Silivri Cezaevinde Zorla Madde Kullanımı Ve Denetim Eksikliği İçin Acil Soruşturma
Eşim yaklaşık iki ay önce Silivri Açık Cezaevi’ne alındıktan sonra, koğuşta ve ortamda sürekli madde kullanımı olduğunu, daha ilk günden itibaren kendisine madde uzatıldığını ve istemediği halde psikolojik baskı altında bırakıldığını anlattı. Açık ve kapalı cezaevlerinde maddeye çok kolay ulaşabildiğini, maddeden uzak durmak istemesine rağmen koğuş içinde bazı kişiler tarafından zorla kullandırılmaya çalışıldığını, bu nedenle ciddi korku yaşadığını ifade ediyor. Eşim, cezaevine girişinden sonraki yedinci gününde bu baskılar ve doldurmalar sonucunda firar etmiş, ancak kısa sürede aklının başına geldiğini fark ederek, üzerindeki baskının etkisiyle hareket ettiğini anlayıp kendi iradesiyle geri dönüp teslim olmuştur.
Eşim, altı senedir madde ile mücadele eden, tedavi görmüş bir kişi ve cezaevine girmeden önce de madde kullanımı sebebiyle hastane yatış talebi almıştı. Psikolojik olarak zaten kırılgan bir durumda olmasına rağmen, cezaevinde her gün “kaçın, şu yere gidin, şu kişiyi bulun, o size yardımcı olur, yürüyüşlere katılın” şeklinde yönlendirmelere maruz kalmış, sürekli baskı altında tutulmuş. Eşim, madde bulamadıklarında koğuşta bulunan kişilerin birbirlerine zarar verebilecek duruma gelebileceğini, bu ortamda kimsenin sağlıklı düşünmesinin mümkün olmadığını, denetimlerin ise tamamen yetersiz olduğunu söylüyor.
Eşimin firar etmesine sebep olan bu psikolojik baskıların ve adeta beyninin yıkanmasının bedelini kimin ödeyeceğini merak ediyorum. Eşim uzun süredir maddeyi bırakmış olmasına rağmen, üzerinde madde kullanımının geçmişten kalan etkileri bulunduğunu, zaten ruhsal olarak iyi bir durumda olmadığını düşünüyorum. “Kendimi öldüreceğim, buradan kaçacağım, cesedim gelecek” gibi ifadeleri sık sık kullanıyordu ve bu süreçte ağır bir ruh hali içindeydi. Ben eşim için Bakırköy AMATEM bölümü üzerinden tedavi amaçlı bir karar çıkartmıştım; buna rağmen böyle kırılgan bir durumda olan bir kişinin bu şartlara maruz bırakılması, denetim eksikliğinin ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir.
Ben, Silivri Cezaevi’nde madde satan ve zorla kullandıran kişiler ile buna göz yuman ya da gerekli önlemleri almayan görevliler hakkında derhal kapsamlı bir soruşturma açılmasını, madde kullanımına ve bu baskılara karşı etkin denetim yapılmasını ve eşimin can güvenliğinin sağlanmasını talep ediyorum. Eşim hâlen Silivri’de hükümlü olarak bulunuyor ve korktuğu için doğrudan şikayetçi olamıyor.
Mağdur bir eş ve mağdur bir hükümlü yakını, bir çocuk annesi olarak bu konunun ciddiyetle ele alınmasını ve benimle iletişime geçilmesini istiyorum.








