Doğu Ataşehir anaokulunda, 4 yaş oğlumun kaydı sonrası sınıftaki tüm çocukların kız olduğunu öğrendik. Karma eğitimin önemine inanmış ebeveynler olarak, danıştığımız birçok hekim bunun mevcut minikler dahil o yaş için kesinlikle uygun bir gelişim ortamı olmadığını belirtti. Hatta bu duruma mani olunmamasını da hayretler içerisinde karşıladılar.
Bizde derhal durumu okul müdürüne ilettik ve bir çözüm bulunmasını rica ettik. Kendisi bir müddet beklersek yeni kayıt gelebileceğini, gelmezse aynı semtte çok yakında bulunan diğer anaokuluna geçiş yapılabileceğini belirtti. Bu teklif doğrultusunda beklemeye karar verdik. Hatta bu esnada diğer okulu ziyaret ederek okul müdürü ile de tanıştık ve bilgi aldık.
Kendisi durumdan haberdar olduğunu ve kontenjanlarının uygun olduğu için kabul edebileceğini ifade etti. 3 hafta bizi oyaladıktan sonra, böyle bir geçişe izin vermeyeceklerini, sadece ikametgah değişiklerinde mümkün olabileceğini söylediler. Birçok kez iyi niyetle durumu tekrar izah etmemize rağmen herhangi bir olumlu yaklaşımda bulunmadılar.
Keyfi bir karar olmaması, açık bir şekilde çocuk gelişimi ile ilgili bir çok uzman tavsiyesi bulunmasına rağmen kendi sözde zihniyetlerini öğrencilerinin gelişimi ve ruh sağlığının önüne koyacak kadar eğitim vizyonundan yoksun bir kurum olan Eyüboğlu'dan çocuğumuzun kaydını derhal sildirdik.
Bu süre içerisinde bizleri yanlış yönlendiren, oyalayarak zaman kaybetmemize neden olan, netice için çözüm yerine engeller. Koyan ve maddi anlamda ek maliyetler (kitap kırtasiye harcamalar) sebebiyle mağdur olmamıza sebep olan bu kurumu şiddetle kınıyoruz. Ayrıca sanki keyfi alınan bir kararmış gibi %10 kesinti yapacaklarını belirttiler ve haftalar geçmesine rağmen geri ödeme işlemini de gerçekleştirmediler.
Mevcut durumu bile analiz etmekten bihaber, planlamadan aciz bir zihniyetin, sorumluluğunu üstlendiği çocukların gelişimini kendi dar zihniyetleri doğrultusunda gözardı etmesini kesinlikle tasvip etmediğimizi belirtmek istiyoruz.
Öğrencilerinin gelişim durumunu etkileyen major sebepleri dahi tespit edemeyen, yapıcı geri bildirim durumunda bile çözüm üretme refleksine sahip olmayan bir eğitim kurumunun varlığı bizi derinden yaralamakta ve düşündürmektedir.
Tek tesellimiz böyle bir zihniyet ile ilişkimizi çok erken sonlandırmış olmaktır. Umarım en kısa sürede ciddi bir özeleştiri yaparak mevcut öğrencilerine, velilere ve sorumlu oldukları Türk Eğitim camiasına layık bir tutum içerisine girme olgunluğuna erişirler.
Yorumlar