Hayati Tehlike Ve Bilgilendirme Eksikliği: İznik Devlet Hastanesinde Hatalı Ameliyatlar
12.06.2026 tarihinde İznik Devlet Hastanesi’nde babamın geçirdiği ameliyatlar ve yaklaşık bir aylık süreçte yaşadıklarımızı, hem hatalı tıbbi uygulama hem de ciddi bilgilendirme ve organizasyon eksiklikleri nedeniyle paylaşmak istiyorum.
Babam, Op. Dr. R*** K****** tarafından üst üste iki kez ameliyat edildi. Bu ameliyatların ardından, herhangi bir kan tahlili yapılmadan, sadece bir hafta içinde taburcu edildi. Taburcu olduktan yaklaşık dört saat sonra babam şiddetli karın ağrısı ve kötüleşen durumu ile iç kanama nedeniyle acile geri getirildi.
Acil serviste görevli hekim A*** D****, babamı bu ağır durumuna rağmen “tanısı konulamamış karın ağrısı” notuyla saatlerce sedyede bekletti. Bu süreçte babamın ciddi iç kanama yaşadığı ortaya çıktı. Dr. R*** K****** ise yaklaşık beş saat sonra hastaneye geldi ve durumu hafife alır şekilde “abartmayın, iç kanama var sadece” diyerek yaklaşım sergiledi; babamı hastanede bir odada kanlar içinde, neredeyse tek başına bıraktıkları anlara dair görüntüler elimizde bulunmaktadır.
Babamı büyük güçlükle Nilüfer Doruk hastanesine sevk ettirdik. İznik’ten sevk edilirken bir kan takviyesi bile yapılmadan ambulansla gönderildi. Nilüfer Doruk’taki ilk tahlilde hgb değeri 4.2 çıktı ve yoğun bakım ekibi, “Bir saat daha gecikseydi babanız ölebilirdi” şeklinde ifade kullandı. Orada yapılan müdahalede, içeride bağırsağın kesilip dikildiği ve o bölgenin tekrar kanamaya sebep olduğu, ayrıca karaciğere giden atardamarın da kesildiği, sonrasında stent takıldığı ve bağırsak yamaması yapıldığı, 13 ünite kan takviyesi verildiği ve toplamda 35 gün hastanede yatış gerektiği bildirildi. Tüm bu ağır tabloya rağmen ilk hastanede bu konuda tarafımıza hiçbir net ve açık bilgi verilmemiştir.
Tüm bu sürece, tarafımızdan yapılan uyarılara rağmen gerekli adımları atmayarak ve bu ihmalleri görmezden gelerek hastane yönetiminden sorumlu başhekim A***** A**********’nun da göz yumduğunu düşünüyorum. Biz tesadüfen ve büyük uğraşlar sonucunda babamızı kurtarabildik; ancak aynı koşullarda başka insanların aynı şansa sahip olamayacağından endişe duyuyorum.
Bu nedenle Sağlık Bakanlığı ve savcılık nezdinde resmi başvurularımı yaptım. Şikayetimin amacı, hem yaşadığımız ağır mağduriyetin görülmesi hem de benzer ihmallerin tekrar etmemesi ve başka hasta ve yakınlarının zarar görmemesidir. İznik Devlet Hastanesi’indeki bu hatalı ameliyatlar, eksik bilgilendirme ve ciddi organizasyon eksiklikleri için gerekli incelemelerin yapılmasını ve sorumlular hakkında gereğinin yapılmasını talep ediyorum.




