütüyordu. Bu asistanlardan biri son derece ilgili, saygılı ve hastaları dikkatle dinleyen biriydi. Diğeri ise ismini sorduğumda *** olduğunu söyleyen, hastalara karşı kaba, saygısız ve insani/vicdani değerlere yakışmayan bir üslupla davranan doktordu.
Ben bir doktor babası olarak, aynı zamanda 30 yıllık Jandarma astsubayı ve halen görev yapan bir personel olarak, insanla birebir temas edilen her görevde üslubun ve saygının ne kadar önemli olduğunu çok iyi bilen biriyim. Vatanın her köşesinde, en kritik görevlerde bile suçluya dahi devletin şefkatli yüzünü gösterip hukukun gereğini yerine getirmeye çalıştım. Buna rağmen, şifa arayan hasta insanlara bu şekilde saygısız, rencide edici yapılmayacak davranışların reva görülmesini asla kabul edemiyorum.
Bu tür bir yaklaşım hem hastaları tahrik etmekte hem de sonrasında yaşanan doktor şiddeti gibi olayların zeminini hazırlamaktadır. Önce hekimlerin insan ilişkileri konusunda desteklenmesi, insani ve vicdani davranış biçimlerinin yerleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben kendi oğlum da doktor olduğu için, ona dahi her zaman hastaya kötü muamelenin asla kabul edilemeyeceğini, ne olursa olsun sakince dinleyip muayenesini yapması, hastayı hayır duasını alarak uğurlaması gerektiğini öğütlüyorum.
Sağlık Bakanlığı’nın ve her seviyedeki kurum amirlerinin bu konuda hassasiyet göstermesi, gerekli tedbirleri alması ve özellikle bahsettiğim asistan doktor hakkında idari işlem yapılmasını talep ediyorum. Hasta, şifa bulmak için geldiği hastanede telafisi mümkün olmayan olaylara sürüklenmemeli; doktor-hasta iletişimi iş yoğunluğunun arkasına sığınılarak ihmal edilmemelidir. Üslup her şeyi değiştirir, bazen doktorun içten ve samimi tek bir olumlu yaklaşımı bile hastanın iyileşme sürecine katkı sağlar.
Toplum olarak saygı ve sevginin zayıfladığı, huzursuzluğun arttığı bir dönemden geçiyoruz. Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan tüm yöneticilerin bu konuya özellikle dikkat çekmesi ve çözüm üretmesi, toplum sağlığı ve huzuru açısından hayati önemdedir. Bu Vatan ve bu halk hepimizin, kaybedecek bir ülkemiz daha yoktur. Bu nedenle şikayetimin ciddiyetle ele alınmasını ve gerekli incelemenin yapılmasını rica ediyorum.
Yorumlar