Visit Xolvie to read complaints and reviews, or file yours.

Üç Harfli Marketlerde Personel Azlığı Ve Aşırı İş Yükü

İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde faaliyet gösteren üç harfli market zincirlerinde personelin çok az sayıda ve aşırı iş yüküyle çalıştırıldığını, bunun hem müşterileri hem de çalışan gençleri olumsuz etkilediğini bir vatandaş, bir baba ve tüketici olarak belirtmek istiyorum. Mağazalara gittiğimizde çoğu zaman bir ya da en fazla iki çalışanın hem kasaya bakmaya, hem raf düzenlemeye, hem de palet indirip ağır işleri yapmaya mecbur bırakıldığını görüyoruz. Özellikle kasada durması gereken çalışanların aynı anda palet taşıması ve reyon düzenlemesi, normal şartlarda kabul edilebilir bir çalışma biçimi değildir.

Gençlerle ve orada çalışan diğer personelle konuştuğumuzda, bu ağır iş yüküne rağmen çok cüzi maaşlarla çalıştırıldıklarını, asgari ücret düzeyinde ve hak ettikleri karşılığı almadan emek verdiklerini ifade ediyorlar. Üniversite bitirmiş veya okuyan, kendi meslek alanlarında iş bulamadıkları için bu marketlerde çalışmak zorunda kalan gençlerin aslında istemeden bu işi yaptıklarını, mecbur bırakıldıklarını beyan ettiklerine şahit oluyoruz. Bu ülkenin geleceği olan gençlerimizin, özellikle kız çocuklarımızın ve kadın çalışanların daha fazla ezildiğini, zamanla hayata ve geleceğe dair umutlarını kaybettiklerini üzülerek görüyoruz.

Bir aile reisi, Türkiye Cumhuriyeti emekli bir vatandaşı ve tüketici olarak, ülkemizde emeğin daha adil paylaşıldığı gerçek bir sosyal devlet düzenine olan inancın zedelendiğini düşünüyorum. Devletin ve ilgili denetim kurumlarının bu market zincirlerini daha sıkı biçimde denetlemesini, mağaza başına düşen personel sayısı, iş yükü dağılımı, mesai ve maaş hakları konusunda net standartlar getirmesini talep ediyorum. Çalışanların yaptığı işin ağırlığına ve sorumluluğuna göre adil maaş tanzimi yapılmasını, personelin insan onuruna yakışır koşullarda, ezilmeden ve sömürülmeden çalıştırılmasını istiyorum.

Bu nedenle başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere tüm yetkilileri görevlerini yapmaya davet ediyor, hem müşterilerin mağazalarda bekletilmediği hem de gençlerimizin ve çalışanlarımızın hakkını aldığı bir düzen kurulması için bu şikayetimin ciddiyetle ele alınmasını arz ediyorum.

