TDK Kadın Tanımının Cinsiyetçi İçeriklerini Yeniden Değerlendirme Talebi
Türk Dil Kurumu’nun internet sitesinde yer alan “kadın” kelimesinin anlam ve tanımlarının, bunun yanı sıra bazı atasözü ve deyim açıklamalarının cinsiyetçi, toplumsal cinsiyet kalıplarını pekiştirici ve günümüz bilimsel ve toplumsal anlayışıyla bağdaşmayan ifadeler içerdiğini düşünüyorum. Özellikle “kadın” kelimesinin temel anlamı altında verilen bazı tanımların, kadınları yalnızca cinsiyetleri, medeni durumları, toplumsal rolleri veya belirli ahlaki kalıplar üzerinden tanımlaması, bir devlet kurumunun resmi sözlüğü açısından kabul edilebilir değildir.
TDK sözlüğü, toplumun dil konusunda başvurduğu temel kurumsal kaynaklardan biridir ve burada yer alan ifadeler nesnel ve doğru bilgi olarak görülmektedir. Bu nedenle cinsiyetçi, ön yargılı veya bilimsel açıdan sorunlu anlatımların, kurumsal bir kaynak aracılığıyla sonraki nesillere aktarılması hem toplumsal cinsiyet eşitliği hem de TDK’nın güvenilirliği ve kamusal sorumluluğu açısından ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Atasözleri ve deyimlerin tarihsel ve kültürel ürünler olarak sözlükte yer alması anlaşılabilir; ancak kelimenin doğrudan anlamlarının da aynı cinsiyetçi anlayışla sunulmaması, gerekiyorsa tarihsel bağlamın ayrıca belirtilmesi gerekir.
Türk tarihine bakıldığında kadınların toplumda güçlü bir konuma sahip olduğu dönemler olduğu, Cumhuriyet devrimleriyle de kadınların eşit yurttaşlık temelindeki haklarının yeniden güvence altına alındığı bilinmektedir. Kadınları ikincil, dar toplumsal rollere sıkıştıran veya cinsiyetçi kalıplara indirgeyen bir dil anlayışının, Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık idealine ve Çağdaş toplumsal anlayışa aykırı olduğunu düşünüyorum.
TDK’nın kurumsal kimliğinde Atatürk’ün fotoğrafına ve “Türk” vurgusuna yer vermesi, Atatürk’ün yalnızca belli alanlardaki çalışmalarına değil; bilimsel düşünceye, akla, çağdaşlaşmaya, eğitime, kültüre, Türk dilinin gelişimine ve eşit yurttaşlık anlayışına dayalı bütüncül mirasına da sahip çıkma sorumluluğunu beraberinde getirmektedir. Atatürk’ün adını, fotoğrafını ve Türk kimliğini taşıyan bir devlet kurumunun, dilde cinsiyetçi, ön yargılı veya bilimsel açıdan sorunlu ifadeleri özellikle sorgulaması ve bunlarla çelişmeyecek bir dil politikası benimsemesi gerektiğine inanıyorum.
Bu nedenle, TDK’nın internet sitesinde yer alan “kadın” kelimesine ilişkin mevcut anlam ve tanımların, ilgili atasözü ve deyim açıklamalarıyla birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği, bilimsel doğruluk, tarafsızlık, tarihsel bağlam ve güncel dilbilimsel yaklaşımlar açısından yeniden incelenmesini; cinsiyetçi veya yanıltıcı ifadelerin düzeltilmesini ve gerekli durumlarda tarihsel/kültürel bağlamlarının açıkça belirtilmesini talep ediyorum.




