Adalet Bakanlığı Bilirkişi Raporu Ve Özel Durumum Dikkate Alınmadan Verilen Mahkeme Kararı
Adalet Bakanlığı’na,
Mersin 2. Tüketici Mahkemesi’nde görülen 2023/101 esas numaralı davamla ilgili olarak görev yapan hakimin vermiş olduğu karardan son derece mağdur olduğumu belirtmek istiyorum. Bu dosyada düzenlenen bilirkişi raporu beni haklı bulmuş olmasına rağmen, sayın hakimin dosyayı yeterince incelemeden ve bilirkişi raporunu da dikkate almadan karar verdiğini düşünüyorum.
Duruşma tarihi olan 23.09.2025 günü, oğlumu toprağa verdiğim için mahkemeye gidemeyecek durumdaydım. Böyle ağır bir acı yaşarken duruşmaya katılamadım ve bu insani durumum dikkate alınmadan aleyhime karar verilmesi beni derinden yaraladı. Asıl sorumlunun h** m** g*** olmasına rağmen, verilen karar nedeniyle haksız yere mağdur edildiğime inanıyorum.
Verilen bu karar sonucunda yaklaşık 110.000 TL (eski para ile 110 milyar) maddi kaybım oluştu. Bunun yanında yaşadığım süreç nedeniyle ciddi şekilde maddi ve manevi olarak yıprandım. Hem bilirkişi raporunun göz ardı edilmesi hem de duruşmaya gelememe sebebimin dikkate alınmaması adalet duygumu zedelemiştir.
Bu nedenle, Mersin 2. Tüketici Mahkemesi’nin 2023/101 esas sayılı dosyasının Adalet Bakanlığı tarafından incelenmesini, hakim kararının gözden geçirilmesini ve davanın yeniden görülmesini talep ediyorum. Dosyanın tümüyle, özellikle de bilirkişi raporu ve yaşadığım özel durum değerlendirilerek adil bir karar verilmesini, mağduriyetimin giderilmesini saygıyla arz ederim.
Gelişme
Sayın Adalet Bakanım,
Mersin Adliyesi’indeki dosyamla ilgili yaklaşık altı yıla yaklaşan bir süredir hiçbir ilerleme kaydedilememesinden dolayı çok büyük mağduriyet yaşıyorum. Denizbank benim bilgim ve onayım olmadan, adıma kredi ve ek kart vermiş, adıma IBAN açılmış ve para transferleri yapılmıştır. Bu işlemlerde Hacı Mehmet Güneri ve eşinin isimleri ile kayıtlı telefon ve e‑posta bilgileri kullanılmıştır.
Ben bu durumu 2022 yılında öğrendim ve hemen Mersin Mezitli Tece Karakolu’na giderek şikayette bulundum. Buna rağmen Denizbank, çekmediğim paraları benden tahsil etti, toplamda 200 milyonu aşan bir tutarı ödemek zorunda bırakıldım. Bu süreçte sitede oturduğum yerde itibarım zedelendi, insanların içine çıkamaz hâle geldim, site içinde arabamı bile götürmeye çalıştılar ve beni borcu ödemeye adeta mahkûm ettiler. Tüm bunların sonucunda sicilim bozuldu, hiçbir yerden kredi çekemez hâle geldim.
Şu anda savcılıkta bulunan dosyamda bugüne kadar tam 5 savcı değiştiğini öğrendim, ancak dosya hâlâ açılmadı ve dava başlamadı. En son iki gün önce dosyanın kalemini aradığımda dosyanın açık olduğunu, fakat hâlâ bir ilerleme olmadığını söylediler. Oysa dosyada gerçek suçlular olduğunu düşündüğüm Hacı Mehmet Güneri, eşi ve oğlu Emirhan Güneri ile ilgili ses kaydının Emirhan Güneri’ye ait olduğunun tespit edildiğini de biliyorum. Buna rağmen sayın savcıların dosyayı hâlâ dava aşamasına getirememiş olması beni hem maddi hem manevi olarak çok yıprattı; zaten daha önce bir trafik kazasında oğlumu kaybetmiş bir anneyim ve yaşadığım bu süreç acılarımı daha da ağırlaştırdı.
