Hayvan Hastanesinde Yetersiz Doğum, Enfeksiyon Ve Bilgilendirme Eksikliği Nedeniyle Köpeğimin Ve Yavrularının Ölümü

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hayvan Hastanesi Samsun’da köpeğimin doğum sürecinde yaşadıklarımız nedeniyle hem büyük bir acı hem de ciddi bir hayal kırıklığı içindeyim. Köpeğim normal doğum yapamadığı için 25 Haziran’da hastaneye götürdük. Toplam 7 yavrumuz vardı, köpeğim bunlardan birini evde çok zor bir şekilde doğurdu fakat o yavru da vefat etti. Hastanede yapılan muayenede doğum kanalında bir yavrunun sıkıştığı ve doğumu engellediği söylendi. Kanalda sıkışan yavru dışında hayatta olan 5 yavru daha vardı, ancak hastanede bir yavrunun daha öldüğünü sonradan öğrendik ve ne sebebi hakkında bilgilendirildik ne de o anda haber verildi, bizim dikkatimizi hep köpeğimizin durumu üzerinde tuttuğumuz için bu süreçte kendimizi tamamen dışarıda bırakılmış hissettik.
Köpeğim 25 Haziran’da sezaryen ameliyatına alındı ve 26 Haziran’da dört yavru ile birlikte taburcu edildik. Yavrularımız kısa süre içinde peş peşe vefat etti ve bu süreçte bize durumun ciddiyetine, risklere ve olası komplikasyonlara dair yeterli bilgilendirme yapılmadığını düşünüyorum.
1 Temmuz’da köpeğimin dikişleri açıldı, iç organları dışarı çıktı. Bu esnada hastaneyi aramamıza rağmen telefonlar açılmadığı için gece boyunca götüremedik. Aynı gece, yakınlardaki birçok kliniği de aradık, bağırsağı dışarıda olan bir hayvanı arabaya bindirmenin ciddi risk taşıdığını söyleyip evimize gelebilmelerini rica ettik ancak hiçbirinden gelemeyecekleri dışında bir dönüş alamadık. 2 Temmuz sabahı köpeğim hala yaşıyorken hemen hastaneye götürdük, bağırsağı içeri alındı, enfeksiyon nedeniyle riskli bir hayat sürdüğü söylendi ve yaklaşık bir hafta kadar hastanede kaldıktan sonra 10 Temmuz’da taburcu edildi. Bu süreçte enfeksiyonun tamamen geçtiği izlenimi verildi, biz de öyle olduğunu sandık.
16 Temmuz’da köpeğim halsizleşmeye başladı. 17 Temmuz’da dikişleri alınacağı için yine hastaneye götürdük, 41 derece ateşi olduğu söylendi, kan alındı, serum ve iğne uygulandı fakat ateşi bir türlü düşmedi. Daha önce yaşadığı enfeksiyonun aslında tam olarak geçmemiş, sadece antibiyotik etkisiyle baskılanmış olduğunu daha sonra anladık. Buna rağmen köpeğimin durumunun ağır olmadığı söylenerek yatış yapılmadı, damar yolu açık halde taburcu edilip elimizde serumlarla eve gönderildik ve serumu nasıl uygulayacağımız konusunda yeterli bir anlatım yapılmadı.
Eve döndüğümüzde damar yolu kapanmıştı, bu nedenle yakınlardaki özel bir kliniğe gidip damar yolunu tekrar açtırmak zorunda kaldık. Köpeğim günlerce halsiz kaldı, yemek yemedi, çok az su içti, sürekli kustu ve ishal oldu. Yaklaşık bir hafta bu halde dayanabildi, durumu giderek kötüleşti ve sonunda 30 Temmuz’da köpeğimi kaybettim. Yavrularını da kabul etmemiş, onları da kaybetmiştik; sonunda annelerini de kaybetmiş olmak bizim için tarif edilemez bir yıkım oldu.
Ben bu şikayeti yalnızca maddi bir talep için değil, bizim yaşadığımız acıyı başka kimsenin yaşamaması için yazıyorum. Hastanenin özellikle enfeksiyon yönetimi, yatış kararı, taburcu süreçleri, bilgilendirme, yavruların kaybı hakkında aileye zamanında ve açık bilgi verilmemesi ve acil durumda telefonlara ulaşılamaması gibi konularda ciddi şekilde önlem almasını, bu olayın iç değerlendirmesinin yapılarak benzer vakalarda daha dikkatli ve özenli davranılmasını istiyorum. Yaşadığımız süreç nedeniyle bir özür bekliyorum ve ayrıca bu süreçte alındığını düşündüğüm gereksiz ücretlerin de tarafıma iade edilmesini talep ediyorum.








