Acil Servis Operatörünün Kaba Tutumu Ve Hayati Risk Oluşturan Yanıltıcı Yönlendirmesi

13 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Arnavutköy Karaburun Cam Teras’ta ablamın boynunda aniden başlayan şiddetli bir rahatsızlık oldu. Bir anda hareket edemez hale geldi, kolunu kaldıramadı, boynunu çeviremedi ve nefes almakta zorlandı. Bunun üzerine 112 Acil Servis’i aradık, zaten derdimizi anlatıp hatta bağlanana kadar ciddi zaman kaybettik.
Görüşme sırasında “doktora bağlıyoruz” denildikten sonra hatta gelen kişi, bizi sakinleştirmek ve yönlendirmek yerine azarlar bir üslupla konuştu. Ablamın kalkamadığını, yürüyemediğini, nasıl götürebileceğimizi bilmediğimizi defalarca söylememe rağmen, bağırarak “yapacak bir şeyim yok, kendiniz götürün” dedi ve telefonu yüzüme kapattı. Biz orada zaten ciddi bir korku ve endişe yaşarken, bir de bu şekilde saygısız ve ilgisiz bir tutumla karşılaştık.
Olay anında çevredeki insanların yardımıyla, yaklaşık yarım saatlik bir uğraş sonunda ablamı koluna girip acı çeke çeke arabaya oturtmak zorunda kaldık. Eşini çağırdık, o geldikten sonra ablamı Çam ve Sakura Hastanesi’ne götürdük. Hastanede ilk etapta felçten şüphelendiği söylendi. Bunu duyduğumuzda, 112’deki doktorun “kalkın, kendiniz götürün” şeklindeki yönlendirmesinin ne kadar riskli olduğu bizim açımızdan daha da netleşti.
Hem yaşadığımız hayati risk hem de maruz kaldığımız kaba ve umursamaz üslup nedeniyle, ilgili doktor ve hatta görevli tüm ekip hakkında gerekli incelemenin yapılmasını, kayıtların dinlenmesini ve sorumlular hakkında idari işlem başlatılmasını talep ediyorum. Böyle kritik bir anda destek yerine azar işitmek istemiyorum; benzer bir durumun başka insanların başına gelmemesi için sürecin ciddiyetle ele alınmasını istiyorum.