Adalet Bakanlığı’ndan açık ve net talebim, Mersin Adliyesi’nde savcılıkta bulunan, 41444 numaralı ve içinde Tolgahan Toksuz ile Melik Alparslan isimlerinin geçtiği dosyamın gecikmeden incelenmesi, Emirhan Güneri’ye ait olduğu tespit edilen ses kaydı ve diğer deliller de dikkate alınarak gerçek sorumluların ortaya çıkarılması ve davanın bir an önce açılmasıdır. Ayrıca bu dosya kapsamında adı geçen Emirhan Güneri’nin mevcut engelli raporunun yeniden incelenerek iptal edilmesini ve bu rapora bağlı olarak aldığı maaşın da kesilmesini talep ediyorum. Yıllardır süren bu süreçte ciddi şekilde mağdur edilmiş durumdayım ve adaletin bir an önce tecelli etmesini, dosyamla yakından ilgilenilmesini saygıyla arz ederim.
Adalet bakanlığının bu konuda ilgilenmenizi istiyorum çünkü çok mağdur ettiler beni çekmediğim parayı bana ödediler asıl suçluyu aramıyorlar asıl suçlu hacı Mehmet Güneri ve karısı oğlu Emirhan Güneri ses kaydı oğluna ait 200 milyar param gitti engelli torunuma engelli arabası alamadım çünkü sicilim bozuldu sayın muhtarımız ve sayın belediye başkanımız gönderdi torunuma engelli arabası telefon numarası kayıtlı e-posta adreside kayıtlı bir de adıma IBAN numarası açmışlar para transfer yapılmış olduğu halde araştırmadan 2 tüketici makemesi hakimi yanlış karar verdi dosyayı incelemeden bilirkişi raporu beni haklı bulduğu halde 1 tüketici makemesi hakimi bana verdi parayı hacı Mehmet Güneri çektiğini telefon numarası ait olduğunu tespit etti
Ben Erhan T** 01.07.2025 tarihinde vefat eden oğlum Onur T**babası olarak Adalet Bakanlığı’na başvurmak zorunda kaldım. E-Devlet üzerinden yaptığım sorgulamalarda, oğlumun adına kayıtlı 01 *** 03 plakalı motosiklete ait, vefatından önce kesilmiş çok sayıda trafik cezası borcu bulunduğunu gördüm. Oğlum vefat ettikten sonra geride biri engelli olmak üzere iki torun bıraktı. Engelli torunuma ve 3 yaşındaki diğer torunuma biz bakıyoruz. Aile olarak hem maddi hem manevi açıdan çok zor durumdayız ve bu borçları ödeme gücümüz kesinlikle yok. Bu cezaların ileride bana veya torunlarıma yük olmasından ciddi anlamda endişe ediyorum. Şu ana kadar bu borçlar nedeniyle hakkımda veya mirasçılar hakkında bir icra takibi ya da resmi işlem başlatılmadı, sadece e-Devlet üzerinden borç olarak görünmektedir. Bu nedenle ilk kez resmi olarak Adalet Bakanlığı’na başvurarak, sayın Bakanımdan, vefat eden oğlum Onur T** adına kayıtlı 01 *** 03 plakalı araca ilişkin, ölümünden önce kesilmiş tüm trafik cezalarının ve buna bağlı borçların tamamen iptal edilmesini ve aileme yönelik herhangi bir icra veya takip işlemi uygulanmamasını talep ediyorum. Kimlik ve iletişim bilgilerim sistemlerinizde kayıtlıdır, gerekli görülmesi halinde tarafımla irtibata geçilmesini arz ederim.
