Niğde Gezi Platformu Eşya Çalınması, Ruhsatsız Araç Ve Şoförün Kaba Davranışı

Niğde Gezi Platformu’nun 28 Mayıs – 1 Haziran tarihleri arasındaki GAP turuna yaklaşık bir ay öncesinden rezervasyon yaptırdım ve ödememi yaptım. Tur tarihine bir gün kalana kadar tarafıma hiçbir bilgi verilmedi, defalarca arayıp büyük uğraşlar sonunda bir görevliye ulaşabildim. Numaramı yanlış aldıklarını, bu yüzden beni tamamen unuttuklarını söylediler. Ertesi gün nereden alınacağımı söyleyip beni oraya çağırdılar.
Belirtilen yere gittiğimde, üzerime hiçbir şekilde kendini tanıtmayan, adeta sanayi esnafı kılıklı biri siyah, normal bir binek arabayla geldi ve karga tulumba misali arabaya bindirildik. Aracın yolcu taşıma ruhsatı olup olmadığını sordum, plaka ve ruhsat gösterilmedi, ısrarla sormama rağmen susuldu. Sonradan anladım ki bu kişi turun şoförüymüş. Bu durumu hem güvenlik hem de yasal açıdan son derece rahatsız edici buluyorum.
Tur öncesi araç içi ikramlardan bahsedilmesine rağmen, ilk gün sadece bir adet kahve verildi, başka hiçbir ikram olmadı. Üçüncü gün araçtaki görevliye araç içi ikramları sorduğumda, “Dün dağıttım ya” diyerek son derece umursamaz ve kaba bir cevap aldım. Tur boyunca söz verilen hizmetlerle yaşananlar arasında ciddi bir tutarsızlık vardı.
En ciddi olay ise 29 Mayıs Pazar sabahı Şanlıurfa’da Nevali Otel’in yanındaki açık otoparkta yaşandı. Otobüsümüzün içine hırsız girdi, birçok yolcunun eşyalarıyla birlikte yaklaşık 800 TL değerinde yeni aldığım eşyam çalındı. Polisin gelmesi için yaklaşık yarım saat bekledik. Araçtaki görevli, “Polis gelse de yıllarca süren dava süreci olur, biz size araçta eşya bırakmayın demiştik” diyerek ne özür diledi ne de sorumluluk aldı. Kendi güvenlik zaaflarını yolculara yüklediler, insanların zararını tamamen görmezden geldiler.
Bu süreçte ben hakkımı aradığım ve sesimi yükselttiğim için, şoför, muavin olduğunu düşündüğüm kişi ve şoförün belli ki torpilli tuttuğu bir grup yolcu tarafından kaba ve baskıcı bir tavra maruz bırakıldım. Yol boyunca kaba ve saygısız bir üslupla davrandılar, beni susturmaya çalıştılar, “otobüsün huzurunu bozmakla” suçladılar. Hakaret içeren ve iftira niteliğinde sözler sarf edildi, şikayetlerimi buraya yazdığımı görünce de “seninle görüşeceğiz” tarzında tehditkar konuşmalar yapıldı. Yalnız başına seyahat ettiğim için adeta hedef alındım, hor görüldüm ve psikolojik baskıya maruz bırakıldım.
Yaşadığım tüm bu olumsuzluklar üzerine en son, ruhsatını görmediğim hiçbir araca binmeyeceğimi açıkça belirttim. Bunun üzerine sadece 50 km’lik bir yol için bana bu kez koca otobüsü göndermek zorunda kaldılar. Doğruyu söyleyen, hakkını arayan yolcu adeta cezalandırıldı; hırsızlığa zemin hazırlayan, ruhsatsız binek araçla yolcu taşıyan, yolcuların zararını karşılamayan ve üstüne bir de tehditkar, kaba bir tutum sergileyen taraf ise kendilerini aklamaya çalıştı.
Bu turda hem güvenlik hem hizmet kalitesi hem de yolcuya saygı açısından ciddi sorunlar yaşadım. Yaşanan hırsızlık olayı, ruhsatsız olduğu izlenimi veren araçla transfer yapılması, verilen sözlerin tutulmaması ve özellikle bana karşı sergilenen kaba, saygısız ve tehditkar tavırlar nedeniyle oluşan zararımın ve mağduriyetimin giderilmesini, ayrıca bu turda görev alan kişiler hakkında gerekli incelemenin yapılarak benzer olayların tekrar yaşanmaması için önlem alınmasını talep ediyorum.