Kenan
16 Nisan 15:54

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve emekli bir yurttaş olarak, ülkemizde son yıllarda yaygınlaşan zincir market yapısından ve buna bağlı tekelleşme ile haksız rekabetten son derece rahatsız olduğumu belirtmek istiyorum. Tek bir kişi ya da şirkete on beş bin, yirmi binleri bulan sayılarda market şubesi açma imkanı tanınmasının, bu ülkede genç müteşebbislerin önünü kestiğini, girişimcilik kabiliyetlerini körelttiğini ve insanların umutlarını kırdığını düşünüyorum. Bu durumun, hakkaniyet ilkesine ve sağlıklı piyasa düzenine aykırı olduğuna inanıyorum. Özellikle sayıları on binleri bulan zincir marketler konusunda, A101, BİM ve Şok gibi market örnekleri üzerinden konuşmak isterim. Bu marketlerde vatandaşlar adeta mecbur bırakılarak alışveriş yapmak zorunda kalıyor, ürün kalitesi çoğu zaman tatmin edici değil ve hileli ya da düşük kaliteli ürünlerin satıldığına dair ciddi bir kanaat oluşmuş durumda. Buna rağmen denetim mekanizmasının son derece zayıf işlediğini, gerekli ve etkili kontrollerin yapılmadığını gözlemliyorum. Ayrıca bu zincir marketlerde çalışan genç personellerin de ağır şartlar altında, ciddi bir iş yüküyle çalıştırıldığını görüyorum. Aynı anda hem kasaya bakmak, hem reyon düzenlemek, hem palet ve koli taşımak, hem de marketin tüm işlerini az sayıda personelle çevirmek zorunda bırakılıyorlar. Birçok şubede iki ya da üç kişiyle koca market döndürülmeye çalışılıyor. Bu durumun da yeterince denetlenmediğini, çalışanların emeğinin ve sağlığının korunmadığını düşünüyorum. Gençlerimizin bunalıma sürüklenmesinde, tamamen kâr odaklı ve kapitalist bir anlayışla yürüyen bu sistemin etkili olduğunu, bu düzenin ağırlıklı olarak büyük sermaye gruplarına hizmet ettiğini, evlatlarımızın alın terinin haksız yere sömürüldüğünü ve ülkenin mevcut ekonomik şartlarında kabul edilemeyecek düzeyde düşük maaşlarla çalıştırıldıklarını tespit etmiş bulunmaktayım. Bir baba olarak kendi evlatlarımın da benzer şartlara maruz bırakıldığını görmek beni derinden yaralamaktadır. Bu gözlemlerimi yalnızca tek bir bölgeye dayanarak söylemiyorum. İstanbul Bahçelievler Cumhuriyet Mahallesi Sahra Sokak’taki Şok market başta olmak üzere, Trabzon’un Of ilçesindeki A101, Şok ve BİM marketlerinde de benzer manzaralara defalarca şahit oldum. Yaklaşık son on yıldır bu tabloyu değişmeden görüyorum ve her geçen gün zincir marketlerin daha da yayılıp piyasada hakim hale geldiğini düşünüyorum. Bu nedenle, şikayetimin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Cumhurbaşkanlığı’na, Ticaret Bakanlığı’na ve Devlet Denetleme Kurulu’na iletilmesini talep ediyorum. Zincir marketlere verilen şube ruhsatlarının hakkaniyetli ve rekabeti koruyacak şekilde sınırlandırılmasını, tekelleşmeyi ve haksız rekabeti önleyecek adımlar atılmasını istiyorum. Aynı zamanda hem ürün kalitesi, fiyatlama ve olası hileli uygulamalar konusunda, hem de çalışanların çalışma koşulları, iş yükü ve ücret seviyeleri açısından bu marketlerin etkin ve düzenli biçimde denetlenmesini talep ediyorum. İnsanlık ve hukuk adına devletin bu tabloya kayıtsız kalmamasını, konuya ivedilikle el koymasını bekliyorum. Bu konunun yalnızca benim değil, birçok vatandaşın ortak sorunu olduğuna inanıyor, ilgili kurumların hassasiyetle inceleme yapmasını ve gerekli düzenleyici–denetleyici tedbirleri almasını bekliyorum.

