Başakşehir ilçesinde iş yerimin önünde, iki gözü de görmeyen yavru bir kediye yaklaşık 8–9 ay boyunca baktım. Gözleri görmediği için onu sokağa bırakmaya hiç cesaret edemedim, iş yerimde koruyup kolladım, köpeğimle arkadaş olup oynayan, koşup zıplayan, gayet sağlıklı ve neşeli bir kediydi.
26 Mart Cuma günü kediyi göremeyince aramaya başladım ve kapının önüne çıktığını, bir çocuğun onu alıp yan komşuya götürdüğünü öğrendim. Komşum, kedinin iki gözünün de görmediğini fark edince, zarar görmemesi için en güvenli yerin barınak olacağını düşünerek Başakşehir Hayvan Barınağı’na, Şahintepe yoluna giderken sağda bulunan yere götürmüş. Bunu duyunca hemen barınağa gittim, ancak mesai saati geçtiği için ertesi gün gelmem söylendi.
Ben üç gün boyunca düzenli olarak barınağa gidip kedimi geri almaya çalıştım. İlk gittiğimde kimin getirdiğini söylemedikleri için bilgi alamadım, daha sonra özellikle isteyince kediyi getiren kişinin Mehmet Uzun isimli kişi olduğu söylendi. Görevliyle yüz yüze yaptığım görüşmede, kediyi getirdiklerinde yoğun bakıma koyduklarını, sabah baktıklarında ise öldüğünü söylediler. Oysa kediyi barınağa götüren kişi, kedinin gayet sağlıklı olduğunu, hatta orada iğne yaptıklarını ve “hayvanseverlere sahiplendireceğiz” dediklerini söylemişti. Tek sorunu gözlerinin görmemesiydi, bunun dışında yemeğini güzelce yiyen, hareketli, sağlıklı bir hayvandı. Bu nedenle barınakta uyutulduğunu, gözlerinin görmemesi sebebiyle yaşamasına izin verilmediğini düşünüyorum ve anlatılan ölüm hikayesine inanmıyorum.
Barınakta bulunduğum sırada iki bayanın hasta bir kediyi getirip, “Lütfen bakın, imkanımız yok, uzak, Avcılar’a götüremeyiz, hayvan ölecek yoksa” diye defalarca rica ettiklerine de şahit oldum. Buna rağmen görevliler, sadece “Ispartakule Avcılar’a bağlı, oraya götürün” diyerek kediyi kabul etmediler. Orada bulunan bir hayvansever, “Tamam, kediyi ben sahipleneyim, benim kedim olarak bakın, durumu iyi değil” demesine rağmen onu bile reddettiler. Hatta kediyi muayene etmeye niyetlenen bir görevliye, başka bir görevli kaş göz işareti yaparak adeta engel oldu. Çalışanların insanlara üstten konuşan, azarlayan tavırları ve hayvanlara karşı bu kadar duyarsız davranmaları beni derinden yaraladı.
Ben yaklaşık bir seneye yakın emek verip yaşatmaya çalıştığım, iş yerimde koruduğum, köpeğimle arkadaş olan gözleri görmeyen bu kedinin, korunması gereken bir barınakta bu şekilde hayatını kaybetmiş olmasını vicdanen kabul edemiyorum. Tarihler belli, kediyi götüren kişinin ismi belli olmasına rağmen, bana tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadı.
Başakşehir Belediyesi’nden talebim, barınağın kamera kayıtlarının detaylı şekilde incelenmesi, kedime nasıl bir “tedavi” uygulandığının ortaya çıkarılması, sağlıklı bir hayvanın neden öldüğünün net ve resmi olarak açıklanması, varsa ihmal ya da kasıt içeren bir uygulama olduysa sorumluların tespit edilip cezalandırılmasıdır. Ayrıca bu barınaktaki tüm süreç ve personel davranışlarının denetlenmesini, hayvanların ve onları oraya emanet eden insanların bir daha bu şekilde mağdur olmaması için gerekli idari ve disiplin süreçlerinin başlatılmasını istiyorum.
Benim derdim para ya da maddi bir talep değildir. Tek isteğim, bu canlının ölümünün ve barınakta şahit olduğum ihmalkar yaklaşımın cezasız kalmaması ve başka hayvanların da aynı akıbeti yaşamaması için gerekenin yapılmasıdır.
Yorumlar