Mersin 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin hakkımda verdiği karara itiraz ediyorum. 2021 yılında beni dolandıran Hacı Mehmet Güneri isimli kişi nedeniyle zaten ciddi şekilde mağdur oldum. Bu kişi yüzünden yaklaşık 200 milyar tl civarında bir ödemeyi Denizbank’a yapmak zorunda kaldım. Ben bu şahsa, kendi borcunu ödemesi gerektiğini söyledim. Ancak kendisi benim iznim olmadan ses kaydımı almış ve ayrıca izinsiz şekilde fotoğrafımı çekerek, üzerine gerçeği yansıtmayan beyanlarla savcılığa şikayette bulunmuş. Ben ses kaydı ve fotoğrafın izinsiz olduğunu, bunun doğru olmadığını belirtmeme rağmen, mahkeme tarafından aleyhime karar verildi. 16.12.2025 tarihinde öğrendiğim kararda, yaklaşık 3.000.000.000.000 TL’ye yakın bir para ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya bırakıldım. Zaten dolandırılmış ve zarara uğramış bir kişi iken, bu kez de mahkeme kararı ile daha da ağır bir mağduriyet yaşamış bulunuyorum. Üstelik bu şahısla ilgili 5 senedir dolandırıcılık davasının dahi açılmamış olması adalet duygumu ciddi şekilde zedelemiştir. Verilen para cezasının ve hakkımdaki bu kararın kaldırılmasını, çıkarılan paranın iptal edilmesini talep ediyorum. Mağduriyetimin yeniden değerlendirilmesini, dosyamın adil ve dikkatli bir şekilde incelenmesini ve gerçek anlamda mağdur olanın ben olduğumun görülmesini sayın Adalet Bakanlığımızdan ve ilgili makamlardan arz ediyorum.
Denizbank tarafından 2021 yılında bilgim ve onayım dışında adıma kredi ve ek kart çıkarıldığını, bu süreçte asıl sorumlunun hacı Mehmet Güneri olduğunu ve eşinin adının, e-posta adresinin ve sahte bir IBAN numarasının da kayıtlı olduğunu daha sonra öğrendim. Bu sahte işlemler üzerinden para transferleri yapılmasına rağmen banka gerekli incelemeleri yapmadan doğrudan üzerime icra takibi başlattı, evime ve aracıma haciz konuldu ve ödemeye zorlandım. Bu nedenle kredi sicilim bozuldu ve şu anda hiçbir yerden kredi çekemiyorum. 1. Tüketici Mahkemesi hakimi bilirkişi raporu doğrultusunda beni haklı buldu ve asıl suçlunun hacı Mehmet Güneri olduğunu tespit etti. Ancak aynı dosya ve aynı olayla ilgili 2. Tüketici Mahkemesi hakiminin verdiği yanlış kararla mağduriyetim devam etti. Avukat olarak atanan kişi de bu süreçte benimle hiç iletişime geçmedi, bu nedenle hakkımı doğru şekilde savunabildiğine de inanmıyorum. Tüm bu yaşananlarla ilgili Mersin Adliyesi’ne suç duyurusunda bulundum. Sayın Adalet Bakanlığı’ndan talebim, adıma yapılan bu sahte işlemlerden dolayı bozulan kredi sicilimin temizlenmesi ve Denizbank’ın haksız yere benden tahsil ettiği tüm tutarların faiziyle birlikte tarafıma iade edilmesidir. Uğradığım mağduriyetin giderilmesini ve ilgili sorumlular hakkında gereken idari ve adli işlemlerin yapılmasını istiyorum.
