Sıfır Hizmet İçin 5.750 TL Harç Zamı
AUZEF Dönemlik 5.750 TL Harç Ücreti Karşılığında Sıfır Hizmet ve Önden Devalüasyon fiyatlaması
istanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi coğrafya bölümü öğrencisiyim.
Sınavlara kayıt yapmaya karar verdiğimde okul zannettiğim sonradan kurumsal bir firma olduğunu anladığım kurum Geçtiğimiz dönemde 3.600 TL olarak tahsil edilen dönemlik materyal ve harç ücretinin, yeni akademik dönemde hiçbir makul gerekçe gösterilmeden aniden %59,72 oranında fahiş bir zamla 5.750 TL'ye yükseltildiğini hayret ve esefle öğrenmiş bulunmaktayım. Bir devlet Üniversitesi çatısı altında yapılan bu astronomik artış, öğrencilerin eğitim hakkını ticari bir kazanç kapısına dönüştürmekten başka bir amaca hizmet etmemektedir.
Açık öğretim sisteminde üniversitenin öğrencilerine sunduğu "hizmet" ve "maliyet" kalemleri incelendiğinde bu ücretin ne akla ne de mantığa sığmadığı açıkça görülecektir:
Kitap ve Kargo Derdi Yok: Tarafımıza basılı hiçbir kaynak, kitap veya doküman gönderilmemektedir. Üniversitenin kargo, basım, dizgi veya kağıt gibi hiçbir lojistik maliyeti yoktur. Eğitim tamamen öğrencilerin kendi imkanlarıyla bilgisayar başında yürüttüğü dijital PDF'lerden ibarettir.
Canlı Ders veya Kampüs Maliyeti Yok: Yüz yüze eğitim verilmemekte; elektrik, su, temizlik veya amfi gibi kampüs giderleri açık öğretim öğrencileri için sıfır maliyet oluşturmaktadır.
Sınav Maliyeti Trajikomik Düzeyde: Yılda birkaç kez girdiğimiz sınavlarda harcanan tek şey; 1 adet optik cevap kağıdı ve en fazla 4-5 sayfadan oluşan fotokopi soru kitapçığıdır. Koskoca sınav salonlarında 40-50 öğrenciye sadece 2 adet gözetmen eşlik etmektedir. Görevlilere ödenen komik oturum ücretleri ve birkaç sayfa kağıdın maliyeti toplandığında, salon başına harcanan tutar asgari seviyelerdedir. Ancak salonu dolduran onlarca öğrenciden tahsil edilen toplam para yüz binlerce lirayı bulmaktadır.
Gelecekteki Ekonomik Tufanın Faturası Öğrenciye kesiliyor:
fahiş zammın arkasında yatan asıl kur nazlık, gelecekteki enflasyon ve devalüasyon risklerinin bugünden biz öğrencilere finanse ettirilmeye çalışılmasıdır. Kurumlarınız, halktan gizlenen ya da açıkça itiraf edilmeyen ekonomik çöküşün ve devalüasyon beklentisinin tedbirini, daha tufan başlamadan önce faturayı öğrenciye keserek almaktadır. Hükümetin ekonomi yönetiminin yarattığı belirsizlik ve paranın gelecekteki değer kaybı riski, üniversite yönetimi tarafından "beklenti enflasyonu" adı altında önden fiyatlanmıştır. Kendi bütçesini güvenceye almak isteyen kurum, gelecekteki olası ekonomik sarsıntıların yükünü, henüz o günler gelmeden sabit gelirli öğrencilerin sırtına yüklemektedir.
Öğrenci başına dönemlik 5.750 TL talep edilirken, karşılığında harcanan maliyetin öğrenci başına 100 TL bile olmadığı aşikardır. Altyapı veya sınav organizasyonu adı altında bu denli büyük bir kar marjı ve "önleyici zam" politikası gözetilmesi, bir devlet eğitim kurumunun misyonuyla asla bağdaşmamaktadır.
Sistem hatalarının bitmediği, öğrenci işlerine ulaşmanın imkansız olduğu bu sistemde, kalitede hiçbir artış yapılmadan sadece ücrete astronomik zamlar yapılmasını kabul etmiyorum. İstanbul Üniversitesi yönetiminin bu fahiş harç politikasını acilen durdurmasını ve ücretleri mantıksal, ödenebilir bir seviyeye çekmesini talep ediyorum.










