Adıyaman Cumhuriyet Savcısı Dava Hakkında Sonuç Yok
Yıllardır devam eden çok ağır bir mağduriyetim olmasına rağmen Adıyaman Cumhuriyet başsavcılığı’nın dosyamla ilgili etkin bir soruşturma yürütmediğini ve süreci sonuçlandırmadığını belirtmek istiyorum. A** k** isimli kişiyle yaklaşık 2 yıl boyunca birlikte çalıştım, yanında hem bulaşık işlerinde çalıştım hem de muhasebe işlerine baktım. Çalıştığım işyerinde yemekhaneden işçilerin yedikleri yemeklerin ödemeleri, benim adıma kayıtlı Garanti Bankası hesabına yatırılıyordu.
Bu dönemde a**k**, 0507240** numaralı hattımı ve Garanti Bankası’na ait kredi kartı bilgilerimi kullanarak kendi şahsi ihtiyaçlarını karşıladı ve bu hat ile banka bilgileri üzerinden çeşitli işlemler yaptı. Bana, bu bilgileri sadece iş gereği ve ödemeler için kullanacağını söyleyerek güven verdi, ben de buna inanıp bilgilerimi paylaştım. Şizofren hastası olmam sebebiyle de kendisine daha fazla güvenmek zorunda kaldım. Bankadan çekilen kredilerden 15.000 TL asıl borç ve 5.000 TL faiz olmak üzere toplam 20.000 TL’lik kısım sadece bana ait, bunun dışındaki tüm krediler ve işlemler a** k**k’un yaptığı işlemlere aittir.
Yıllar boyunca kendisine kıyafet, yiyecek, ilaç, pansiyon ücreti ve telefon faturası gibi giderleri de ben karşıladım, bu masraflar aslında ona ait olmasına rağmen üzerime kaldı. A***k**k bu güveni kötüye kullanarak kredi çekti, bu kredileri taksitlendirdi ancak ödemelerini yapmadı. Kartımı ve bilgilerimi izinsiz ve sorumsuz şekilde kullanarak beni yüksek faiz yükü altına soktu ve icralık duruma düşmeme sebep oldu. Faizleriyle birlikte yaklaşık 150 milyar lira tutarında çok ciddi bir borç oluştu, asıl sorumlu kişi vefat etmiş olmasına rağmen mağduriyetim halen devam etmektedir.
Bu kişiyle Instagram üzerinden yaptığımız yazışmalarda sürekli olarak “3 ay sonra ödeyeceğim”, “şu ihaleyi alınca borcu kapatacağım” gibi sözlerle beni oyaladı, umut verip zaman kazandı. Oğluna ulaştığımda bana hakaret etti, Osmaniye’de öğretmen olan kızına yazdığımda ise babasının ölümünden ancak 5 ay sonra ve yaklaşık 3 yıl sonra yanıt alabildim, buna rağmen somut bir çözüm sunulmadı.
Adıyaman depreminden sonra önce Bitlis’te savcılığa yazılı dilekçeyle başvuru yaptım, dosyanın kapatıldığını öğrendim. Daha sonra Adıyaman’dan yeniden başvuruda bulundum. Yaklaşık 3 yıldır şahsi dilekçelerle yaptığım başvurularda “ifaden alınacak, işlem yapılacak” denilerek sürekli oyalanmama rağmen somut bir sonuç alamadım. Bu kişinin yerini ve durumunu öğrenip savcılığa bildirmiş olmama rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediğini, dosyamın akıbeti konusunda da bana açık ve net bir bilgi verilmediğini düşünüyorum.
Tüm bunlara ek olarak ailevi ve sağlık durumum da çok ağırdır. Annem ve babam 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlıkları bulunmaktadır. Abim karaciğer nakli beklemektedir. Kardeşim Pozantı m kapalı cezaevi’nde olduğundan bana yardım edecek, yanımda duracak kimsem yoktur. Hem kendi sağlık durumum hem de ailemin içinde bulunduğu bu koşullar nedeniyle oluşan borç yükünü taşıyamaz hale geldim ve tamamen sahipsiz bırakıldığımı hissediyorum.
Adıyaman Cumhuriyet başsavcılığı’ndan, tüm bu süreçle ilgili etkin bir soruşturma yürütülmesini, dosyamın durumunun tarafıma açıkça bildirilmesini ve yıllardır süren mağduriyetimin, içinde bulunduğum ağır ailevi ve sağlık şartları da dikkate alınarak ivedilikle giderilmesini talep ediyorum.