Adalet Bakanlığı’na, Mersin 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 2025/474 sayılı dosya ile ilgili olarak yaşadığım ağır mağduriyeti ve haksız olduğunu düşündüğüm para cezasını bildirmek istiyorum. Ben, Hacı Mehmet Güneri isimli kişi tarafından dolandırılan taraf olmama rağmen, bu dosyada haksız yere 3.000 TL para cezasına çarptırıldım. Adı geçen kişi, benim hiçbir iznim olmadan ses kaydımı almakta ve fotoğrafımı çekmekte, bunları da 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ne delil olarak sunmaktadır. Kişisel verilerimin ve özel hayatımın gizliliğinin ihlal edildiğini, buna rağmen mahkemede bu kişinin haklı bulunarak benim cezalandırılmamın büyük bir adaletsizlik olduğunu düşünüyorum. Bu şahıs hakkında daha önce de yaklaşık 10’a yakın şikayette bulundum. Buna rağmen, benim dolandırılan ve mağdur olan taraf olduğum dosyada, beraatimi talep etmeme karşın hakim tarafından para cezasına hükmedildi. 16.12.2025 tarihinde yaşadığım bu süreç, hem maddi hem manevi olarak beni çok yıprattı, sicilimin bozulması nedeniyle hiçbir yerden kredi çekemedim ve hayatım çok olumsuz etkilendi. Tüm bu nedenlerle Mersin 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2025/474 sayılı dosyasında verilen 3.000 TL para cezasına itiraz ediyorum. Para cezasının iptalini, dosyanın yeniden ve tarafsız biçimde incelenmesini, izinsiz ses kaydı ve fotoğraf çekilmesiyle ilgili hukuki durumun araştırılmasını ve genel olarak yaşadığım mağduriyetin giderilmesini talep ediyorum. Yargıya ve adalet sistemine olan güvenimin yeniden tesis edilebilmesi için, bu dosyanın ve ilgili hakimin kararının Adalet Bakanlığı tarafından incelenmesini ve gereğinin yapılmasını arz ediyorum.
Benim adıma Denizbank tarafından hiçbir imzam ve onayım olmadan kredi, ek kart ve sahte IBAN açılmış, bu işlemler üzerinden de Metlife Sigorta’da poliçe düzenlenmiştir. Bu durumun 2021 yılında gerçekleştiğini, 2022 yılında tesadüfen öğrendim. Denizbank’ta ve Metlife Sigorta’da bu işlemlerle ilgili hiçbir evrakta benim imzam bulunmamaktadır; savcılık aşamasında imzanın ve bilgilerin H** M** G**’ye ait olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde bankada kayıtlı 0536 *** ** 53 numaralı hattın ve e-posta adresinin de H** M** G**’ye ait olduğu ortaya çıkmıştır. Adıma sahte IBAN açılması ve bu hesabın para transferinde kullanılması nedeniyle hem malı hem de manevi olarak çok büyük zarara uğradım. Denizbank avukatları, yaklaşık 8 sene önce trafik kazasında kaybettiğim oğlumun kan parasını dahi haciz ve icra yoluyla elimden aldı. 35 milyar ana para, 35 milyar avukatlık masrafı ve ek olarak 26 milyar daha ödemek zorunda bırakıldım. Arabama ve evime haciz konuldu, mecbur kalıp ödemeleri yaptım. Asıl suçluya gitmeleri gerekirken, hiçbir kusurum olmamasına rağmen bütün yükü benim üzerime yıktılar. Savcılıkta yürüyen soruşturmalarda imzanın bana değil H** M** G**’ye ait olduğu, ayrıca ses kayıtlarının da oğlu E** G**’ye ait olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiştir. Bir Tüketici Mahkemesi hakimi beni haklı bulmuş olmasına rağmen, ikinci Tüketici Mahkemesi hakimi dosyayı yeterince incelemeden, bilirkişi raporlarını ve bu açık tespitleri dikkate almadan aleyhime karar vermiştir. Şu anda savcılıkta bu konularla ilgili ona yakın şikayet dosyam devam etmektedir. Tüm bunların sonucunda sicilim haksız yere bozulmuş, hiçbir yerden kredi çekemez hale gelmiş bulunuyorum. Engelli torunuma engelli aracı almak için kredi kullanmam gerekirken, bu haksız sicil bozukluğu nedeniyle torunumun ihtiyacını da karşılayamıyorum. Oğlumun ne annesi ne de babası hayatta, torunumun tek dayanağı benim; buna rağmen mağduriyetim hiçbir şekilde dikkate alınmamaktadır. Sayın Adalet Bakanlığı’na özellikle sesleniyorum. Hakkımda Denizbank ve Metlife Sigorta üzerinden oluşturulan sahte kredi, ek kart, sigorta ve IBAN işlemleriyle ilgili tüm kayıtların ve kararların yeniden ve titizlikle incelenmesini, üzerime kalan haksız borçlar nedeniyle ödediğim tüm tutarların iadesini, haksız yere bozulan sicilimin acilen temizlenmesini talep ediyorum. Ayrıca asıl sorumlular hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin yapılarak cezalandırılmalarını, bana atanmış olan avukatın da dosyalarımı gerçekten inceleyerek benimle irtibata geçmesini ve süreci etkin şekilde takip etmesini istiyorum. Yaşadığım bu ağır mağduriyetin, hem ekonomik hem psikolojik yıkıma yol açtığını ve aile düzenimi derinden sarstığını, özellikle engelli torunumun ihtiyaçlarının bu nedenle karşılanamadığını bilgilerinize sunuyor, dosyamın acilen ele alınmasını ve mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum.
