Kadın Mahremiyeti Talebinin Reddedilmesi Ve Sağlık Hizmetinin Kesintiye Uğraması
Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’nde, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hilal Ezgi Türkmen’in muayenesinde, hasta mahremiyetine ve hastanın kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkına aykırı olduğunu düşündüğüm bir durum yaşamış bulunmaktayım.
Eşimle birlikte 20 Ağustos 2026 Perşembe günü saat 09.00 randevu için ilgili polikliniğe başvurduk. Muayene sırasında, bir erkek doktorun (asistan/uzmanlık öğrencisi) muayene odasına girerek sürece katılması istendi. Eşim, kadın mahremiyetine ve özel hayatına ilişkin hassasiyeti nedeniyle, bu erkek doktorun muayene sırasında odada bulunmasını istemediğini açıkça ifade etti. Bu talebimiz, sağlık hizmetini reddetme amacı taşımamakta, yalnızca muayene sürecinde hasta mahremiyetinin korunması ve hastanın açık rızası olmaksızın ek bir kişinin sürece dahil edilmemesi yönündeydi.
Eşimin bu talebinden sonra, gebeliğin yerleşimini ve durumunu değerlendirmek için yapılması gereken ultrason muayenesi tarafımıza uygulanmadı. Ayrıca, yapılan tetkiklerin sonuçlarına göre gerekli görülmesi beklenen tıbbi değerlendirme, tedavi veya öneriler de tarafımıza sunulmadı. Bu süreçte, eşimin yalnızca kadın sağlık personeli tarafından muayene edilmek istemesi nedeniyle, tıbbi sürecin tamamlanmadığı izlenimini edindim.
Aynı gün saat 15.00’te hastaneye tekrar giderek konuyu ilgili hekimle görüştüm. Eşimin muayene sırasında erkek doktorun odada bulunmasını istemediğini ve yalnızca kadın sağlık personeli tarafından muayene edilmesini talep ettiğimizi bir kez daha açıkça belirttim. Buna rağmen, erkek doktorun muayeneye katılmasını kabul etmediğimiz takdirde muayenenin ve gerekli tıbbi hizmetlerin yapılmayacağı tarafımıza bildirildi. Ayrıca, eşimin mahremiyetine uygun bir muayene istiyorsak özel bir hastaneye başvurmamız veya başka bir kadın doktordan randevu almamız gerektiği ifade edildi. Ancak o tarihte diğer kadın doktorların izinli olması nedeniyle alternatif bir kadın hekimden randevu alma imkânımız fiilen bulunmamaktaydı.
Sonuç olarak, eşimin açık rızası olmadan erkek bir doktorun muayeneye katılmasını kabul etmediğimiz için gerekli sağlık hizmetinden yararlanamayacağımız söylenmiş, bu nedenle herhangi bir tıbbi hizmet almadan hastaneden ayrılmak zorunda kalmış bulunmaktayız. Kadın hastalıkları ve doğum gibi mahremiyetin son derece önemli olduğu bir alanda, eşimin bu talebinin doğal ve meşru olduğunu düşünüyorum. Bu yaklaşımın, hastanın mahremiyetine, açık rıza/onam hakkına ve hastanın kendi bedeni ve muayene süreci hakkında karar verebilme hakkına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtmek isterim.
Karabük Üniversitesi’nde Dr. Öğr. Üyesi olarak görev yapan bir akademisyen olsam da, bu başvuruyu öncelikle eşimin sağlık hizmeti alım sürecini takip eden bir hasta yakını olarak yapıyorum ve eşim ile ailem için saygılı, nitelikli ve hasta haklarına uygun sağlık hizmeti sunulmasını bekliyorum.
Bu kapsamda, yaşanan olayın ve muayene sürecinin idari ve tıbbi yönden incelenmesini, hastanın mahremiyet ve açık rıza/onam hakları açısından uygulamanın değerlendirilmesini, eşimin talebi sonrasında ultrason muayenesinin yapılmaması ile gerekli tıbbi değerlendirme, tedavi veya önerilerin sunulmamasının gerekçesinin araştırılmasını, tarafımıza “özel hastaneye gitmemiz gerektiği” şeklinde yapılan yönlendirmenin hangi gerekçe ve mevzuat dayanağıyla ifade edildiğinin açıklanmasını, yapılacak inceleme sonucunda alınan karar ve değerlendirmenin tarafıma yazılı olarak bildirilmesini talep ediyorum.