Gelişme
Adıyaman’da emniyet müdürlüğü şantiyesindeki yemekhane işinde yaklaşık iki yıl boyunca Ali Karayuluk’un yanında çalıştım, hem bulaşık hem de muhasebe işleriyle ilgilendim. İşçilerin yemek paraları benim Garanti Bankası hesabıma yatıyordu ve bu nedenle bana mobil bankacılık verildi. Ali Karayuluk bu süreçte benim banka hesabımı kullanarak adım üzerinden kredi çekti, ancak bu krediyi ödemedi.
2023’ten bu yana bu kredi borcu nedeniyle üzerime icra, haciz ve kara liste gibi pek çok yaptırım geldi, borç miktarı da yaklaşık 150 bin TL’ye kadar yükseldi. Bu süreçte bana hiçbir tebligat ulaşmadığı halde, dosyanın bir yıldır kapatılmaya çalışıldığını sonradan öğrendim. Dün Adıyaman Merkez İcra Dairesi’ne giderek dosyayla ilgili evrakımı ancak kendim başvurunca alabildim ve bana yeniden başvuru yapmam gerektiği söylendi. Dosyanın Adıyaman Merkez icra dosyası olarak avukat Suat Bey’de olduğunu biliyorum.
Bu krediyi ben kullanmadığım, sadece çalıştığım iş nedeniyle hesabımı Ali Karayuluk’un bilgisi ve yönlendirmesiyle kullandığım halde, tüm borç ve yaptırımlar benim üzerime kalmıştır. Borcu çeken Ali Karayuluk, Antep yolunda geçirdiği trafik kazasında vefat etmiştir. Vefat eden kişinin evi, arabası ve mal varlığı bulunduğunu, bir çocuğunun öğretmen, diğerinin uzman çavuş olduğunu bildiğim halde borcun benim üzerimde kalması ve bu konuda adliye tarafından hakkaniyetli bir çözüm üretilmemesi beni son derece mağdur etmektedir.
Ayrıca basit şizofreni hastasıyım, düzenli tedavi gören biriyim. Annem ve babam 71 yaşında, onlarla birlikte kalıyorum ve bu borcu ödeyebilecek hiçbir maddi gücüm yoktur. Hem sağlık durumum hem de ailemin yaşı ve maddi durumu nedeniyle bu borcu taşıyabilecek durumda değilim.
Adıyaman Merkez İcra Dairesi ve ilgili adliye makamlarından, bu dosyanın tebligat süreci ve tüm işlemlerinin yeniden ve dikkatli biçimde incelenmesini, borcun asıl sorumlusunun malvarlığı ve mirasçıları üzerinden değerlendirilmesini, bu krediye ilişkin borçtan sorumlu tutulmamam için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyorum. Üzerimde oluşan bu haksız borç yükünün ve adli sicil anlamında hissettiğim bu lekenin tamamen kaldırılmasını, sağlık durumum ve içinde bulunduğum sosyal şartlar da dikkate alınarak mağduriyetimin bir an önce giderilmesini istiyorum.
Kimse ilgilenmedi
Kimse ilgilenmedi
Mersin Tarsus Cezaevi’nde bulunan kardeşim E** G** için telefon görüşmesi açtırmak istediğimizde bizden fotoğraf, aile tablosu, hat faturası ve kimlik fotokopisi gibi çok sayıda evrak istendi. Maddi durumum iyi olmadığı için özellikle fotoğraf gibi masraf gerektiren evrakları hazırlayamıyorum ve bu evrakları götüremediğim için kardeşimin telefon görüşmesinden yararlanamayacağı söyleniyor. Bu durum hem bizi hem de içerideki kardeşimi psikolojik olarak çok zorluyor. Sırf evrak ve masraf yüzünden aile bireylerinin telefonla bile görüşememesi, zaten zor olan süreci daha da ağırlaştırıyor. Kardeşim Engin Gümüş’ün, ailemize daha yakın bir yere, Adıyaman iline veya Adıyaman’ın bir ilçesine sevk edilmesini talep ediyorum. Böylece hem ziyaret ve iletişim imkanlarımız kolaylaşacak hem de istenen işlemleri daha rahat takip edebileceğiz. Yaşadığımız mağduriyetin dikkate alınmasını ve kardeşimin Adıyaman veya ilçelerindeki bir cezaevine sevk edilmesi için gerekli adımların atılmasını istiyorum.