Kenan
16 Nisan 16:06

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve emekli bir yurttaş olarak, ülkemizde son yıllarda yaygınlaşan zincir market yapısından ve buna bağlı tekelleşme ile haksız rekabetten son derece rahatsız olduğumu belirtmek istiyorum. Tek bir kişi ya da şirkete on beş bin, yirmi binleri bulan sayılarda market şubesi açma imkanı tanınmasının, bu ülkede genç müteşebbislerin önünü kestiğini, girişimcilik kabiliyetlerini körelttiğini ve insanların umutlarını kırdığını düşünüyorum. Bu durumun, hakkaniyet ilkesine ve sağlıklı piyasa düzenine aykırı olduğuna inanıyorum. Özellikle sayıları on binleri bulan zincir marketler konusunda, A101, BİM ve Şok gibi market örnekleri üzerinden konuşmak isterim. Bu marketlerde vatandaşlar adeta mecbur bırakılarak alışveriş yapmak zorunda kalıyor, ürün kalitesi çoğu zaman tatmin edici değil ve ya düşük kaliteli ürünlerin satıldığına dair ciddi bir kanaat oluşmuş durumda. Buna rağmen denetim mekanizmasının son derece zayıf işlediğini, gerekli ve etkili kontrollerin yapılmadığını gözlemliyorum. Ayrıca bu zincir marketlerde çalışan genç personellerin de ağır şartlar altında, ciddi bir iş yüküyle çalıştırıldığını görüyorum. Aynı anda hem kasaya bakmak, hem reyon düzenlemek, hem palet ve koli taşımak, hem de marketin tüm işlerini az sayıda personelle çevirmek zorunda bırakılıyorlar. Birçok şubede iki ya da üç kişiyle koca market döndürülmeye çalışılıyor. Bu durumun da yeterince denetlenmediğini, çalışanların emeğinin ve sağlığının korunmadığını düşünüyorum. Gençlerimizin bunalıma sürüklenmesinde, tamamen kâr odaklı ve kapitalist bir anlayışla yürüyen bu sistemin etkili olduğunu, bu düzenin ağırlıklı olarak büyük sermaye gruplarına hizmet ettiğini, evlatlarımızın alın terinin haksız yere sömürüldüğünü ve ülkenin mevcut ekonomik şartlarında kabul edilemeyecek düzeyde düşük maaşlarla çalıştırıldıklarını tespit etmiş bulunmaktayım. Bir baba olarak kendi evlatlarımın da benzer şartlara maruz bırakıldığını görmek beni derinden yaralamaktadır. Bu gözlemlerimi yalnızca tek bir bölgeye dayanarak söylemiyorum. İstanbul Bahçelievler Cumhuriyet Mahallesi Sahra Sokak’taki Şok market başta olmak üzere, Trabzon’un Of ilçesindeki A101, Şok ve BİM marketlerinde de benzer manzaralara defalarca şahit oldum. Yaklaşık son on yıldır bu tabloyu değişmeden görüyorum ve her geçen gün zincir marketlerin daha da yayılıp piyasada hakim hale geldiğini düşünüyorum. Bu nedenle, şikayetimin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Cumhurbaşkanlığı’na, ticari

Yorumlar

Benzer Şikayetler

T. C. Cumhurbaşkanlığı Vatandaşın Mağdur Olması

10 Ocak 2025 14:271.037

Cumhurbaşkanımızdan dar gelirlinin alım gücüne refah getirememesi vatandaşı aç ve çaresiz bırakıyor. Enflasyonun düşürül...

T. C. Cumhurbaşkanlığı Vekil İmama Yapılan Haksızlık!

29 Ekim 2023 00:371.527

Geçimin zor olduğu bir zamanda vekil imamlara asgari ücretten az vermek nasıl bir düşüncedir. Bu konuyla sizin ilgilenme...

T. C. Cumhurbaşkanlığı Sed Başvurumu ReddEdiyor

6 Nisan 2024 00:426.262

 Artık eşim tek çalışıyor ve kiramızı ödeyemiyoruz. Çocuğuma mama alamıyorum, arı mamaları kullanıyorum fakat onu da zor...

T. C. Cumhurbaşkanlığı Ev Kiralarından Ev Sahiplerinden Kira Artışlarından Bıktık

23 Mayıs 2024 16:477.056

Artık biri çıkıp dur desin, gerçekten canımızdan bıktık. Her sene ev değiştirmek zorunda kalıyoruz. Eskiden bütçemize gö...

4 Destek

Video Şikayetler

Tümünü Gör
Cumhurbaşkanlığı Zarar Gören Arazim

CumhurbaşkanlığıZarar Gören Arazim

Profil fotoğrafı
Emrah
Cumhurbaşkanlığı Bilem Beach'te Hilti İle Falezler Tahrip Ediliyor

CumhurbaşkanlığıBilem Beach'te Hilti İle Falezler Tahrip Ediliyor

Profil fotoğrafı
Hakan
Cumhurbaşkanlığı Barınma Problemi Yaşıyorum!

CumhurbaşkanlığıBarınma Problemi Yaşıyorum!

Profil fotoğrafı
Gülnaz
Cumhurbaşkanlığı Gerekli Yetkililerden Bir An Önce Çözüm Talep Ediyoruz

CumhurbaşkanlığıGerekli Yetkililerden Bir An Önce Çözüm Talep Ediyoruz

Profil fotoğrafı
Emrah
Yüksek Sağlık Kurulu Mağduriyeti!

Yüksek SağlıkKurulu Mağduriyeti!

Profil fotoğrafı
Hatice
Artvin Yusufeli Alanbaşı Köyü Aslanlı Mahallesi Elektrik Kaçağı!

Artvin YusufeliAlanbaşı Köyü Aslanlı Mahallesi Elektrik Kaçağı!

Profil fotoğrafı
Recep