Okul Yönetiminin Haksız Suçlaması Ve Psikolojik Baskısı
Orhangazi Düşünür Koleji 1. Sınıf öğrencisi oğlum hakkında, asılsız “akran baskısı” iddiası nedeniyle okul yönetimi tarafından mağdur ediliyoruz.
Olay günü çocukların tuvalete giriş çıkış anları kamera kayıtlarında açıkça görülmektedir ve hiçbir vurma, itme ya da fiziksel şiddet bulunmamaktadır; çocuklar gülerek hareket etmektedir. Buna rağmen okul yönetimi, şikayetçi tarafın baskısıyla konuyu objektif ve yapıcı şekilde çözmek yerine, suçsuz olan oğlumun okuldan kaydını aldırmamız için bize baskı yapmaktadır. Okul müdürü, şikayetçi tarafın konuyu Milli Eğitim’e ve savcılığa taşıdığını söyleyerek “Bu işi uzatmayın, bizi de yakmayın, çocuğunuzu okuldan alın” şeklinde ifadeler kullanmış, kurum olarak adalet sorumluluğunu yerine getirmek yerine bizden korkuyla hareket etmemizi istemiştir.
Olayın gerçeği şudur: Tuvalette asıl baskıya uğrayan benim oğlum ve arkadaşıdır. Her iki çocuk da yaşadıklarını tutarlı biçimde anlatmasına rağmen yönetim bu beyanları dikkate almamıştır. Oğlum, arkadaşlarına karşı nazik davranıp durumu büyütmemeyi seçmişken, okul yönetimi hem asıl mağduru suçlayan hem de onu sindirmeye çalışan bir tavır sergilemektedir.
Ayrıca müdür ve müdür yardımcısı, birinci sınıf öğrencilerine karşı “Sizi okuldan atarım”, “Keşke kayıt yapmasaydınız” gibi ifadeler kullanarak açık bir psikolojik baskı oluşturmuştur. Bir eğitim kurumunda pedagojik ilkelere ve çocuk psikolojisine tamamen aykırı bu yaklaşımı kabul etmiyorum.
Eğitim kurumunun görevi, somut kanıtlara dayanarak adil bir değerlendirme yapmaktır. Orhangazi Düşünür Koleji yönetimi ise mevcut kanıtlara ve çocukların beyanlarına rağmen taraflı davranmakta, yaşanan sorunu bizim okuldan ayrılmamızla kapatmaya çalışmaktadır. Okul yönetiminin bu taraflı tutumundan vazgeçmesini, çocuklara yönelik psikolojik baskının derhal son bulmasını ve oğlumun eğitim hakkının hiçbir şekilde tehdit edilmeden, güvenli ve sağlıklı bir ortamda devam etmesinin sağlanmasını talep ediyorum.



