Ambulans Gecikmesi Ve Yanlış Alkol Şüphesi Nedeniyle Ehliyet Alma




7 Temmuz Salı akşamüstü arkadaşlarımızla Ö***’in eşi H*****, E*** A**** mevkiinde pikniğe gitmiştik. Tabure kırıldı ve yere düştü; kaşı, yüzü, gözü kan içindeydi. Hem kaşı yarıldı hem de burnundan kanıyordu, bayıldı, ses soluk yoktu. Hemen ambulansı aradık; saat 23.03’te aramaya başladık. "Yok, Çin’e yolundayız, yok Beşkavak yolundayız." Defalarca aramanıza rağmen bir türlü ambulans gelmedi. Biz de 50 dakikadan sonra eşimin arkadaşının arabasını ben sürdüm, Burdur girişine kadar geldik. Sonra eşim tekrar baygınlık geçirdi, hemen sağa geçip durdum, eşimin yanına gidip kağıt havluyla kanayan yeri tuttum. O arada eşimin arkadaşı arabayı kullanıp bizi acile kadar getirdi. Biz acile gelmek üzereyken oğlum tekrar aradı, ambulansı biz gelmek üzereyiz, gerek kalmadı diye. Hemen sedye istedik, eşimi içeri aldılar. Polis "Sen mi kullandın? Ehliyetin var mı?" diye sordu. Ben "Girişe kadar kullandım" dedim, ehliyetimi aldı. Sonra geldi, "Neden yalan söylüyorsun? Alkollü müsün?" diye sordu. O arada eşimin arkadaşını çağırdılar, "Sen kullanmışsın" diye. Alkollü olduğu için 2 yıl ehliyetini aldılar, 97 milyar ceza yedi. Bir gece nöbette kalacak diye karakola götürdüler, arabayı bana teslim edip kağıt imzalattılar. Hem ambulans neredeyse 1 saat gelmedi, hem de arkadaşımın ehliyetine ceza yazdılar! Biz 20 dakikalık yolda gelemeyen ambulansı mı, eşimin kan kaybından ölmesini mi beklemeliydik? Eşimin arkadaşının ehliyetinin geri verilmesini ve cezanın iptal olmasını talep ediyorum.


