İzmir Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir'deki Hastane Deneyimi

16.07.2024 tarihinde İzmir Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi aciline akşam 21.00'da başvurdum. Kötü olduğumu söylememe rağmen beni önce triaj kuyruğuna, sonra yeşil alan numara kuyruğuna, sonra yeşil alan muayene kuyruğuna ve daha sonra sarı alana beklemeye aldılar. Daha sonra sarı alandan beni alacaklarını söylediler. Yarım saat sonra zahmet edip beni almalarıyla acil servise girebildim. Sonra kan aldılar, tam 2 saat sonra kan sonucum çıktı. Hatta inanamayıp bir daha aldılar emin olmak için. Ondan sonra bize hiçbir şey söylememelerine ve o dakikaya kadar umurlarında olmamamıza rağmen servisteki arkadaşları bir telaş aldı ve yine bize bir şey söylemeden 112 Acil Servis içeri girdi. Yatırıldım, sevk dediler. Kollarıma iğne yaptılar, beni kıpırdatmadılar. Kalp krizi geçiriyormuşum. Orada bir pratisyen hekimin uzman doktora en ağır ben olduğum için ne yapacağız dediğini, adını bilemememe rağmen uzun saçlı küpeli bir doktorumuzun eliyle 'salla' dediğini de gördüm. Bir kalp krizi geçiriyorum ve tam 3 saat hiçbir müdahale yapılmadan oradan oraya savruluyorum. Size soruyorum, gerçekten insan hayatı ya da yıllarca SGK'da çalışmış, emekli olup hâlâ çalışıp SGK'ya ödeme yapan, özellere parası yetmeyen insanların hakkı ölüm mü? Bu kadar hayatımız ucuz mu? Sağlık Bakanlığı'ndan, o hastaneden, özellikle o uzun saçlı doktor beyden, bu sistemden komple şikayetçiyim. Yaşama hakkı sadece zenginlerin olamaz. Kalp krizine müdahale için 3 saat beklemek olabilir mi? Bunun yanında Çiğli Ekol Hastanesi'ne sevkim yapıldı. Tahliller gelince nihayetinde oradaki acildeki tüm insanlara minnettarım.