Adalet Bakanlığı’na, Denizbank avukatlarının başlattığı icra ve dava süreci nedeniyle hem maddi hem manevi olarak çok ağır mağduriyet yaşadım. 1. Tüketici Mahkemesi’indeki dosyamda, bilirkişi raporu da benim lehime olacak şekilde düzenlendi ve asıl sorumlular olarak gördüğüm Hacı Mehmet Güneri, eşi ve oğlu Emirhan Güneri yönünden kusur tespit edildi. Buna rağmen aynı konu ve aynı uyuşmazlıkla ilgili 2. Tüketici Mahkemesi hakimi, bilirkişi raporunu ve dosyayı yeterince incelemeden aleyhime karar verdi ve bu kararla haksız şekilde suçlu duruma düşürüldüm. Bu kararın sonucu olarak Denizbank avukatları evime ve arabama haciz koydurdu, sicilimi bozdu ve kredi kullanamaz hale geldim. Bu nedenle topluma karşı mahcup oldum, kimsenin yüzüne bakamaz duruma geldim ve ağır psikolojik baskı yaşadım. Tüm bu süreçte büyük bir stres altında kaldım, yaşadığım üzüntüler içinde iki evladımı kaybettim, dava günü de diğer oğlumu toprağa verdiğim için duruşmaya katılamadım. Bugün engelli torunuma engelli aracı alamıyorum, çünkü hakkımda verilen karar yüzünden hiçbir yerden kredi çekemiyorum. Tarafıma arabulucu tayin edildiğini öğrendim ancak karşı tarafın avukatları bana hiçbir şekilde ulaşmadı, aramadı ve bu süreç de herhangi bir çözüme kavuşmadı. Bilirkişi raporu ve ilk mahkeme kararı beni haklı bulmuşken, 2. Tüketici Mahkemesi’nin bu çelişkili kararı nedeniyle hem ekonomik olarak zor durumda bırakıldım hem de manevi açıdan yıprandım. Sayın Bakanlıktan talebim, bu dosyamın ve 2. Tüketici Mahkemesi hakiminin vermiş olduğu kararın incelenmesi, gerekli görülürse yeniden değerlendirilmesi ve mağduriyetimin giderilmesidir. Haksız yere ödemek zorunda bırakıldığım tüm tutarların, ödediğim para ve varsa kesintilerin işlemiş faiziyle birlikte tarafıma iade edilmesini, hakkımdaki sicil ve kayıtların düzeltilmesini ve bu süreçte uğradığım mağduriyetin dikkate alınmasını saygılarımla arz ediyorum.
Adalet bakanlığından yardım bekliyorum şu anda bütün masraflar 200 milyara yakın param gitti bir de trafik kazasında kaybettiğim oğlumun kan parasını bile elimden aldı deniz bankası 50 milyar bir de avkatlik parası 35 milyar bir de bilirkişi ücreti bir de 20 milyar 7907 dosya parasını ödedim 20 milyar toplamda 200 milyar geçti
















