Prof. Dr. Bülent Semerci Prostat Ameliyatı Epikriz Raporunda Maddi Hatalar Var

25.08.2025 tarihinde gerçekleştirdiği prostat ameliyatı epikriz raporunda maddi hatalar var.
1- ameliyata sonradan dahil olan hekimin ismi raporda geçmiyor.
2- kanamanın devam ettiği, tahlil sonuçlarında açıkça görülmesine rağmen 29.08.2025 günü taburcu edilmiştir (28.08.2025 hgb değeri 9,0 - 29.08.2025 hgb değeri 8,0).
3- postop 1. Günde konsültasyon ile kan sulandırıcı başlanmıştır.
Prostat ameliyatı robotik başlayıp devam edilemedi ve açık ameliyata geçildi. Ameliyat öncesi verdiğim bilgilerde geçirdiğim fıtık ameliyatı ve ameliyat öncesi anestezi uzmanı tarafından ciğerlerin ve kalbin bu ameliyatı kaldırıp kaldıramayacağı konusundaki çekinceler yeterince değerlendirilmemiştir.
Ameliyatta bir sorun olduğu belliydi ancak buna rağmen 4 gün içerisinde apar topar taburcu edildim. Raporda "şifa ile taburcu" edildiği, ameliyatta bir kanamanın olmadığı ya da ameliyatta transfüzyonunun olmadığı yazmasına rağmen. Enabız bilgilerinde toplam 7-8 defa kan nakli yapıldığı bilgisine ulaştık. Belgedeki tüm bu bilgiler hatalıdır.
Taburculuktan 2 gün sonra yoğun kanama şikayeti ile **Üniversitesi hastanesine yatışımız yapıldı.
Bülent bey kanamayı ciddiye almadı ve geçeceğini söyledi. Vücudun hematomu emeceğini düşünerek günlerce müdahale etmediler. Ardından bağırsak ve mesanede fistül oluştuğu görüldü. Kolostomi için yeniden ameliyata alındı ve çift taraflı nefrostomi takıldı.
Tüm bunlara geç müdahale edilen kanama sebep oldu. Sebebini kan sulandırıcı ile açıklayıp geçtiler ancak gerek sonraki tamir operasyonu gerek görüştüğümüz çok sayıda hekimin verdiği bilgiye göre; ameliyat sırasında bir bağırsak yaralanması ya da gözden kaçan bir tamir edilmemiş bir damarın bu sonuca yol açtığını düşünüyoruz.
Hekimimiz sorunu tespit edip düzeltmek yerine geçiştirip bekle ve gör politikası izledi ve büyük zararlara neden oldu.
Kan sulandırıcı konusundaki kararı görevli hekim konsültasyonu ile birlikte vermişlerdir. Bu konudaki esas sorumluluk elbette bülent bey'dedir.
Dolayısıyla güvenerek, şifa bulacağımıza inanarak tercih ettiğimiz bülent bey'in bizi hem ameliyat öncesinde yeterince özen gösterip riskleri değerlendirmeyerek (fıtık diğer sorunlar) hem ameliyat sonrası kanamayı bir şekilde gizleyip taburcu ederek hem de gelişen komplikasyonların nedenini sadece kan sulandırıcıya bağlayarak, hüsrana uğratmıştır.

Şikayet metni sığmadığı için devamı burada: Ömür boyu idrar kaçırma riskiyle bir anlamda sağlığımı daha kötü hale getirmiştir. Tedavi sürecinde defalarca girilen ameliyatlar, dirençli bakteriler ve ağır antibiyotiklerin etkilerinden hiç bahsetmiyorum bile. Tüm bunları ameliyat sonrası gerçekleşen basit komplikasyonlar olarak nitelemek mümkün değildir. Sürecin hukuki yollarla takibini tam olarak iyileşme sonrasına erteledik. Şu an idrar yollarındaki hasar Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesindeki Prof. Dr. Ozan Bozkurt tarafından başarılı şekilde tamir edilmiştir. Ameliyat sonrası hiç kanama olmamış, sadece 1 sefer tedbir amacıyla kan verilmiş (ki bunun da sebebi kan yoğunluğunun değişmesiymiş) ve kan sulandırıcıya günler sonra başlanmıştır. Bu operasyon sonunda yaşanan enfeksiyon ve günlerce hastanede yatışı bir komplikasyon olarak değerlendirebiliriz. Nihayetinde müdahale edilen bölge yoğun enfeksiyon riski altındaydı. Aylarca süren bu hastane eziyeti ve takibinde şikayet edilecek çok fazla detaylar var ama konuyu uzatmak istemiyorum. Bülent Bey'e güvenip ameliyat olmaya karar vermeye çalışanlar için eğrisi ve doğrusu ile bir bilgilendirme yapmak istedik. Bülent Bey hakkında söyleyebileceğim tek olumlu söz, bu kadar ağır tabloda hastasını azimle takip etmesi ve hayatta tutmasıdır. Görüştüğümüz birçok hekim hayati risk atlattığımı ve çok ağır bir tabloya rağmen ayağa kalkabildiğimi ifade etti.




