Sedat Bey merhaba,
Öncelikle belirtmek isteriz ki consultantpro olarak, tarafınızca ileri sürülen iddialara vereceğimiz ilk ve tek yanıt bu metin olacaktır.
Paylaşımlarınızda yer alan iddialar tamamen mesnetsiz olup şirket kayıtlarımızla açıkça çelişmektedir. Taraflar arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesinde ücret iadesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla iade, sözleşmesel bir hakkınız değildir.
Buna rağmen, üçüncü kişilerin ricası üzerine tamamen iyi niyet çerçevesinde ve istisnai olarak bir uzlaşma ve iade teklifi sunulmuştur. Danışan, bu teklifi şirket avukatımıza kabul ettiğini beyan etmiş; ancak eş zamanlı olarak şirketimiz aleyhine itibar zedeleyici, yanıltıcı ve uygunsuz nitelikte söylemlerine devam ederek uzlaşma sürecini kendi eylemleriyle fiilen imkansız hale getirmiştir.
İade teklifinden önce tarafınıza;
İş sözleşmesi,
İkinci başvuru seçeneği,
Hem sizin hem de eşiniz için iş sözleşmesi,
Ailenizle birlikte göç etmenizi sağlayacak ek bir çözüm alternatifi
sunulmuş; ancak bu seçeneklerin tamamı çeşitli gerekçelerle tarafınızca reddedilmiştir. Söz konusu adımlar, hem şirketimizin ticari itibarını korumak hem de sizi memnun edebilmek amacıyla atılmıştır. Buna rağmen odak noktanızın fiilen göç etmekten ziyade ücret iadesi almak olduğu anlaşılmış; bu doğrultuda markamıza yönelik hakaret içeren ve karalayıcı söylemlerle birçok platformda itibarımızın zedelenmeye çalışıldığı tespit edilmiştir.
Tarafınıza iletilen protokol, iddia ettiğiniz gibi bir “onursuzluk sözleşmesi” değil; ticari itibarın korunmasına yönelik, standart bir karalamama (non-disparagement) hükmü içeren olağan bir metindir.
Sürecin kritik kırılma noktası ise, Almanya’daki yetkili makamlara tarafınızca gönderilen ve ırkçılık ithamı içeren mesajlardır. Bu beyanlar, işveren nezdinde ciddi bir güven kaybına yol açmış ve başvuruların sağlıklı şekilde ilerlemesini fiilen imkansız hale getirmiştir.
Önemle belirtmek isteriz ki;
Sizden önce ve sonra, aynı şartlar ve aynı imkânlarla yapılan başvurular sorunsuz şekilde vize onayı almıştır.
Dolayısıyla süreçte yaşanan tıkanıklık firmamızdan veya işverenden değil, tamamen kendi eylemlerinizden, özellikle de resmi makamlara yönelttiğiniz uygunsuz ve itham içeren beyanlardan kaynaklanmaktadır.
Fiilen herhangi bir vize reddi dahi almamış olmanıza rağmen, süreci kendi kusurunuzla çıkmaza sürüklemiş ve şirketimizi hedef alan karalayıcı paylaşımlarda bulunmuş olmanız kabul edilemez niteliktedir.
Bu şartlar altında; sözleşmede iade hakkı bulunmamasına rağmen tamamen iyi niyetle ve istisnai olarak sunulan iade teklifi, süreci imkansız hale getiren eylemleriniz nedeniyle hukuken ve fiilen uygulanabilirliğini yitirmiştir. Başka bir ifadeyle, sunulan istisnai iadenin dahi gerçekleştirilmesi artık mümkün değildir.
Şirketimize yöneltilen gerçeğe aykırı ithamlar, hakaret içerikli mesajlar ve ticari itibarımızı hedef alan paylaşımlar, delil niteliğinde olmak üzere eksiksiz şekilde kayıt altına alınmıştır. Mevcut eylemleriniz nedeniyle şirketimiz, hukuki mercilere başvurarak tarafınız hakkında gerekli yasal işlemleri başlatacaktır.
Şirketimiz, danışmanlık sözleşmesinden doğan tüm edimlerini eksiksiz şekilde yerine getirmiş; işveren bulunması, iş sözleşmesinin kurulması ve resmi süreçlerin başlatılması dahil tüm aşamaları başarıyla tamamlamıştır. Sürecin akamete uğraması, danışanın kendi kusurlu eylemleri ve resmi makamlara yönelttiği uygunsuz beyanlar sebebiyle gerçekleşmiş olup, bu suretle illiyet bağı tamamen ortadan kalkmıştır. Bu nedenle ortaya çıkan sonuçlardan şirketimizin herhangi bir hukuki ya da fiilî sorumluluğu bulunmamaktadır.
Gelinen aşamada; gerek sözleşmesel hükümler gerekse sürecin fiilen imkansız hale gelmiş olması nedeniyle konu şirketimiz açısından hukuken ve fiilen tamamen kapanmıştır. Bundan sonraki tüm değerlendirmeler yalnızca hukuki merciler nezdinde yürütülecektir.
Saygılarımızla,
consultantpro
Yorumlar